Umarım gerek olmaz

Salı, 02 Şubat 2010 - 20:56

2003 yılında evlendim. Bir araba bir ev ve bir işyerimiz var. Araba ve ev eşimin üzerine. İşyerimiz kira. Çocuğumuz yok. Boşanma halinde haklarım ne olur? Tazminat alır mıyım? Ö.O.

Hiç Almanya’da yaşamadım. Ama burada yıllar yılı duyduğum bir söz var. Hani yiyip içtikten sonra sıra hesaba gelince ‘Alman usulü’ derler ya, yani herkes kendi parasını versin. Mesela eşler bara gider bira içermiş de sonra karısı kendi parasını kocası kendi parasını verirmiş. İşte şimdi aile içi hukuk sistemi bizleri de bu yöne doğru yönlendiriyor. Çok yanlış ama öyle. Şimdi sizin aile içinde umarım boşanma problemi yaşanmaz ama yaşanırsa, hakimden talep ettiğiniz takdirde edinilmiş malların değeri aranızda eşitlenecek. Yani evliliğiniz içinde alınan aracın değeri ile dairenin değeri toplanacak. Bunların toplam değerinin yarısı size verilecek. Edinilmiş mallara katılma rejimi bunu gerektiriyor. Elbette ileride bunun böyle olacağını bilen erkek de evlilik birliği içinde “O halde yediğin içtiğinin parasını da sen öde” diyecek yakında. Yani Alman usulü. Tazminata gelince. Boşanma sizin maddi haklarınızı ortadan kaldıracak ise kaybolan haklarınız için maddi tazminat, kişilik haklarınıza bir saldırı varsa bu halde de manevi tazminat isteyebileceksiniz. Yoksulluğa düşecek durumda iseniz bu halde de nafaka talep edebileceksiniz. Umarım bunlara gerek kalmaz.

Her olay özeldir

Bir yazınızda kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin çeşitlerinden söz etmiş, arsayı müteahhide devretmeden kademe kademe verme yolunu önermiştiniz. Bu sözleşmenin standart hali bir yerde mevcut mu, noterlerde bulunur mu? T.A.

Okuyucumun bahsettiği sözleşme önemli bir sözleşmedir. Zira içeriğinde yüksek değerde gayrimenkuller bulunmaktadır. İhtilaf halinde ve gecikme durumunda büyük değer kayıpları olmaktadır. Bunları söylememin nedeni şu: Bu tip büyük değer içeren sözleşmeleri hazır mukaveleler olarak düşünmeyin. Her olayın kendine has özellikleri vardır. Bu nedenle önceden hazırlanmış sözleşmelerde sizin olayınızı etkilemeyecek farklı hükümler olabilir. Dolayısı ile her olayın özelliğine uygun sözleşme yapılması tavsiye olunur. Yani bir noterin bilgisayarındaki format sizin olayınızı çözmeyebilir. Bu nedenle, önceden müteahhide hisse vermeyecek biçimde ve inşaat başladıktan sonra belli kademelerde müteahhide kat irtifak tapusu verilecek şekilde ve sizin olayınıza has bir sözleşme yapmanız doğrudur. Yine tavsiyem, bunu bir bilenin yardımı ile yapmanızdır. Müteahhit ile baş başa verip yaparız demeyin.

Ceza davası önemli

Bir elektrik teknisyenine evime sayaç bağlaması için para verdim. Benim işimi uzun süre geciktirdi, sonuçta sayaç taktı ama taktığı sayaç için bana 976 lira kaçak elektrik cezası geldi. Bunu kendisinden alabilmem için ETO, BEDAŞ, SAVCILIK vs. yerlere başvurdum ama bir sonuç alamadım. Ne yapabilirim? Ö.G.

Bir iş yaptırmak için biriyle anlaştıysanız ve bu işi yaparken sizi zarara uğrattıysa tazminat davası açarak uğradığınız zararı talep edebilirsiniz. Bunun için de mahkemeye dilekçe vererek dava açmanız lazım. Açacağınız davada işinizin hatalı yapıldığı için hem ödediğiniz parayı hem de size yazılan ceza tutarını isteyebilirsiniz. Ama bu ETO veya BEDAŞ’a yazılan dilekçelerle olmaz. Mahkemeye hitaben yazıp mahkemeye vereceksiniz. Ancak bana kalırsa işiniz bu kadar kolay da değil. Zira sözleşme yapmadan, sayaç mühürlenmeden elektrik kullanımı elektrik hırsızlığı olarak kabul edildiğinden muhtemeldir ki sizin aleyhinize bir de ceza davası açılacak. Asıl önemli olan bence bu.