'Ünlü olacağım aklıma gelmezdi'

James Blunt'ı dinlerken İngilizce bilmese de kendinden geçmeyeni tanımıyorum! Onun 'Goodbye My Lover' ve 'You're Beautiful' adlı şarkılarını bir kez olsun dinlemeyen, dinleyip de romantizmi tatmayan var mıdır acaba?..

Cumartesi, 25 Haziran 2011 - 05:00

'Ünlü olacağım aklıma gelmezdi'

RÖPORTAJ: MERVE ÖZAYTEKİN

[email protected]

24 Haziran’da İstanbul-Küçük Çiftlik Park’ta, 25 ‘inde İzmir- Arena’da konser vermeyi sabırsızlıkla bekleyen James Blunt, bizim diyarlara geleceği için çok mutlu. Londra’daki stüdyosunu arayıp telefonda 15 dakikalık röportaj yaptık. Öyle utangaç ki birkaç kez sormama rağmen özel hayatı hakkında sır vermedi...

Türkiye’ye ilk gelişiniz mi olacak?

Annemle birlikte bir kez Türkiye’ye tatile gelmiştim. Ne yazık ki İstanbul’u gezme fırsatı yakalayamadım. İstanbul’a uçakla gelmiş, ardından da Türkiye’nin eşsiz güzellikteki sahillerine yol almıştık. 

 İlk izlenim neydi?

Bir gulet kiralamıştık. Bodrum, Dalyan gibi Türkiye’nin güneyindeki birçok sahil kasabasına uğradık. Müthiş bir tatildi. İspanya’da villam var. Tatillerimi orada geçiriyorum. Türkiye’deki bakir, korunmuş sahilleri görünce bayıldım.

Gelince göreceksiniz, hayranlarınız şarkılarınızı ezbere biliyor.

İnanılmaz heyecanlıyım. Yepyeni bir tecrübe olacak benim için. Türkiye’yi dünya turumun en önemli noktası olarak görüyorum. Sosyal medyadan ve internet sitelerinden takip ettiğime göre Türkiye’de büyük bir takipçi kitlem var. Hayranlarımla buluşmayı dört gözle bekliyorum.

Birçok şarkınız duygu yüklü. Romantik misiniz yoksa şarkılarınızın aksine soğuk bir kişiliğiniz mi var?

Yaptığım şarkıları ‘romantizm’le sınırlandırırsam yanlış olur. Ölüm, şiddet, uyuşturucu, mutluluk, arkadaşlık hakkında da şarkılarım var. Yaptığım iş, tüm bu konulardaki duygularımı en gerçekçi haliyle beste ve sözlere dökmek. İç dünyamı en kolay bestelerimle açıyorum. Parçalarım bu nedenle duygu yüklü ama romantik değil. Normal hayatta aslında duygusal bir yapım yok.

Çapkın mısınız?

Hayır, her İngiliz kadar ağırbaşlıyım.

“Çok şanslıyım"

Ailede babadan oğula geçen bir gelenek olmuş askerlik. Siz bu geleneği bozmuşsunuz. Bu radikal kararı nasıl alabildiniz?

Aslında 14 yaşındayken profesyonel müzisyen olmaya karar verdim. Aile geleneğini bozmamak için orduya girdim. 6 yıl sonra, 20 yaşına gelince artık istediğimi yapmaya karar verdim. 6 yıl, orduda hizmet vermek için iyi bir zaman, değil mi?

Müzisyen olduktan sonra savaş karşıtı hareketlere katıldınız. Nasıl bir değişim bu?

Size farklı geliyor ama birçok asker savaş karşıtıdır. Politikaya hizmet verenler, ordudakiler, aslında savaşın bitmesi için çalışırlar. Barış getirmek, güveni sağlamak onların tek amacıdır. Özellikle askerler huzuru sağlayıp görevlerini çabuk tamamlamak için gün sayarlar. Memleketlerine, sevdiklerine en kısa zamanda dönmek isterler.

Bu kadar popüler olacağınız o yıllarda aklınıza geliyor muydu?

Hayır. Tek hedefim şarkı yazmak, bestelemek, söylemekti. Albümlerim çıksın istiyordum. Müzisyen olmaya karar verdiğimde ne yöne gideceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Şimdi çok ünlü müyüm, bazen onu bile hissetmiyorum. Dünya turuna çıkıyorum, en yakın arkadaşlarımla bir grubum var ve aşık olduğum işim için her gün çok çalışıyorum. Çok şanslıyım ki insanlar da müthiş ilgi gösteriyor. Daha ne isteyeyim? Türkiye’deki konserim de çok güzel olacak.

Hiç Türk kız arkadaşınız oldu mu? Robbie Williams bir Türk kızıyla evlendi, sizin de olabilir mi?

Türk kadınlarıyla tanıştım birkaç kez. Ama hayat bu, kimbilir, bakarsınız bir Türk kızıyla tanışırım. Belki bu turne iyi bir fırsat olur, ne dersiniz? 

 Türk kızlarını beğenir misiniz?

Sadece Türk kadınları demeyelim, dinleyicilerimi ayırt etmiyorum.

Bu kadar çekingen konuştuğunuza göre kız arkadaşınız var herhalde.

Biliyorum, merak ediyorsunuz ama özelime giremem. Ve 15 dakikamız dolduğu için burada beni uyarıyorlar. 24’ünde İstanbul’dayım, geldiğimde tekrar görüşelim! Tüm sevenlerimi konsere bekliyorum, kapatmam gerek...

(18.06.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)