Ulan İstanbul'da tarihi karar!

Perşembe, 05 Şubat 2015 - 05:00

Karar çıktı. “Ulan İstanbul” (Kanal D) dizisi ekrana veda ediyor. Ama sadece alıştığımız TV aygıtlarının ekranlarına... Son zamanlarda ciddi miktarda artış gösteren sosyal medya izleyicisi için yeni bölümleriyle yine yayında olacak. Üstelik bu yeni bölümler aynı gün ve saatte servis edilecek... Bu kararın Türkiye için birkaç “ilk” barındırdığını söyleyebilirim.

Sayalım isterseniz. Memlekette ilk kez ana akım medyada yayınlanan bir dizi internet üzerinden “paralı” izlemeye çıkacak... Sosyal medyada oluşturduğu güç düşünülürse diziyi zaten bilgisayar ya da tablet ekranından izleyen kitle, kendine özel sansürsüz bir dizi izleyebilecek... Dizinin yayın süresi 45 dakikaya düşerek, çok geride bıraktığımız o “olması gereken süreye” dönülecek...

Dizi oyuncularının tümü koşulları hiç değişmeden bir miktar daha özgür şekilde performanslarını sergileyip yaz aylarında çekilecek olan sinema filmi için ciddi bir idman yapmış olacaklar... Ve eğer bu sistem tutar da “Ulan İstanbul” sosyal medyada bir hit başarısı yakalarsa belki sevdiğimiz birçok diziyi yepyeni bir platformdan takip etme yani vedalaşmama lüksüne kavuşacağız... Her kararda bir hayır olduğunu düşünenlerdenim. En sevdiğim dizilerden biri olan “Ulan İstanbul” için de böyle olmasını temenni ediyorum!

İKİ DİZİ BİRDEN FİNAL YAPIYOR

TRT 1 yayınlarıyla ilgili yapılan çalıştay sonrasında yapılan açıklama çok net oldu. İki dizi daha yayından kalktı... Aslında “Beni Böyle Sev” dizisinin yayından kalkacağı çok önceden biliniyordu. Dizinin sürekli gün ve saat değiştiriyor oluşu sinyalleri güçlendirdikçe güçlendiriyordu... Yine de tahminler bir psikolojik rakam olan 100’üncü bölüm üzerinden yapılıyordu ama dizi 11 bölüm eksikle finale erdi. “Beni Böyle Sev” önümüzdeki hafta 89’uncu bölümüyle ekrana veda ediyor kısacası...

Şafak Sezer’in başrolünde olduğu “Şimdi Onlar Düşünsün” isimli dizi de final kararı alınan işlerden biri olarak listeye girdi... İşin ilginci hafta sonu ekranında başarılı olan dizi pazartesi prime time 2 ekranına çekilerek bir şekilde sonu hazırlanmış gibi hissettim ben. O saatte yayınlanan hiçbir dizinin ayakta kalma gibi bir şansı yok zaten... Vallahi sonuç olarak karar yayıncının elbette. Ama izleyicinin de yaşadığı hayal kırıklığına sözcü olmak gerekiyor. Her veda, hele de zamansızsa ağır geliyor, güven sarsıyor!

NEŞET ERTAŞ OLMASAYDI?

Önceki gece yayına giren “Acil Servis” (Show TV) isimli dizi izleyiciye yeni bir şey vaat etti mi? “Doktorlar”, “Hayat Yolunda” gibi duygusal aksiyonu zirve yapan diğer işlerden farklı bir yanı yoktu açıkçası... Bu türden işlerin ata babası sayılan Amerikan yapımı “ER” yayınlandığı zaman dilimi içinde hem dizi endüstrisine hem de oyuncu sektörüne ciddi hatlar açabilmişti... Bizde en uzun yayınlanan (daha doğrusu tekrarları en uzun yayınlanan) dizilerden biri olan “Doktorlar” da benzer bir başarı notuyla anılabilir...

Ama “Doktorlar” sonrasında ekrana sürülen hatta içinde “Doktorlar”ın yeni versiyonunun da bulunduğu benzer işlerin hepsi tökezledi... Böyle bir aritmetik her yeni iş için içinde bir miktar iyi niyet barındıran beni bile umutsuzluğa düşürüyor. Hastane işlerini biraz modası geçmiş gibi görüyorum... Üstelik klişelerle başlayınca bu durum iyiden iyiye ortaya çıkıyor. Mesela nur içinde yatsın, büyük usta Neşet Ertaş olmasa şu diziler duygusal sahnelerde ne halt yiyecekler? “Acil Servis” ve Neşet Ertaş’ın “Cahildim Dünyayı Sevdim” türküsünü ben bir türlü örtüştüremedim. Varsa örtüştüren, o ayrı... Bilemedim, içselleştiremedim, çekimser kaldım; ilk gün notum budur. Seyircinin de total reyting tablosunda 24’üncü sıraya yerleşebilen dizi için şimdilik farklı şeyler düşündüğünü sanmıyorum!

FİLİNTA HATTINDA NE OLUYOR

Bir veda haberi de yönetmen hattından. Dizi ekranının en sıkı yönetmenlerinden Kudret Sabancı kamu ekranının en sıkı işlerinden “Filinta”nın (TRT 1) yönetmenliğinden ayrıldı... Açıkçası aksiyon sahneleri başta olmak üzere çekim kalitesiyle farklı bir hat yakalayan “Filinta”nın önce koordinatörlerinden birini ardından da yönetmenini kaybetmesi çok da hayırlı değil... TRT 1 yılın en iddialı iki işini bana göre iddiasızlardan bir tık fazla önemsemeli ve açıkçası soruyu yapımcılara çok net sormalı; “Neler oluyor orada?”...

HABERİN KADAR KONUŞ

Dün kanalların reyting karnesini vermiştik. Bugün de ocak ayı itibarıyla yazılı basında haber olma sayısını verelim... Ocak ayında yazılı mecralarda en çok atv hakkında haber yapılmış. Zirveyi sona doğru izleyen ilk 10 kanal sıralamasında diğer dokuz kanal da şöyle; Kanal D küçük bir farkla ikinci, ardından Star TV, FOX ve TV8 geliyor. Tematik kanalların prestiji ise yükseliyor.

CNN TÜRK altıncı sırada. Onu TRT 1, NTV ve NTV Spor izliyor... Açıkçası kanalların kendi alanlarının dışında yarattığı efektin önemine ben inanıyorum. Toplumsal olarak kendilerinin ne kadar önemsendiğinin de bir göstergesi... Kimi, ölçülen reytinglerle paralel çıkmasa da bu da bir istatistik ve önemli. İlgilisine duyurulur!