Uçan masa tekrar İstanbul'da

Tam 3 kere çıktım. 50 metre yükseklikte bir vince asılı çelik masada, 3 farklı grupla Maslak'ın gökdelenlerle kaplı gökyüzünde 2 saat geçirdim

Cumartesi, 08 Mayıs 2010 - 05:00

Uçan masa tekrar İstanbul'da



Fikir Belçika’dan çıkmış, gökyüzü sporlarıyla uğraşan bir şirket 15 kişi taşıyabilen çelik bir platformdan ‘bungee jumping’ (ayağınızdan veya belinizden bağlı bir şekilde yüksek bir yerden aşağıya atlamak) yaptırıyormuş. Bir gün patronun bir arkadaşı, “Buraya kadar çıkıyoruz, niye yemek yemiyoruz?” diye sorunca bu dahiyane proje dünyayla tanışmış. İnsanlık zaten hep böyle basit sorularla ilerlememiş midir?

Bu keyifli yükseliş şu anda tam 34 ülkede gerçekleşiyor. Gökyüzünde yemek yeme şansına elde edenler Fransa’da ünlü şef Bernard Vaussion’un, İspanya’da ise dünyaca ünlü şef Dani Garcia’nın yemeklerini tatma imkanı bulmuşlar. İstanbul da şanslı şehirlerden biri. Daha önce 2008’de Ortaköy Meydanı’nda eşsiz Boğaz manzarası karşısında 50 metre yükseklikte yemek yeme olanağı

Hatta organizasyonu yapanlar bir evlenme teklifine bile şahit olmuşlar. Geçen sene Antalya’da hizmet veren bu masa, 1 sene aradan sonra tekrar İstanbul semalarında gözüktü. Bu sefer ünlü viski markası Ballantine’s plazalarda çalışan beyaz yakalılara sıkıcı ofis odaları yerine sıra dışı bir mekanda toplantı imkanı sunmak istemiş.

Çalıştıkları halkla ilişkiler ajansı da bütün yaratıcılığını kullanarak B planı adını verdikleri bu organizasyonu hazırlamış. A planı sıkıcı plaza odaları, B planı gökyüzünde toplantı. Ben de bu B planının bir parçası olmak için Maslak’a kadar gittim.

Başlangıç aynen lunaparkta gondola binmeyi anımsatıyor; aynı heyecanı hissediyorsunuz. 22 kişi sırayla çelik masanın etrafındaki koltuklara oturuyorsunuz. Görevliler emniyet kemerlerinizi sıkıca bağlıyorlar. Güvenlik kontrolleri yapılıyor. Daha sonra uyarı anonsu geliyor: Yukarıdayken sigara içilmesi ve kemerlerin çözülmesi kesinlikle yasak! Masa yavaş yavaş gökdelenlerin arasında yükselmeye başlıyor. Ayağınızı boşluğa sallıyorsunuz, sağa sola tedirgin bakışlar... Tam bu sırada müzik başlıyor ve viski servisi.

İkinci çıkışımda tam yanımızdaki gökdelenlerden birinde çalışan 20 kişi hiç bitmeyecekmiş gibi duran bir enerjiyle masanın etrafında yerlerini aldılar. Hepsi uluslararası bir sigara şirketinde çalışan pek neşeli gençlerdi. Plazalarda hiç de sıkılmış gibi durmuyorlardı ve ya çok sıkıldıklarından havada kaldığımız 45 dakika boyunca hiç durmadan eğlendiler. Hatta bir ara futbol stadlarında görmeye alışık olduğumuz Meksika dalgası bile yaptılar. Sonunda iş zıvanadan çıktı ve önlerindeki kuruyemişleri birbirlerine atmaya başladılar. Neden bir yenilik karşısında böyle ilginç tepkiler verilir hiç anlamam.

Türkiye ile bu organizasyonu tanıştıran Yolculuk Atölyesi’nin genç patronu Mehmet Ulusoy yakın zamanda Mardin ve Kapadokya’yı gökyüzünde yemek projesiyle tanıştıracaklarını söylüyor. Amerikan Forbes dergisinin dünyadaki en muazzam 10 yemek organizasyonunda biri olarak seçtiği ‘gökyüzünde yemek’ her faninin hayatında bir kere denemesi gereken bir olay.

Haber: Cenk Ünalerzen