'Üzerime olanı değil bana olanı alırım'

Boxer Dergisi, 'Merhamet' dizisinde Özgü Namal ile oynayan yetenekli aktör Fırat Albayram (28) ile röportaj yaptı. Albayram, televizyon seyircisine fazlasıyla aşina. 'Adanalı', 'Suskunlar' gibi başarılı dizilerde oynadı. Ama onu tiyatro sahnesinden de tanıyanlar var. Sonuçta, yıldızı giderek parladı, daha da parlayacağı kesin.

'Üzerime olanı değil bana olanı alırım'

Adanalı’, ‘Kayıp Aranıyor’, ‘Suskunlar’, ‘Merhamet’... Atladığımız var mı?

Yok. Bu sene iki de sinema filminde oynadım. ‘Arkadaşlar Arasında’ ve ‘10. Köy’. Bir yandan da tiyatro sürüyor. ‘Sahne Hal’ adlı bir sahnemiz var. Hem bizim hem diğer tiyatroların oyunları sahneleniyor. Bu, üçüncü senemiz.

Evet, Ekim ayında ‘Arkadaşlar Arasında’ adlı filminiz vizyona giriyor. Bu, ilk sinema filminiz mi? Nasıl bir yapıt?

Evet, ilk. Gökhan Horzum’un yazıp yönettiği bir yapım. İyi ki o kadroda yer aldım. 

İzmirlisiniz. Okul mu yoksa iş yüzünden mi İstanbul’a geldiniz?

Okul için. O zamanlar kamera önü oyunculuk gibi bir hedefim yoktu. Sadece tiyatro yapmak istiyordum. 18 yaşımda evden ayrılıp 20 yaşımda İstanbul’a geldim. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdim.

Hemen iş teklifi geldi mi? Mezun olduğunuzda geçiminizi nasıl sağladınız? Yoksa ‘babam sağ olsun’ durumu mu?

İkinci sınıftayken ilk reklamımı çektim, sonra ilk dizime başladım. Bir yandan okurken bir yandan çalıştım. Ama tabii ki sonuçta ‘babam sağ olsun’.

‘Merhamet’ dizisi nasıl gidiyor?

Türkiye’de her set yoğun ama çalışma ortamınız keyifli ve saygılıysa yoğunluk kendini hissettirmiyor. Bizde ekip hep gülümsüyor. Galiba dizinin sevilme nedenlerinden biri de bu.

‘SEYİRCİ ‘PİCASSO’YU SEVDİ’

Rolünüze yönelik nasıl eleştiriler alıyorsunuz?

Asıl yorumları sokakta alıyorum. Serseri bir karakteri oynadığım için tepkilerden şüpheliydim. Ama anlaşılan Picasso’yu sevecen bulmuş seyirci.

Yurt dışında da büyük bir kitleniz var. En çok ilgi hangi ülkelerden geliyor?

Türk dizileri Arap ülkelerinde seviliyor, evet. Bunun karşılığını sosyal medyada alıyorum. Avrupa’daki Türklerden, hatta bazen Yunan vatandaşlardan mesajlar geliyor. Yunan kanallarında gösteriliyormuşuz. Belki de Türk vatandaşlarımız Yunanca altyazı ile izletiyorlardır. Beni en çok şaşırtan onlar oluyor.

Birkaç yıl boyunca hiç teklif almasanız nasıl bir yol haritası çizersiniz kendinize?

Tiyatroda devam ederim sanırım. Aslında hiç düşünmedim, neden bitsin ki? İnsan işini temiz ve severek yapıyorsa... Böyle karamsar düşüncelerle günü kaçırmamak lazım.

'BANA SARI PANTOLON GİYDİREMEZSİNİZ’ ‘BANA SARI PANTOLON GİYDİREMEZSİNİZ’

Biraz da moda... “Asla giymem” dediğiniz şeyler var mı?

Var. Asla sarı pantolon giymem.

Şık giyindiğinizi düşünüyor musunuz?

Pek uyumlu giyindiğimi söyleyemem, o zaman istediklerimi geçiremiyorum üstüme.

Modayı izliyor musunuz?

Kendi modamı takip ediyorum.

Alışveriş yaparken nasıl bir tutum izlersiniz? Üzerinize ilk olanı alır mısınız?

Üzerime olanı değil, bana olanı alırım. Ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Aksesuvar kullanır mısınız?

Çok nadir. Bazen bileklik. Pek aksesuvar takmam, çünkü genellikle kaybediyorum.

Alışverişte en çok neye para harcarsınız?

Mont, ceket.

Atılması gereken ama kıyamadığınız kıyafetleriniz var mı?

Yaşanmış bir sürü eşyaya takıntım var. Bunlar bir de kıyafet ise sanki anılarla sokağa çıkıyorsun. Dönüp kendine bakınca o anlara bürünüyorsun. İnsan öyle kıyafeleriyle daha bir kendi oluyor.

Favori renkleriniz ne?

Mavi, siyah, gri, beyaz, koyu yeşil...

Ya ayakkabı tercihleriniz?.. Klasik mi spor mu bot mu?

Ayakların 48 numara olunca öyle tercihler edinmek çok sakıncalı.