Selcen Doğan Ağakay

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Velev ki Türk adeti

Pazar, 27 Aralık 2009 - 05:00

Yılbaşı yaklaştı ya, ‘çam ağacı süsleme’, ‘Noel Baba’, ‘yeni yıl kutlama’ konuları yine gündeme geldi. Geçenlerde ünlü Sümerolog Dr. Muazzez İlmiye Çığ, katıldığı bir televizyon programında, çam ağacı süsleme adetinin aslında tamamen bir Türk adeti olduğunu açıkladı.
Türkler’in, 22 Aralık’ta, günün geceyi yenmesini temsilen ‘Yeniden Doğuş Bayramı’ kutladıklarını; akçam ağacını evlerine koyup altına hediyeler yerleştirdiklerini; ailelerin bir araya gelip kutlamalar yaptıklarını; güzel giysiler giyip özel yemekler hazırladıklarını anlattı.
Bu adetin Türkler yoluyla Avrupa’ya geçtiğini ifade eden Çığ, konunun Noel’le alakasının olmadığını belirtti.
İyi de, 2000 yıl önce uygulanmış olan pratikler için ‘Türk adeti’ ifadesini kullanmak ne kadar doğru? Tamam, tarihte kendimize bir yer bulmak güzel, Avrupa’ya bir şeyler öğretmiş olma duygusu da gururları okşayıcı ama, 2000 yıldır uygulanmamış bir pratik artık ne kadar bizimdir?
Velev ki çam ağacı süsleme adeti bizden çıkmış olsun ve Noel’le alakasının olmadığı savunulsun, bu bize ne getirir? Avrupa’dan ne götürür?
Dilerim yeni yıl hepimize güzel sürprizler getirir..

Masumiyet çağının dargınlığı
Kadir İnanır, iki yıl önce verdiği bir röportajında ‘İsteseydik Türkan Şoray ile evlenirdik’ diyor. Bunun üzerine gazeteciler Şoray’a meslektaşının bu demeciyle ilgili duygularını soruyor. Eh, Şoray asil kadın, Kadir İnanır’ı bozmamak için ‘Evet, isteseydik evlenirdik’ diyor.
Amma velakin, bir süre sonra, Kadir İnanır kendisiyle yapılan başka bir röportajda ‘Şoray’la asla evlenmezdim’ şeklinde konuşuyor. O gün bugündür, bir zamanların efsane ikilisinin dargın olduğu, birbirlerine selam vermediği gözleniyor.
Zamane ünlülerinin birbirleri için yaptıkları zehir zemberek açıklamalara, suçlamalara, seviyesiz kavgalarına bakınca, insanın ‘Keşke her dargınlık böyle olsa’ diyesi geliyor.
Kadir İnanır ve Türkan Şoray’ın dargınlıkları bile oynadıkları filmlerin masumiyetini, naifliğini hatırlatıyor...

Patriğe gerilmek
Uzun bir söyleşiden tek bir cümle çekip çıkarırsanız, niyetiniz neyse, o doğrultuda bir mana bulursunuz.
Tamam, ‘çarmıha gerilmek’ benzetmesi kulak tırmalıyor ama söyleşinin akışı ve bütünlüğü içinde başka bir şeye işaret ediyor. Zorluklara rağmen, zaman zaman hedef gösterilmesine rağmen, bu topraklardan, Kudüs kadar kutsal olduğu için ayrılmadığını söylüyor Patrik.
Zorluklar yaşamadılar mı?
6-7 Eylül olaylarını, 1934 Trakya olaylarını, Varlık Vergisi’ni yaşamadılar mı? Daha iki yıl öncesine kadar Patrik astıran sadrazamın adını taşımıyor muydu Patrikhane sokağı? Ya Ruhban Okulu? Hâlâ açılamadı.
Madem hoşgörümüzle övünüyoruz, hani nerde hoşgörümüz?
Yoksa, hoşgörümüzü sadece Marina gibi güzel İstiklal Marşı okuyanlara mı saklıyoruz?

Bihter'in kolyesi
Popüler dizilerin başrol oyuncularının ne giydiği, ne taktığı, saçını başını nasıl taradığı geniş kitleler tarafından takip ediliyor. Bu dizilere sponsor olan takı firmaları, satışlarında ciddi artışlar yakalıyor.
Hatırlarsınız bir dönem ‘Sıla tokası’ furyası vardı. ‘Sıla’ dizisinin başrol oyuncusu Cansu Dere’nin başlattığı bu akım epey bir ‘Sıla tokası’ sattırdı. Cansu Dere ne giyse kendine yakıştıran, çok güzel bir kadın. Ama nedense ‘Ezel’deki ‘Eyşan’ karakteri -şimdilik- herhangi bir akım yaratamadı.
Sonra, Şehrazat! ‘Binbir Gece’ dizisinin ‘Şehrazat’ı Bergüzar Korel’in topuzundan tutun da, gömleğine, elbiselerine, bileziklerine, küpelerine varana kadar her giydiği, her taktığı hararetli bir şekilde takip ediliyordu. Ben şahidim, bir semt pazarında ‘Şehrazat tuniği’ adı verilen bir tunik kapış kapış satılıyordu.
Şimdilerde moda ‘Bihter’. ‘Bihter’in de kıyafetleri, gecelikleri, çizmeleri çok merak ediliyor ama son birkaç haftadır ‘Behlül’ün ‘Bihter’e hediye ettiği, sonra da ‘Bihter’in ‘Nihal’e verdiği pırlantalı kolye çok revaçta. Siyah ve beyaz pırlantadan oluşan, Milka Karaağaçlı tasarımı bu zarif kolye Kanyon’daki Harvey Nichols mağazasında, Abdi İpekçi’de Maximilian’da, Alsancak’ta Ozusta’da satılmakta.
Meraklılarına duyurulur...