Türkünü Söyle de Gaf Kürsüsü'nde

Salı, 24 Ağustos 2010 - 05:00

"Türkünü Söyle” (atv) reyting listesine beş parça halinde giriyor. Sıla, Gurbet, Hasret gibi isimleri var her bölümün. Ama yarışma aynı yarışma. Neyse. Önceki akşam İbrahim Tatlıses’in katılımıyla gönül telimiz titredi, ne yalan söyleyeyim.
“İmparatoru” ekranlarda o kadar sık görüyorduk ki, ayrılığın üstünden daha bir sezon geçmemesine rağmen özlemişiz. Bir ara yarışmacılardan biriyle düet yaptı İmparator. O bildik üstten bakan halinden eser yoktu. Hatta çocuğun sesini ezmemek için geri vokalde filan kaldı. Hakikaten ayrılık, en azından tevazu anlamında yaramıştı Tatlıses’e...
Bu arada yarışmacı arkadaşın heyecanı da görmeye değerdi. Hani Oktay Kaynarca’nın “Şimdi de İbrahim Tatlıses’le düet yapacaksın. Arif Sağ Hoca da size eşlik edecek” lafını duyduğu anda bayılacağını filan düşündüm.
Allah’tan araya Yüksel Aytuğ girdi de mesele özne değiştirdi. Aytuğ çocuğa; “Bundan bir yıl önce İbrahim Tatlıses’le türkü söyleyeceğini, arkada da Arif Sağ’ın sana saz çalacağını duysaydın ne hissederdin?” dedi. Çocuk ne hisseder bilemiyorum ama ben büyük bir hicap hissettim. Öyle ya; “Arif Sağ da arkada sana saz çalacak” demişti Yüksel. O ünlü Gaf Kürsüsü’ne bizzat ilk sıradan girmişti yani. Oktay durumu “Hoca arkada çalacak demeyelim istersen” diye düzeltti ama iş işten geçti. Anlaşılan saatler süren yarışmalar bazen bünyede yan etkiler yapıyor. Hadi yarışmanın bu bölümüne de biz isim koyalım, Yüksel darılmazsa; “Türkünü Söyle Gaflet!”...

Ege’de öyle konuşulmaz...
“Dürüyenin Güğümleri” (Star TV) dizisi hakkında söyleyecek iki şey var. Biri Emre Kınay’ın kendini aşmış olması. Diğeri de dizideki şivelerin Ege’yle uzak yakın ilgisi olmaması.
Dondurmam Gaymak filmini izleyenler dizinin geçtiği yörede nasıl bir lehçe kullanıldığını çok iyi bilir. Bir de o yörede bizzat yaşayanlar bilir bunu. Ben ikinci şıktayım. Ve şu kadarını söyleyeyim; öyle kelimeleri yuvarlayıp, İbrahim’i İbraaam yapmakla Egeli olunmaz. Haftalardır gün birincisi olarak yeni sezonda da yerini garantileyen sevgili dostlarımıza “bir bilen” tavsiyesi olsun bu da!

Hangi dizi yolculuğa çıkıyor?
Ezel (atv) gelecek ayın hemen başında yayında olacak. İyi de pazartesinden hangi dizi gidecek acaba? Malum “Şen Yuva” yeriyle oynanarak zar zor yerleşti bu güne. Ardından da kanalın en iddialı dizilerinden biri olarak duyurduğu “Bitmeyen Şarkı” girdi yayına dün. Malum, Ezel izleyicisi pazartesi gecesine alıştırıldı. Üstelik saatiyle oynanmasından da nefret ediyor dizinin. Bu durumda biri yine gidecek; o da çok muhtemel Şen Yuva olacak... Severek izlediğim/ izlediğimiz bu dizinin gideceği yer de bir başka gün filan değil. Benden duymuş olmayın ama maalesef durum budur!

EZEL NE ZAMAN BİTECEK?
Bayılıyorum şu dizi oyuncularıyla yapılan röportajlarda sorulan sorulara. En sık sorulanı da “Dizi ne zaman bitecek?” oluyor. Sevdiğin şeyin keyfini çıkaracağına b.kunu çıkarmak böyle bir şey işte. Neyse. Benim asıl güldüğüm ayrıntı sorunun muhatabının hemen bir yanıt vermesi durumu. “Bu son sezonumuz olacak” gibi. Yapmayın Allah aşkına. “Yaprak Dökümü” (Kanal D) için üç sezondur bu sonbahar son sonbaharımız olacak diyor Ali Rıza Bey. Bitti mi dizi? Bakın mesela, Ezel için “Bu sezon bitecek” demiş Ramiz Dayı karakterindeki Tuncel Kurtiz Ağabeyimiz. Benim bildiğim 13 bölümde noktayı koyacaktı yapımcı. Koymadı oysa. Neden? Basit; altın yumurtlayan tavuğu kesmenin anlamı yok. Dolayısıyla herhangi bir dizi için “Bu son sezonudur” balonu uçurmanın da lüzumu yok. Keyfini sürelim önce, bittiği zaman tutarız yasını da...

PELİN BATU NEDEN ÖRTÜNDÜ?
“Tarihin Arka Odası”nda (Habertürk) aksiyon bitmiyor. Mesela yorumculardan Murat Bardakçı sıklıkla izleyiciyle polemiğe giriyor.
O hattan ekmek çıkmazsa da hemen diğer yorumculardan Pelin Batu’ya sardırıyor.
Bu işler çok normal. Altı saate yakın süren bir programın izleyicisini uyanık tutmak için sürekli bir aksiyon gerekiyor. En dikkat çekici şey de “yüksek sesle konuşmak” ekranda. O da ilgi çekmezse, mesela ilahi okunurken Pelin Batu’nun başını örtmesine filan tanık olup bir yaşınıza daha giriyorsunuz. Ne denir ki, izlenmek için artık her şey mubah değil mi? Vallahi bravo(!).