Utanmazlardan utanıyorum

Cuma, 06 Mart 2015 - 05:00

Bir gazetecinin temel görevi, barışı, özgürlüğü savunmaktır. Bugüne kadar bana komplo kuran, kötülük yapan, özgürlüğümüz ve hayatımızla oynayan polis, savcı, hakim ve gazetecilerin hapishaneye düşmesini istemedim. Hapishaneye düşmek yarı ölümdür çünkü. Bir gazeteci olarak benim peşinde olduğum yalnızca gerçeklerdir. Yalnızca gazetecilik yaptım, yargılamak, cezalandırmak benim işim olmadı. O nedenle Mehmet Baransu dahil hapisteki gazetecilere özgürlük dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Bizlere yaşatılanlara rağmen kalbim, vicdanım bunu emrediyor. Hapistekilerin de çocukları, eşleri, anne, babaları olduğunu unutmayın. Acının bir yarısını onlar çekiyor.

Savcının gazetecileri

Ama ortada gazeteciyim diye dolaşan kanlı bir dönemin kirli aktörlerinden de utanma bekliyorum.

Bavulla gazetecilik yapanlardan utanma bekliyorum.

Sahte belgelerle insanların hayatını karartanlardan utanma bekliyorum.

Meslektaşları tutuklanırken savcının ağzıyla “Gazetecilikten tutuklanmadılar”, “Açıklanmayan deliller var” diye manşet atanlardan utanma bekliyorum.

Türkan Saylan’a manşetten iftira atanlardan utanma bekliyorum.

Ali Tatar’ı intihara götürenlerden, Kuddusi Okkır’a Ergenekon’un kasası diyenlerden utanma bekliyorum.

Balyoz davasında ortaya çıkan sahteciliklerden utanmalarını bekliyorum.

Hâlâ bu sahtecilikleri savunanlardan utanma bekliyorum.

Gezi eylemleri sırasında Kabataş’ta başörtülü kadına saldırdılar yalanını ortaya atanlardan, onu savunanlardan utanmalarını bekliyorum.

Biliyorum çok şey istiyorum.

Ama inanın bana, sizin gibi insanlarla aynı mesleği yapmaktan utanıyorum.