Ulusal ve Egemenlik Bayramı nedir?

Pazar, 25 Nisan 2010 - 05:00

Beyaz Show’da (Kanal D) Nihat Doğan’ı izlemek zevkliydi. Seyircilerin abartılı alkışlarını ciddiye alıp gaza geldiğini görmesi filan...
En komiği de Ulusal Egemenlik Bayramı’nı, Ulusal ve Egemenlik olarak ikiye ayırmasıydı ki, çocuk’u da katarsak üç başlı bir bayramımız oldu...
Ama ben en çok Datça’da açılması düşünülen çıplaklar otelini protesto etmek için halkı isyana çağırdığı ana bayıldım. Nihat’ın her konu hakkındaki ölçüsüz fikir beyanlarıyla Beyaz, vasatın üstünde bir program çıkardı...
Helin Avşar biblo, Işın Karaca ise sütun gibiydi.
Ama Işın’ın arabesk yorumları Zerrin Özer’i hatırlattığı için, keşke daha özgün bir albüm yapsaydı dedim...
Beyaz’a gelince; nasıl yanmışsa artık reklam çektiği adada Survivor güneşi yemiş yarışmacı tipinden kurtulamadı hâlâ. Beyaz değil de kahverengi diyelim bir süre kardeşime...

Sen türkülerini söyle Volkanım...
Volkan Konak neredeyse en iyi performansını çıkardı önceki akşam. Cerrahpaşa ve Hastane Önünde İncir Ağacı türkülerindeki yorumları beni kahretti resmen...
İşini iyi yapan bir müzisyen Kuzeyin Oğlu (Show TV). Ama korkarım ki popülerlik hastalığı onu da zor durumda bırakacak...
Daha önce şiirlerine ayırdığı kıymetli dakikaları hakkında ters yazanlara ayar vermeye ayırdı çünkü.
O sahne bir arena değil ki Volkanım. Sen şarkılarınla veriyorsun yanıtını kime istersen...
Üstüne bir de yanıt hakkına girişmen bir dönem İbrahim Tatlıses’te de olduğu gibi zamanla itici olabilir. Aman eriğim, sen türkülerini söyle iyisi mi?..

Hani engelli arabası nerede?
Fox TV’nin yeni dizilerinden Sensiz Yaşayamam’a kanım çabuk ısındı.
Ama dizide art arda gelen mantık hataları damarlarımı soğutuyor biraz...
Önceki akşam Civan Canova’nın canlandırdığı Muammer karakteri sakat haliyle araba kullanıp kaza yapıverdi. Muammer doğuştan sakat değil bildiğim kadarıyla...
Tersiyse, engelliler için özel ehliyet ve araba seçenekleri bulunduğunu es geçmiş olmalılar senaristler. Görülmeyecek gibi bir hata değil anlayacağınız...

Bu çizgi filmleri izler misiniz?
Başbakan 23 Nisan’da koltuğuna oturttuğu küçük öğrencinin sorusu karşısında terledi. Minik kız Recep Tayyip Erdoğan’a en sevdiği çizgi filmi sorunca; “Bizim zamanımızda çizgi film yoktu ama torunum şimdi Kayyu’yu seviyor” dedi...
Başbakan’la yakın kuşakta olduğumu söyleyebilirim. Belki bir on yıl fark var yaşlarımızda. Ama bildiğim kadarıyla o neslin hayatında bir Mickey Mouse, ne bileyim bir Temel Reis ya da Tom ve Jerry olması kaçınılmazdır. Sayın Başbakan atlamış olmalı...
Neyse. Geçici Başbakan “Ben Sünger Bob’u seviyorum” deyince aklıma geldi. Mevcut ekranda muhteşem çizgi diziler var. Üstelik önemli bir kısmı da büyüklere hitap ediyor...
Mesela Sayın Başbakan bir South Park ya da The Simpsons’ı rahatlıkla izleyebilir. İçindeki politik mesajları da gözden geçirerek diplomatik eğilimleri de izleyebilir. Devir öyle çizgilerin devri çünkü...

Yakartop kendini yaktı...
Yakartop (Star TV) biraz daha uzun ömürlü olmasını beklediğim bir yarışmaydı. Ama ömrünü kısa sürede yaktı. İstenilen reytingi alamayınca bugün itibarıyla son bölümüne girdi...
Meselenin biraz da sunucudan kaynaklandığını daha önce yazmıştım. Bir de sanıyorum haftanın iki günü ya da üç günü diye uydurma bir periyotla yayınlanan işlerin ömrü çok uzun olmuyor.
Yakartop da biraz bunun kurbanı oldu... Kendi adıma sevmiştim ama halk adına aynı ilgiyi görmedi. Geçmiş olsun...

İyilik prim yapmıyor...
Yani şu Arka Sıradakiler’de Oktay’ın başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmez. Bildiğim kadarıyla melek gibi bir çocuktu dizinin başında. Ama meleklerin bu kadar çok düşmanı olması ilginç hakikaten...
Tekrar bölümlerinden anladığım kadarıyla Saffet de bir melekleşme sürecinde. Çok zararlı. Bu dizide iyilerin kaderi ağzın burnun dağıtılması hep. Kötüler, maşallah taş gibi... İyilikten soğumak için muhteşem bir dizi Arka Sıradakiler (Fox TV)...

Cengiz, dayı bulabilir mi?
Aman Allah’ım dedim içimden. Ezel’in fragmanında Eyşan yine mahkeme salonundaydı ve yine “namusu ve şerefi üstüne” yemin ediyordu...
Yemin ederken arkasına dönüp sanık sandalyesindeki Cengiz’e attığı bakış, dizinin ilk bölümünde Ömer’e atılanın tıpkısıydı...
O an “Cengiz işin bitti” dedim içimden. Ömer’in sonu bekliyor seni de. Kim bilir belki sen de Cengiz olarak girip Ebed olarak ayrılacaksın oradan...
Tabii kendine bir dayı bulabilirsen!