Villada şeytanî cinayet

Sigortadan para alabilmek için hurharca bir cinayete kurban giden Beşir Acar geride 5 küçük yetim bıraktı

Cumartesi, 03 Ekim 2009 - 19:50

Villada şeytanî cinayet

İstanbul Ümraniye'de günlük işlerde çalışırken İlhan Yıldız adlı bir kişi tarafından Şile'de bir villaya götürülerek, hunharca öldürülen ve daha sonra yakılan beş çocuk basası Beşir Acar Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Ekinyolu köyü Sevindik mezrasında gözyaşları arasında toprağa verildi. Acar ailesi, yaşanan vahşeti anlatmaya kelimeler bulamazken, Beşir Acar'ın yaşları 2 ila 11 arasında değişen beş çocuğunun bulunduğu eşi Hülkiye Acar'ın ise, beş aylık hamile olduğu ortaya çıktı.

İstanbul'dan cenazeyi alan Acar ailesi, 45 gün önce Ümraniye'deki amale pazarında çalışmak üzere köyden aylrılan 34 yaşında ki Beşir Acar'ın cansız bedenini köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verdi. Köyde, Acar için taziye çadırı kurulurken Siirt ve Eruh'tan yüzlerce kişi taziyeye gelerek Acar ailesine başsağlığında bulundu. Beşir Acar'ın ağabeyi Şükrü Acar yaşanan vahşet karşısında şok olduklarını belirterek, “Adalete güveniyoruz. Kardeşimi öldüren kişi daha önce ticaret ile uğraşıyormuş. Aldığımız bilgilere göre işleri son dönemde kötü gitmiş. Oda birkaç yerde yaklaşık 4 tirilyonluk hayat sigortaları yaparak, böyle bir vahşeti aile bireyleriyle tasarlamış. Kardeşimin hiçbir suçu ve günahı yoktu. Geride biri doğmamış 5 çocuk bıraktı. Biz yetkililerden, devltten bu çocuğa sahip çıkmasını ve katilinde en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

MUCİZE ESERİ HAYATTA KALAN İŞÇİ KONUŞTU

İstanbul Şile'de İlhan Yılmaz'ın daha öncede yine Siirt'li olan ve Beşir Acar ile aynı pazarda gündelik iş yapan 26 yaşında ki Mehmet Dündar'ı gelip pazardan aldığı ancak, çıkan sorunlar nedeniyle yanında çalıştırmadan, geri gönderdiği ortaya çıktı. Bu gün Sevindik mezrasında Beşir Acar'ın taziyesine gelen Mehmet Dündar olayı şöyle anlattı;

"İlhan Yılmaz Beşir'in olayından önce bir gün amela pazarına gelerek kendisine bir işçi lazım olduğunu söyledi. Beni Umrani'yeden alıp Şile'ye götürdü. Bir villanın bahçe işlerinde çalışacağımı söyledi. Akşam olduğu için Şile'de bir otelde kaldık. Gece beni uyandırıp işinin çıktığını, gidip geleceğini söyledi. Sabah gelmeyince kendisini telefonla arayarak, 'Ben burada çalışmaya geldim, otelde yatmaya gelmedim. Gel nerede iş varsa götür beni dedim. Geldi, beni arabasına aldı. Şile'ye doğru giderken, benden kimliğimi istedi. Ben bu arada, beni çalıştırmaya götürenlerin araçlarının plakasını yanıma not alıyordum. Bunuda ilerde paramı vermezlerse, şikayetçi olmak için alıyordum. Sonra araba durdu, arabanın gaz yaptığını söyledi. Ben ama hareketlerinden şüphelemiştim. Bunu üzerine çalışmaktan vazgeçerek, aracından indim başka araçla döndüm. Birkaç gün sonra yine beni telefonla aradı, bana bu kez başkasının villesinde aylıklı olarak çalışmayı teklif etti. Yanımdan ayrıldıktan sonra kendisini aradım. Uzun süre telefonlarıma cevap vermedi. En son telefonuma cevap verdiğinde ise, ben kendisine güvenmediğimi, bu nedenle gelemeyeceğimi söyledim."

Mehmet Dürdar, Beşer Acar'ın amale pazarında 28 Eylül'de İlhan Yılmaz tarafından götürüldüğünü uzaktan gördüğünü ifade ederek, “Akşam Beşir Acar'ın Ağabeyi Yusuf Acar ile görüştüm. Bana, Beşir'in eve gelmediğini söyledi. Bende Beşiri götüren Yılmaz'ı cepten aradım. Bana dedi ki, 'Ben Beşir'in işini bitirdikten sonra Umrani'ye Kaymakamlı yakınlarında bir yere bıraktım.' Daha sonra, Acar ailesini durumu polise bildirmesi ve Yılmaz'ı defalarca aramaları üzerine Yılmaz çelişkili ifadeler veriyordu. En sonda da, bu vahşet ortaya çıktı. Artık İstanbul'da çalışacak güvenli ve huzurlu bir ortam kalamadığı içinde bende dönmek zorunda kaldım. Bu adam, daha önce beni götürmüştü. Herhalde beni öldürecekti. Ama aksilikler ortaya çıkınca, ben tesadüfen bu gün yaşıyorum. Bu vahşeti anlatabilecek bir kelime bulamıyorum. Bir insan bunu nasıl yapar. Aklım almıyor, artık bir daha İstanbul'a çalışmaya gitmeye korkuyorum. Evlilik hazırlığı yapıyordum, katilin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorumö diye konuştu.

Mehmet Dündar, İlhan Yılmaz'ın teslim olduktan sonra, karakolda kendisiyle yüzleştiğinide ifade ederek, “Adam gayet sakindi. Sanki böyle bir cinayeti kendisi işlememişti. Bu durumu beni şok etti" dedi.

DHA

İflas eden adamın şeytanî cinayeti