Varlık Barışı kapsamında yurtdışından getirilmeyen varlığa el konamaz

a
a
Pazar, 27 Aralık 2009 - 05:00

Soru: Varlık Barışı için yurtdışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi zorunlu mu? Yıl sonuna kadar Türkiye’ye getirilmeyen varlıklara el konulabilir mi? Zakir GÜLHAN

Cevap:
5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un amacı, 1 Haziran 2009 itibarıyla yurtdışında sahip olunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve Türkiye’de bulunan ancak, işletmelerin kayıtlarında yer almayan varlıkların kayıtlara alınmasını sağlamaktır. Yurtdışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlar ile gayrimenkulleri en geç 31 Aralık 2009’a kadar banka veya aracı kuruma bildirimde bulunan veya vergi dairesine beyan eden ve bildirim veya beyan tarihinden itibaren söz konusu varlıkları bir ay içinde Türkiye’ye getiren, varlığın rayiç değeri üstünden yüzde 2 vergi ödeyen kişi veya kurumlar, bu varlıklar nedeniyle herhangi bir vergi incelemesi yapılmama avantajı kazanacaklar.
Ayrıca, başka nedenlerle vergi incelemesi yapılsa dahi 2004-2007 yılları için bulunacak matrah farklarından beyan edilen varlık tutarı düşülerek, tarhiyat yapılacağından 2004-2007 yıllarını vergi ve ceza açısından sigortalamış olacaklar. Varlık Barışı kapsamında varlık beyan ederek vergisel avantaj sağlamak, kişi ve kurumların keyfiyetine kalmıştır. Herhangi bir mecburiyet yok. Yurtdışındaki varlıklar için ‘nereden buldun?’ sorusu da sorulamaz.
Sadece bu varlıklardan elde edilen ve beyan edilmeyen gelirler için, neden beyan edilmediği sorulabilir. Beyan edilmeyen gelirin vergisi cezalı olarak aranabilir. O da tespit edilirse. Esasında, 2004-2007 yıllarında yurtdışında elde edilen ve Türkiye’de beyan edilmeyen geliri olanlar için Varlık Barışı önemli bir fırsat.
Varlık beyan etmek suretiyle 2008 hariç, geçmiş yılların vergisel risklerini sıfırlamak mümkün. Varlığa el konması söz konusu değil. Mevcut yasalara göre, yurtdışında varlık edinmek ve parasını yurtdışına göndererek, burada değerlendirmek suç değildir.

Başlangıç adınıza ilk defa prim ödenen gündür
Soru: 2 Ekim 1973 doğumluyum. Staj yaparken 3 Ekim 1988’de SSK numarası aldım. 18 Nisan 2000’den beri prim ödüyorum. 2105 gün oldu. Ne zaman emekli olabilirim? Hakan TÜRKERİ

Cevap:
Staj döneminde kişileri emekli eden sigorta kollarına prim yatmadığından emeklilik açısından, başlangıç sayılmıyor. Adınıza ilk defa prim ödenen 18 Nisan 2000 başlangıcınız olarak dikkate alınır. Buna göre, 4895 gün daha prim ödeyerek, 7000 günü tamamlamanız şartıyla, 60 yaşınızı dolduracağınız 2 Ekim 2033’te emekli olabilirsiniz.

Kıdem tazminatı için 25 yılı beklemeye gerek yok
Soru: 20 Ocak 1967 doğumluyum. 1 Haziran 1986’dan beri SSK’lıyım. Emeklilik şartlarım nedir? 25 yıl dolduktan sonra kendi isteğimle tazminatımı alıp ayrılabilir miyim? Mustafa BAŞLAMIŞ

Cevap:
25 yıl sigorta, 5300 gün prim ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. 5300 gün prim ödemiş olmak şartıyla, 20 Ocak 2014’te emekli olabilirsiniz. Kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak için 25 yılın dolmasını beklemeye gerek yok. 15 yıl sigorta, 3600 gün prim ödemesi olan, kıdem tazminatını alarak işinden ayrılabilir. Bu şartları sağladığınızdan, istediğiniz zaman kıdem tazminatınızı alarak işinizden ayrılabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken Sosyal Güvenlik İl veya Merkez Müdürlüğü’nden, kıdem tazminatı alabileceğinize dair bir yazı alarak işverene ibraz etmektir.

2010 Taşıt Vergileri yüzde 7-10 civarında artabilir
Soru: 2010 yılı Taşıt Vergisi artışları belli oldu mu? Yıl sonuna kadar kampanyalar bitmeden bir otomobil almayı düşünüyorum. Ancak Taşıt Vergisi motor silindir hacmine göre alındığından, ödemekte zorlanacağım vergisi olan bir araç almak istemiyorum. Vergiler yüzde kaç artar? Haydar ERGÜDEN

Cevap:
Motorlu Taşıt Vergileri’nin her yıl, önceki yılın yeniden değerleme oranında artırılması gerekiyor. 2009 yılı yeniden değerleme oranı yüzde 2.2 olarak belirlendi. 2010 vergilerinin de 2.2 oranında artırılması gerekir. Ancak yasa, Bakanlar Kurulu’na, yeniden değerleme oranını yüzde 50 fazlasını geçmemek üzere, yeni oranlar belirlemeye ve artırılan tutarları, taşıtların teknik özellikleri, kullandıkları yakıt türleri veya kullanım amaçları itibarıyla ayrı ayrı veya topluca 20 katına kadar artırma yetkisi vermiş.
Bakanlar Kurulu isterse bu yetkisini kullanabilir. Hatta artırım sonucu vergi tutarını da 20 katına kadar tekrar artırabilir. Taşıt Vergisi artışları gazetemizin baskıya girdiği saatlere kadar belli olmamıştı. Ancak, 2010 yılı bütçesinde Motorlu Taşıtlar Vergisi hasılatında yüzde 10 oranında artış öngörüldüğünden, 2010 vergilerinde yüzde 7 ile yüzde 10 artış yapılacağını söylemek kahinlik olmaz.

Eşiniz eksik primini Bağ-Kur’a ödeyip SSK’dan emekli olabilir
Soru: Eşim SSK’lı olarak 1987 ile 2001 yılları arasında 4559 gün prim ödedi. 2001’den beri çalışmıyor. Emekli olabilmesi için 666 gün daha prim gerekiyor. İsteğe bağlı sigortalı olarak ödersek bir kaybımız olur mu? Yoksa herhangi bir işyerinde çalışarak ödememiz daha mı kârlıdır? Atalay GÖKÇE

Cevap:
1 Ekim 2008’den itibaren isteğe bağlı prim ödemeleri 4/b sigortasına (Bağ-Kur) sayılıyor. Primi ödenen son yedi yılda fazla prim ödenen kurumdan emekli olunduğundan, isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenlerde ‘Bağ-Kur’dan mı emekli olacağım’ endişesi başladı. Endişelenenler haklı. Çünkü, son yedi yılında isteğe bağlıya 1260 gün (3.5 yıl) ve daha fazla prim ödeyenler Bağ-Kur’dan emekli olacak. Ancak eşinizin 666 gün eksiği olduğundan, isteğe bağlı ödeyerek SSK’dan emekli olabilir. Eşiniz için bir risk yok.

Erken emekli olmak için en az yüzde 40 rapor lazım
Soru: Sol gözüm görmüyor. Hastaneden ancak yüzde 36 rapor alabildim. Sol kulağım da hiç duymuyor. Nasıl emekli olabilirim? Erken emekli olma şansım var mı? Hasan AKAN

Cevap:
Engelli hakkıyla erken emekli olabilmek için en az yüzde 40 işgücü kaybına ilişkin sağlık kurulu raporu gerekiyor. Malulen emekli olabilmek için de en az yüzde 60 işgücü kaybı raporu lazım. Maalesef yüzde 36 raporla erken emekli olmazsınız.