Ustalarından otostop sanatı

Soner Emanet (25) ve Barış Koca (25) iki üniversite öğrencisi. İkisi de yıllardır otostopla geziyor. Şimdi bu gezileri belgesel yapıyorlar. 8 ay önce başlattıkları 'Bindik Bir Alamete' isimli web proje ile televizyon kanallarında şans arayacaklar. Bir başka deyişle; ellerinde eski bavulları, başparmakları hep havada, yollarda otostop çekerek Anadolu'dan sıcacık insan hikayeleri sunacaklar

10 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
A A

RÖPORTAJ: HAYRİYE MENGÜÇ

Yıllardır yollarda olan iki genç, otostop yapmanın inceliklerini anlatıyor

- Soner, Barış’la nasıl tanıştınız?

Soner: Barış okuldan 4 yıllık arkadaşım. O Marmara Üniversitesi Grafik’te, ben ise Ürün Tasarımı Bölümü’ndeyim. Esas tanışıklığımız Likya Yolu organizasyonunda oldu. Orada 10 gün geçirdik. İnsan birbirini, en iyi, yolda tanırmış. Bizim de öyle oldu. Sonra da her türlü işimizi beraber yapmaya başladık. Son 3 yıldır çoğu zaman beraberiz. Onun evi, benimkinin yan sokağında. Telefon masrafımızı kısmak için yeni aldığımız telsizleri evden eve kullanmayı planlıyoruz.

- Hem belgesel hem otostop çekiyorsunuz. Neden?

Soner: Gezmek hayalimizdi. Barış’la Anadolu’yu gezmek istiyorduk. Turistik merkezlere gitmeden, çoğu zaman görülmeyen, içinde hiç sahtelik barındırmayan, en doğal kısımlarıyla gezdiğimiz yerleri insanlara göstermek üzere yola çıktık.

Barış: Biz gezen adamlarız, hem de otostopla gezen... Otostop, gidilen yeri daha iyi tanımayı sağlıyor. Otobüs, uçak kullanmıyoruz. Yol üzerinde otostop yapıp rastgele bir araca biniyoruz ki doğal olsun. İstedik ki insanlar 5 yıldızlı otellerde kalıp yerel halktan uzak, onlarla iletişime geçmeden kapitalist mekanlarda gezmesinler. “Haydi, bindik bir alamete, yola çıkıyoruz“ diyebilsinler. Programımızın adı da ‘Bindik Bir Alamete”...

- Şu ana kadar nereleri gezdiniz? Kaç film yaptınız?

Barış: 25 dakikalık 4 film yaptık. Şimdiye kadar İzmir-Tire-Ayvalık- Seferihisar, Balıkesir-Bandırma-Asos ve Çanakkale çevresini, üç kere birer haftalık otostoplarla gezdik. 4’üncü gezimizi ise ikinci Van depreminden sonra Van-Erciş’e yaptık. Onun da filmi bitti.

Soner: Van’da insanların konuşması zordu. Medyanın giremediği konteyner kentlere küçük kameralarımızla girdik. Ve yöre halkı bize kolaylıkla içini açabildi. Kendilerini daha doğal hissedip dertlerini, keyif aldıkları şeyleri, ihtiyaçlarını döktüler.

“Evine götürüp yemek verdi bize”

- Olumsuz bir şeyle karşılaşmadınız mı hiç?

Barış: Hayır. Herkes çok misafirperverdi. Mesela biri bizi alıp evine götürdü, yemek verdi, çadır kurdurttu bahçesinde.

- Ama otostop yapmak tehlikeli değil mi?

Barış: Otostop, karşılıklı güvene dayalı bir şey. Çoğu şoför bizi almıyor, yani seçme şansını kullanıyor. Ama biz kapı açıldığında binmek zorundayız. Yani bizim seçme şansımız yok, kapısı açılan arabaya biniyoruz.

- ‘Barış gelini’ olarak tanınan İtalyan sanatçı Pippa Bacca otostop yaparken Kocaeli-Gebze’de tecavüze uğrayıp katledilmişti. Bu olay için ne diyorsunuz?

Aslında Pippa Bacca’nın ölümü, dünyanın her yerinde olabilecek bir şey. Zaten Avrupa’dakiler Pippa Bacca’dan söz ederken “Türkiye’de öldürüldü” demez, “Pippa otostopta öldü” der. Çünkü en çok cinayetin olduğu yer, Türkiye değil. ABD’de daha fazla otostopçu ölümü var. O yüzden, o cinayetin Türkiye’ye mal edilmesi cahilce.

“Altı yıldır yapıyoruz bunu”

- Kaç yıldır otostop yapıyorsunuz?

Soner: 2006’dan bu yana, yani lise son sınıftan beri otostop yapıyoruz. Ben İtalya ve İspanya’da da yaptım. Hatta 6 ay İspanya’da yaşadım. Barış: Ben de 10 ay Macaristan’da yaşadım. Oralarda otostop Türkiye’deki kadar kolay değil. Çünkü bazı yasaklı durumlar var. Polis gelip uyarabiliyor, şikayet ediyorlar sizi.

- Bir kız-bir erkek çıksaydınız yola, işiniz daha kolay olmaz mıydı?

Soner: Kesinlikle daha çok ilgi çekerdi! Ama popülist bir üretim olsun istemiyoruz.

- Peki sizin derdiniz ne?

Programımızın 4 bölümü hazır. Projemizi televizyon programı haline getirebiliriz. Ama kafamıza göre bir kanal olursa... Bir diğer hedefimiz de otostopla gezi mecrası oluşturmak. Ayrıca bir kitap projemiz var. İçinde otostop noktaları, kişinin gezi notları, Türkiye haritası filan olacak. Öte yandan çeşitli şirket ve organizasyonlara reklamlar hazırlıyor, video prodüksiyon işleri yapıyoruz.

Sosyal medyada naklen yayın

- Belgesel çekimleri yaparken bir yandan da sosyal medyayı kullanıyorsunuz, değil mi?

Soner: Evet, bir yere gittiğimiz zaman Tweeter veya Instagram gibi sosyal medya arayüzleriyle orada olup biteni paylaşıyoruz. İnsanlar bizi takip ediyor. Bölümü izlerken kareleri yakalıyorlar. Ayrıca, gittiğimiz yerlerin kaybolan meslekleri varsa, son temsilcileriyle konuşuyoruz.

- Hangileri mesela?..

Barış: Mesela Tire’de semerciler vardı, keçeciler, eski takunyacılar... Ayvalık taraflarında el sanatları yapanlar... Behramkale’de bir minare ustası...

- Dileyenler sizi nasıl takip edebilir?

Barış: www.bindikbiralamete.com, https://twitter.com/bindikalamete ve www.facebook//bindikbiralamete.com

Kolay otostop için tüyolar

- Biz otostopçular, otobanları sevmiyoruz. Bizim için otobanlar kötüdür. Ama dar köy yollarında bizi görüp de şimdiye kadar arabasına almayan olmadı.

- Türk insanı göz teması olduğu anda acır ve arabasına alır. En azından, aracında yeri yoksa bile sorar, “Bir şeye ihtiyacınız var mı, ne oldu?” der. O nedenle otostop çekerken göz teması kurmak önemli.

- En iyi otostop, çıkışın en kolay olduğu yerde çekilir. Çıkışın en kolay olduğu yer ise, yolun en sakin ve dar olduğu yerdir. Yani şoförün hızlı geçiş yaptığı noktalar, genel olarak otoban üzeri, otostop için uygun değildir. Çünkü şoför sizi zamanında görmez, durmadan geçer.

- Ancak cepte de durmayın. Çünkü yine şoför, sizi görene kadar duramayıp geçer.

- Otostop çeken kişinin giyim kuşamı, elindeki çantası veya kitabı önemlidir. Örneğin kitap okumak bir taktiktir. Arabasına otostopçu alacak kişide ‘okumuş adam, bize zarar vermez’ düşüncesini uyandırır.

(10.11.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;