Ucu açık

Salı, 12 Eylül 2017 - 05:00

Her şeye inananlar var. Bir de hiçbir şeye inanmayanlar var.

Daha da kötüsü:

Sadece hoşlandığı laflara inananlar var, hoşlanmadığı laflara ise asla inanmayanlar var.

Mesela...

Reza Zarrab niye gitti ABD’ye?

Tutuklanacağını bile bile.

Niye gitti?

Hele öbürü?

Bankacı olanı?

- Niye gitti?

Çeşit çeşit cevabı var.

Fakat siz nasıl bir cevap istersiniz? Yani inanmak istediğiniz şey hangisidir?



Fetö bitti mi diye sorsanız, kaç türlü cevap alırsınız.

Kimi der ki:

- Ne bitmesi? Daha da güçlendi.

Kimi der ki:

- ABD’nin asıl stratejik ortağı Fetö... Hiç biter mi?

Kimi de der ki:

- Örgütün beli kırıldı.

Hangisi doğru?

Bu Zafer Çağlayan meselesi de tekrar nereden çıktı?

Ulan oğlum, bu Trump Türkiye’ye bir tuzak hazırlıyor olmasın?

Nasıl bir tuzak?

Söyle koçum.

Hay ağzına sağlık.



Kim, neyi duymak isterse ona inanıyor ama biz de kimin ne duymak istediğini bildiğimiz için, nabza göre şerbet vermekteyiz. Nasıl olsa kuyuya attığımız her taşı çıkarmaya çalışan akıllılar var. Onlar bizi deli zannediyorlar... Ne büyük avantaj.
Yandex.Metrica