TÜSİAD döviz kuru için ne diyor?

Cuma, 23 Temmuz 2010 - 05:00

Uzun süredir Türkiye ‘döviz kurunu’ tartışıyor.

Bir süredir bu tartışmanın şiddeti arttı. İçine Merkez Bankası’nı, daha doğrusu Başkan Durmuş Yılmaz’ı da aldı. Bir kesim, Merkez Bankası’nın zayıf kaldığını, döviz alımı yaparak ‘aşırı değerli TL’ sorununu ortadan kaldırabileceğini ileri sürüyor.

Birkaç aydır artan bu eleştirilerin nihai hedefini, sanıyorum 2011 yılında görev süresi sona erecek olan Durmuş Yılmaz’ın yeniden başkan olmaması da oluşturuyor. Çünkü, bu kesim, bütün faturayı Yılmaz’a kesiyor.

Bu tartışmaların odağında hafta başında, basına Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) de ‘düşük kur’ konusunu gündemine alacağı yansıdı. Haberler, ‘patronlar kulübü de kura çözüm arıyor’ mesajını veriyordu.

Ancak, beklendiği gibi olmadı ve TÜSİAD toplantısında bu konuyu gündemine almadı. Konuştuğum yönetim kurulu üyelerinden biri, ‘Döviz kuru konusunu ele almadık. Çünkü, büyük bir değişim öngören görüşümüz yok’ mesajını verdi.

Konuştuğum TÜSİAD yönetim kurulu üyesinin, kurumun da görüşünü yansıtan görüşleri ana hatlarıyla şöyle idi:

Merkez Bankası rüştünü ispatladı

 - Ortaya gereksiz yere bir kur tartışması atıldı. Sanıyorum, Merkez Bankası başkanını hedef alan bir proje bu...

- Bizce Türkiye’de son rüştünü ispatlayan birkaç kurum varsa, onlardan biri de Merkez Bankası başkanıdır.

- Aslına bakarsanız ortada kurla ilgili çok fazla seçenek de yok. Kriz esnasında bütün gelişmekte olan ülke paraları değerlendi, TL ise krizden çıkışta değerleniyor.

- Kurdaki değerlenmenin yüzde 80’ini, Merkez Bankası’nın çalışmasına enflasyon izah ediyor. İşin özü enflasyonla mücadele ise ona bakmak lazım.

 - Biz TÜSİAD olarak yeni bir öneri getirmeyi düşünmüyoruz. İlke olarak bağımsız Merkez Bankası’nı destekliyor, bankanın politikasına saygı duyuyoruz.

Döviz almak çözüm mü?

- ‘Merkez Bankası daha fazla döviz alsın, TL değer kaybetsin’ görüşü, bankanın bağımsızlığını ortadan kaldırır.

- Kurla ilgili tartışma yapılabilir. Ama ‘Merkez Bankası kuru tutuyor’ denemez. Merkez Bankası’nın önceliğinde enflasyonla mücadele var çünkü...

- Sonuçta TÜSİAD olarak bizim bir önerimiz yok. ‘TÜSİAD toplanacak’ diye bizi de bu tartışmaya çekmek istiyorlar. İlkemiz ve duruşumuzda değişiklik yok. Yönetim kurulu üyesi özetle diyor ki; bu konu tartışılabilir. Yeni çözümler getirilebilir. Ancak, biz yeni bir öneri getirmiyoruz ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığını destekliyoruz.

İkinci dip bir günde unutuldu

Bir hafta öncesinde dünyada ‘ikili dip’ endişeleri hakimdi... Borsalar da bu doğrultuda aşağıya doğru gidiyordu. Ekonomi ve kâr tahminlerine yönelik olumsuz beklentiler, Dow Jones’u 10 binin bile altına çekti.

Dış piyasalara paralel seyir izleyen İMKB endeksi, saatlik tepkiler vermekle beraber yoluna devam etti.

Çarşamba günü yine global piyasalardaki düşüşe, perşembe günü İMKB yükselişle karşılık verdi.

Önemli soru işaretleri

Bütün bunlar olurken kafalarda birkaç soru işareti beliriyor:

1. Borsa, bizim bilmediğimiz bir şeyi mi satın alıyor? Bir not artırımı olacak da az sayıda insan mı biliyor?

2. Yabancılar, Türk bankalarının açıklayacağı kâra mı oynuyorlar?

3. ABD ve Avrupa’daki ‘ikili dip’ endişesi birdenbire nasıl ortadan kayboldu? Hangi gösterge buna sebep oldu?

Daha önce de yazmıştım. Para piyasalarını yönlendirenler duygularını hep uçlarda yaşıyorlar. İşler kötüye giderken, ‘felaket’ habercisi oluyorlar, olumlu rüzgar estiğinde ise bütün riskleri unutuyorlar.

Böyle olunca da yatırımcının, KOBİ’nin, esnafın kafası karışıyor ve haklı olarak, ‘ekonomi düzeldi de bize niye yansımıyor’ diyorlar.