TÜSİAD'dan Başbakan'a yanıt

Başbakan Erdoğan'ın sert eleştirilerine, TÜSİAD Yönetim Kurulu'dan yanıt geldi

28 Şubat 2012, Salı 17:46
A A

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), eğitim gibi "can alıcı" bir konuda TBMM’ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmenin demokratik anlayışın gereği olduğunu, bu görüş bildiriminin, katılımcı demokrasi bağlamında, bir "saldırı" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini bildirdi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu’nca yapılan yazılı açıklamada, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısında TÜSİAD’a yönelik eleştirilerine"
değinilerek, şöyle denildi:

"Eğitim gibi can alıcı bir konuda TBMM’ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmek demokratik anlayışın gereğidir. Bu görüş bildirimi, katılımcı demokrasi bağlamında, bir ’saldırı’ olarak değerlendirilmemelidir.

İş dünyası temsil örgütü olarak, eğitimin niteliğinin ve niceliğinin geliştirilmesine büyük önem veren bir kuruluşuz. Yetişkin nüfusunun ortalama eğitim düzeyi ’ortaokul terk’ olan bir ülkede, sadece kurumlar değil, her bir ferdin en önemli meselesinin ’eğitim’ olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenledir ki geçmişte eğitimin çeşitli veçheleriyle ilgili çalışmalarımızın üstüne, 2012 çalışma programımızda eğitimin niteliği konusunu birinci gündem maddesi olarak kamuoyuna duyurduk."

'DİN EĞİTİMİNE DEĞİNMEDİK'  

Açıklamada, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısında TÜSİAD’a yönelik eleştirilerine" değinilerek, TBMM’ye sunulan kademeli eğitim sistemiyle ilgili kanun teklifi hakkındaki görüşleri kamuoyuna açıkladıkları ve ilgili TBMM Komisyonuna ilettikleri kaydedildi.

Açıklamada, şu görüşler ifade edildi:

"Sayın Başbakan’ın açıklamalarından, görüşümüzün bir kez daha açıklanması ihtiyacı doğmuştur. Şöyle ki; günümüzde ve gelecekte beklenen hızlı
teknolojik değişimler, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için öncelikle ’temel eğitimlerinin ve becerilerinin’ güçlü olmasını gerektiriyor.

TÜSİAD olarak yaratıcılık, yenilikçilik, eleştirel düşünme, araştırma, analitik ve benzeri becerilerin temel eğitim sırasında tüm çocuklarımıza güçlü şekilde
kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kanun teklifiyle, mesleki yöneltme ve yönlendirmenin çok erken yaşlara çekilmesinin temel eğitimin yetersiz kalmasına ve bilinçsiz meslek seçimlerine yol açacağına işaret ettik.

Temel eğitimi sağlam olmayan gençlerimizin, günümüzün ve geleceğin işgücü piyasasında giderek çeşitlenen ve detaylanan mesleklere uyum sağlaması da mümkün olmayacaktır. Nitekim eğitim konusunda ihtisas sahibi birçok sivil toplum kuruluşunun raporları, birçok gelişmiş ülkede çocukların 16 yaşına gelene kadar temel eğitimin dışında bir öğretim programı ile karşılaşmadığını ve mesleki programlara yönlendirilmediğini, bu anlamda kesintisiz eğitim hizmeti sunulduğunu göstermektedir. Öğrencilerin farklı yetenekleri aynı program içinde, seçmeli dersler ve ders dışı etkinliklerle geliştirilmektedir. Bu bağlamda 8 yıllık kesintisiz temel eğitimin önemi açıktır.

Kanun teklifi ile ilgili açıklamamızda din eğitimi konusuna değinmemiş, mesleki eğitime bütünsel bakışla konuyu değerlendirmiştik. Sayın Başbakan gündeme getirdiği için belirtmek isteriz ki eğitim sisteminde hangi modelin uygulanacağı, sadece din eğitimi bağlamında tartışıldığı takdirde sağlıklı bir sonuca ulaşamayız."

TÜSİAD olarak diğer konularda yaptıkları eleştirilerin de kanun teklifinin olgunlaşmasına yardımcı olduğuna ve olacağına inandıklarının vurgulandığı açıklamada, "Bu kapsamda, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasını, zorunlu eğitimin süresinin hangi tarih itibariyle
uzatılacağının belirsiz bırakılmayıp, bir takvim çerçevesinde belirlenmesini talep ediyoruz" denildi.

İlköğretimde okullaşma oranları artmasına rağmen, kızların eğitiminin Türkiye için hala önemini koruyan bir mesele olduğuna dikkatin çekildiği
açıklamada, şunlar kaydedildi:

"TÜSİAD olarak bu konuda gösterilen çabaları desteklediğimiz gibi, eğitim alanındaki her tartışmada kızların eğitime erişimi, devamı ve tamamlaması
konusundaki hassasiyetimizi güçlü şekilde ifade etmeye de devam edeceğiz. Nitekim kanun teklifinde muğlak bir düzenleme olan açık öğretimin, ikinci kademeden üçüncü kademeye kaydırılacağı yönündeki açıklamalar, aslında TÜSİAD’ın ve diğer eğitim sivil toplum kuruluşlarının eleştirilerinin, konunun daha detaylı düşünülmesine katkı sağladığını teyit etmiştir.

İnsan kaynaklarının niteliğinin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişmemiz için önemi ortadayken, bir iş dünyası temsil örgütü ve sivil toplum örgütü olarak bu konularda çalışmaya ve görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz."

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;