Ursula'mız ölür mü hiç!

Sevildi mi çok sevilen yazarlardan Ursula K. Le Guin 88 yaşında bu dünyanın sıkıcılığından bıkıp da gitti. Bize kocaman başka dünyalar bıraktı ardında

10 Şubat 2018, Cumartesi 05:00
A A
Sinem DÖNMEZ
snmdnmz@gmail.com


Hayatınıza dokunduğu için minnettar olduğunuz yazarlar vardır. Bakış açınızı, hayal gücünüzü, hayata karşı algınızı genişleten, büyüten yazarlar. Ursula K. Le Guin belki de bu yazarların pek çok insan için başında gelir. Üzerimizde resmen emeği vardır anlayacağınız.
 
İşi yazmak olanlar için, hem de nasıl Le Guin okumak sizi hayata, yazmaya karşı yüreklendirir. Hele de bir kadınsanız, kendisinden çok şey öğrenirsiniz. Arkasında onlarca öykü, onlarca roman bıraktı Le Guin. Hiç okumamış biriyseniz bugün okumaya başlasanız, yıllarınızı alır tüm külliyatını bitirmek.
 
Feminizmi bilimkurgu edebiyatına yedirmek pek de herkesin harcı değil. Cinsiyetlerin kıskaçları tarafından sıkışan bir insanlığa, cinsiyetlerin olmadığı bir dünyayı hayal ettiren bir yazardı Le Guin. Bu yüzyılda henüz cinsiyetlerin bükülmesini önyargılı zihinlerimizle algılamakta zorlanırken, Karanlığın Sol Eli’nde androjen bir toplumu anlatır. Kendisiyle ilgili en sevdiğim şeylerden biri de, çoğunluğu erkek olan bilimkurgu okurlarına feminizmi hem doğrudan hem de dolaylı olarak öğretmesidir.

PEKİ NEREDEN BAŞLAMALI?

Tabii ki bu soruya verilecek ilk cevap “Mülksüzler” olurdu. Okuduktan sonra aklınızdan bir ömür çıkmayan “Mülksüzler”. Şimdi düşünüyorum da, okuyalı 18 yıl olmuş, hâlâ unutamadığım pasajları vardır. Anarres ve Urras arasında mekik dokuyan “Mülksüzler”, iki ihtimali anlatır. Yeni bir dünya ve bildiğimiz dünya. Kahramanımız Shevek ile Urras’ta yaşayan biri arasında bir diyalog geçer, kadınların her işi yapamayacağına kani olmuş bir Urraslı doktor ile Annares’te iş bölümünde cinsiyete asla yer olmayan bir mefhumla büyümüş bir adamın konuşması size çok şey düşündürür.
 
“Yerdeniz Beşlemesi” ise bambaşka bir fenomen. Bugün hâlâ canım çok sıkkınken seriden bir tanesini alır, dünyadan kendimi tamamen kopartabilmenin keyfini çıkarırım. Yerdeniz’de büyücüler, ejderhalar, cadılar üzerinden size hayatı anlatır Le Guin. Kadınlıkla, insanlıkla, zaaflarla ilgili çok şey öğretir. Hele hele ejderhalar deyince çocuk kitabı mı bu diyecek insanlara daha çok şey öğretir. Her anıyla akılda kalan, sizi ejderhalara inandıran, edebiyatı alıp başka bir yere koyan bir yazardır. 
 
Tam da bu yüzden Ursula K. Le Guin ölümsüzdür. Ölümsüzlüğe, büyüye, ejderhalara, farklı bir dünyaya bizi inandırabildiği için, umudumuzu ve hayal gücümüzü yitirdiğimizde elimizi attığımız bir kitabında okuduklarımız için ölümsüzdür. Ve ölümsüzlük gerçek olsaydı, en çok ona yakışırdı.
 
Bu dünyadan göçtüğünü duyduğumda Ursulamız ölür mü hiç diye düşündüm. Ve koşa koşa kitaplığımın önüne gittim. En sevdiğim kitabı olan “Tehanu”yu açtım. Ursula’mız, ölür mü hiç?
 
URSULA LE GUİN’İN TÜRKÇEDEKİ BAZI KİTAPLARI
 
Tanrı Kuşlarıyla Uyanmak/ Yitik Ülke
Vahşi Kızlar/ Ayrıntı Yayınları
Mülksüzler/ Metis
Sürgün Gezegeni/ İthaki
Anlatış/ İthaki
Yerdeniz/ Metis
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar/ Metis
Bakık Çorbası/ Elma Yayınevi
Hep Yuvaya Dönmek/ Ayrıntı
Güçler/ Metis
Yaban Kızlar/ Versuz
Dünyanın Doğum Günü/ Metis
Yanılsamalar Kenti/ İmge
Bağışlamanın Dört Yolu/ Metis
Karanlığın Sol Eli/ Ayrıntı
Kanatlı Kediler Masalı/ Günışığı
Racannon'un Dünyası/ Metis
Rüyanın Öte Yakası/ Metis
Marifetler/ Metis
Dünyaya Orman Denir/ Metis
Sesler/ Metis
En Uzak Sahil/ Metis



 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;