Tutukluluk cezası

Cuma, 21 Nisan 2017 - 05:00

“Tutukluluk cezası” nedir bilir misiniz? Bunu ancak yaşayan bilir…

Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonda tutuklanan gazeteciler Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Bülent Utku, Musa Kart, Ahmet Şık, Hakan Kara, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Turhan Günay ve Güray Öz’ün Silivri’de tam 173 gündür çektikleri işte budur.

Onlar için “tutukluluk cezası” şöyle başladı: Önce Fethullahçı Terör örgütü (FETÖ), PKK ve DHKP-C terör örgütleriyle organik ya da finansal bir bağı olmadan “terörist” ilan edildiler. “Suç unsuru” diye ortaya konulanlar ise Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan haber ya da atılan manşetlerdi.

173 gündür tutuklu

Bazıları ise gazetenin yayın politikası değişikliğinden sorumlu tutulan Cumhuriyet Vakfı yöneticiliği nedeniyle tutuklu. Hepsi birden “terörist” diye gözaltına alındılar. Günler sonra adliyeye çıkıp “suç unsuru” haber ve yazılar nedeniyle tutuklandılar. Ardından “tutukluluk cezasını” çekmek üzere Silivri’ye gönderildiler.

31 Ekim 2016’dan bu yana yani tam 173 gündür “tutukluluk cezası” çekiyorlar. Kısa süre önce iddianame çıktı ve mahkeme tarafından kabul edildi. Mahkeme ilk duruşmanın 24 Temmuz 2017 tarihinde yapılmasına karar verdi. Yani eğer mahkeme 24 Temmuz gününe kadar olan üç aylık sürede tahliye kararı vermezse Cumhuriyet gazetesi çalışanları tam dokuz ay cezaevinde kalmış olacak.

İşte “tutukluluk cezası” dediğim budur; kendinizi savunacak tek kelime edemeden geçen günler aylar…

Yattığı cezaya denk

Duruşmada kendilerini savunacaklar, belki bazıları ya da tamamı tahliye edilecek. Ama tam dokuz ay hapis yatmış olacaklar. Bu sürede bazı sanıklar için neredeyse istenen cezaya karşılık geliyor. Yani daha yargılama başlamadan nerdeyse istenen cezanın karşılığı kadar hapis yatmış olacaklar.

Sözün kısası, daha yargılama başlamadan “tutukluluk cezası” kesilmiş durumda.

Ceza derken, yalnızca yatılan hapisten değil, ailelerinden, çocuklarından, annelerinden, babalarından, dostlarından, mesleğinden yani hayatından ayrı geçen günlerden söz ediyorum.

Yalnız onlarla mı?

Kiminin bakıma muhtaç hasta annesi, kiminin sevgi ve şefkat bekleyen çocuğu da çekiyor “tutukluluk cezasını” dışarıda. Ama “hayat devam ediyor” diyorsanız, bir de onlara ve ailelerine sorun. Zamanın 31 Ekim 2016’da donduğunu söyleyecekler.

İşte böyle bir şeydir “tutukluluk cezası”.