Ülkenin geleceği o kadar parlak ki, gözlerimi kısmak zorunda kalıyorum!

Pazar, 04 Şubat 2018 - 05:00

Bir iyilik yapıp kan bağışında bulunmak istedim. Her gün kan donduran olaylara şahitlik etmenin sonucu olarak ancak birkaç mililitre alabildiler!



“Bizim millet litresi 6 liradan benzin almaya ses çıkarmıyor!” eleştirisi benim için haklı ve geçerli değil; her benzin alışımda acıyla “Aaaahhh!” diye bağırıyorum!



‘Derdini’ anlatacak kadar İngilizce bilen vatandaş ne diyebilir? “I have credit card debt and I don’t have money!” Tahmin edileceği gibi; kredi kartı borcu varmış ve parası yokmuş!



Oranını bilmiyorum ama dünya nüfusunun çok büyük bir bölümü kesin ‘Pazartesi Sendromlu’ olarak doğmuştur.



2017’de, 17 milyar liralık çek karşılıksız çıkmış. Aslında o çeklerin ekonomi literatüründe bir karşılığı var: İşler iyiye gitmiyor!



Türkiye için “dört mevsimi aynı anda yaşayan ülke” denir ya, sanki mecazi anlamda da dört mevsimi aynı anda yaşıyoruz ve varlığını en çok hissettiren de kış!



A: Dün eve gidemedim.
B: Nerede kaldın peki?
A: Köprü trafiğinde! Neyse ki ‘odam’ deniz manzaralıydı...



Vatandaşa “Nakitte kalın!” öğüdünde bulunan ekonomiste vatandaşın cevabı: “Kalmadı ki, kalalım!”



Geleceğimi neden (net) göremediğimi yeni anladım: Ülkenin geleceği o kadar parlak ki, gözlerimi kısmak zorunda kalıyorum!