Üzücü bir durum

Perşembe, 20 Mayıs 2010 - 05:00

Sahibi bulunduğum arsa hazine ile ihtilaflı olarak dava konusu yapılmış ve hazine adına tesciline karar verildi. Bundan sonra da hazine bize ecrimisil ihbarnamesi göndererek bizden ecrimisil talep etti. Biz ecrimisilin büyüklüğü karşısında çaresizken bu defa orman idaresi, hazine adına tescilin yok hükmünde olduğunun tespiti ve arsanın orman idaresi adına tesciline karar verilmesi talebi ile dava açtı ve bizi de davalı gösterdi. Şimdi biz tapudan aldığımız bu yeri mahkeme kararı ile kaybedersek bir de mahkeme masrafı ve vekalet ücreti mi ödeyeceğiz? Y.S.

Doğrusu öncelikle anlattıklarınız beni şaşırtmadı desem. Çünkü neyazık ki vatandaş kamu kurumları elinde böyle oyuncak. Elindeki tapuya bile güvenemiyor. Olay benim özetlediğim kadar kısa değil. Mektup oldukça uzun çünkü olayı kısaca anlatmak mümkün değil. Okuyucum bir yandan tapulu malik, bir yandan ecrimisil tehdidi altında, öteki taraftan arsası elinden gitti gidecek, bir de üstüne para ödeyecek. Benim söyleyeceğim önce bir temenni. Umarım olayın kökünden halli bakımından açılan davayı kazanırsınız. Şayet davayı kaybederseniz evet hem mahkeme masrafı hem de karşı tarafa avukatlık ücreti ödeyeceksiniz. Ancak bu sadece sizin başınızda değil. Neyazık ki birçok kimsenin problemi. Hazine olsun, orman idaresi olsun bu davaları açıyor. Vatandaş da elindeki tapuya güvenmez oluyor. Üzücü bir durum.

Önce temyizin sonucunu bekleyin

Babam 1983 yılında ilk defa işe girmiş ve sigortalı olmuş. Sonra 2006 yılında askerliğini de saydırarak emeklilik için müracaat etti. Aldığı yanıt sigortalılık başlamış ama prim ödenmemiş. Bunun için emekli olamadı. Dava açtı, dava da bir türlü bitmedi. Sonunda muhatap yok diye dava reddoldu. Temyiz ettik ama sekiz aydır ondan da yanıt yok. Acaba ne tavsiye edersiniz? A.Ç.

Davanız altı celse sürmüş, bunu yadırgamayın bu süre normal. Yargıtay’a gitmiş sekiz ay olmuş, bu da doğal. Ancak problemin davanın avukatsız takip edilmesinden kaynaklandığını sanıyorum. Zira dava dilekçesinin tebliğ edileceği muhatap bulunmamış. Oysa tebligatların yapılabileceği muhtelif yollar var. Bunlar Tebligat Kanunu’nda yazılı, bunlara uyularak tebligat yapılabilirdi. Muhatap SSK olmakla bugün Sosyal Güvenlik Kurumu olarak isimlendirilen yeni kurum hasıl olabilirdi. Ancak bütün bunları bir meslektaşımla değerlendirmeniz iyi olurdu. Şu andaki tavsiyem Yargıtay’daki dosyanın akibetini beklemenizdir.