Ünlü yazardan yemek kitabı

Bugüne kadar romanlarıyla okurlara ulaşan yazar Alev Alatlı, çıkardığı yemek kitabıyla okurlarını şaşırttı. Alfa Yayınları'ndan çıkan 'Funda'nın mutfak rehberi' adı altındaki yemek kitabında 100 menü ve 700'den fazla yemek tarifi var. Çalışan kadınlar için pratik, lezzetli birçok yemek tarifi ve menüyü bir araya getiren Alev Alatlı'nın bu kitabı çoğu kadının mutfaktaki yeni yardımcısı olacak!

Pazar, 26 Haziran 2011 - 05:00

Ünlü yazardan yemek kitabı

Alev Alatlı’nın yeni kitabı ‘Funda’nın mutfak rehberi’ şu sözlerle başlıyor “Bu kitap başta Funda’m olmak üzere, elleri muhtelif çantaları, narin omuzlarını kanırtan laptopları, sabah yedi, akşam en az yedi koşuşturan kariyer sahibi genç annelerin hayatlarını kolaylaştırmak için yazıldı”. Funda, Alev Alatlı’nın kızı. Yazar bu satırları kızı Funda, damadı ve torunlarıyla yaşadığı Beykoz’daki evinde yazmış. Kızının yoğun çalışma temposunu bilen Alev Alatlı, kitabında da onun hayatına gönderme yapmış.

Kızı gibi hem çalışan hem de evine bakan kadınlara rehber niteliğinde bir kitap hazırlamış. Kadınların, işten geriye kalan kısıtlı zamanlarında ailelerine az sürede lezzetli ve doyurucu yemekler yapmasını istemiş. Kitabın diğer başlığı ‘Kariyer de yapılır, yemek de!’, hazırladığı kitabın amacını tam anlamıyla özetliyor.

Kitapta Anadolu’nun işkembe dolmasından İskandinav gravlaks’a Çerkez tavuğundan Meksikalı takoya kadar birçok C M Y B C M Y B tarife yer verilmiş. 800’ü aşkın tarif içeren kitapta 100 de menü yer alıyor. Bu menüler milli bayramları, kandilleri, mezuniyetleri, Kadınlar Günü gibi belli başlı anma günlerini referans alıyor. Alev Alatlı bu menülerin geleneksel, yarı-geleneksel ve modern tercihleri yansıtmasına özen göstermiş.

Böylece en tutucu aile büyüğünün de, en yenilikçi akrabanın da, hamburger üstüne yemek tanımayan çocukların da güvenle ağırlanabileceği bir yemek seçkisi oluşturmuş. Alev Alatlı kitabında kadınlara bazı tavsiyelerde bulunmuş. İşte sizin için derlediğimiz tavsiyeler:

*İster bayram sofrası olsun, ister 23 Nisan partisi, yemek pişirme olayına proje bazında yaklaşın. Menüyü oluşturan münferit yemekleri, gerekli malzemeleri, mutfak gereçlerini, sofra takımlarını, hepsinden önemlisi, zamanlamayı ve maliyetleri önce kağıt üstünde kotarın.
 *Gerekli kap kacağı, delikli kepçe, kızartma maşası, tel çırpıcı vb. gibi gereçleri de işin en başından hazır edin ki pişirme işleminin ortasında aranmayasınız, daha kötüsü, aradığınızı bulamayıp dağılmayasınız!
*Kimler için ve ne amaçla pişirdiğinizi gözden kaçırmayın! İster özel bir sofra kuruyor, ister günü kotarıyor olun, hane halkı için pişiriyorsanız, kimin neyi sevdiğini aşağı yukarı bilirsiniz. Öyleyse tekil tariflerden yola çıkarak, kendi menülerinizi oluşturun. Daha da iyisi, önerilen menülerle oynayın. *Misafir için pişiriyorsanız, doğrudan soracak kadar samimiyetiniz de yoksa, et/balık/tavuk, sıcak/soğuk, zeytinyağlı/tereyağlı gibi farklı seçenekler sunan menüler tercih etmenizde yarar var. Böylece bir yemekten hazzetmeyene diğeri uygun düşebilecektir.
*Etini çok pişmiş seven bir konuğunuza az pişmiş rozbif denetmekte ısrarcı olmayın. Daha da iyisi o gün rozbif pişirmeyin de, mesela kuzu tandır hazırlayın. En başarılı yemek davetinin sofranın silinip süpürüldüğü davet olduğunu unutmamalısınız. İyi yemek yapmak demek, yiyenleri mutlu etmek demektir. Sofranız seyirlik değil, yenilip yutulmalık olmalı.
*Ağır yemek, hafif yemek gibi kavramların günün eğilimleri doğrultusunda her an değişime uğradıklarını da unutmayın. Makul miktarlarda tüketilen en ağır yemek bile son tahlilde hafiftir.



( 19.06.2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır. )