Türkler sonunda adaları işgal etti!

Pazartesi, 04 Eylül 2017 - 05:00

Kısa süre önce gazetelerde çıkan fotoğrafları gördünüz mü? Türkiye tatillerini tamamladıktan sonra Kapıkule’ye doğru yol alan gurbetçiler yolları çöplüğe çevirdikten sonra ülkeyi terk etmişlerdi.

Almanya, Fransa veya İsviçre gibi ülkelerde içtikleri suyun plastik şişesini arabalarının camından fırlatabilirler mi? Asla.

Düşünülemez bile. Orada geri dönüşüm kuralına uyarak çöplerini üçe ayırıp kapılarının önüne koyuyorlar.

Türkiye’ye gelince at çöpü sokağa, hatta bir de kırmızı ışıkta geç! Aferin sana. 40 yıldır Avrupa’da yaşıyorsun, medeniyette geldiğin son nokta bu!



Son yıllarda Yunan adaları Türk tatilcilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.

Neden?

Mimari doku o kadar iyi korunmuş ki, aykırı bir tek bina yok, mavi kubbeli küçük bir kilise, meydan, daracık yollar. Ege’nin tatlı rüzgarıyla uyumlu şirin beyaz mekanlar. İnsanlara iki tur fazla attırıp 20 euroyu cebe indirme peşine düşmeyen taksiciler, en büyük mutluluğu yemeklerinin beğenilmesi olan restoran sahipleri... Stressiz, huzurlu yerler, hoşgörülü, misafirperver insanlar...

Yunanların tarihi korkularından biri Ege’deki adaların Türk işgalini uğramasıydı.

Evet şu an adalar tamamen Türk işgalinde ancak komşularımız işgalin bu biçiminden rahatsız değillerdir herhalde. Ekonomik güçlükler yaşayan Yunanistan Türk turistlerin harcamalarıyla ciddi kazanç elde ediyor.



Ege’nin diğer yakasında bunlar yaşanırken, beton duvarlarla ördüğümüz Türk  turizmi için hüzünlü bir dönem başlamış. Sektörden kimle konuşsam “O eski turistler kalmadı, Batı’dan ziyaretçi gelmiyor” diye dert yanıyor. Arap, İranlı ve Rus turist sayısında artış var ancak milyonlarca kişinin ekmek yediği turizm sektörünün böyle ayakta kalabilmesi zor.

Ülkemizi hedef alan terör saldırıları ve dış politikadaki gerginliklerin turist sayısındaki düşüşte maalesef büyük rolü var ancak kendi elimizle yaptığımız hatalar da bir bu kadar etkili.



Her yıl mutlaka birkaç gün için de olsa Bodrum’daki Kempinski Barbaros Bay otele gidiyorum. Burası benim için bir klasik oldu. Mükemmel koyu ve rafine kalitesiyle bence dünyanın en iyi tesislerinden biri.



Bodrum turizmde Türkiye’nin en önemli birkaç markası arasında. Kempinski gibi kaliteli tesislerin doluluk oranı üst
segmentin tercihleri hakkında fikir veriyor.




Kempinski uzun yıllardır üst sınıftan ziyaretçilerin tercih ettiği bir yer. Otelin Müdürü Arzu Topcu Civak’la sohbet ettik. Yerli turistler ve farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerle hedefledikleri doluluğu yakaladıklarını ancak gelecek yılın daha iyi olması için topyekün adımlar atılması gerektiğini anlattı.

Milyonlarca dolarlık bu kıymetli tesislerin dünyadaki rekabette geriye düşmemesi için Türkiye’nin marka değerine ve algısına ciddi olarak odaklanmak zorundayız. Bu dönem çok çalışmazsak 2018 de kayıplarla geçecek.