Wikileaks'inki gazetecilik değil e-dedikodudur!

a
a
Salı, 30 Kasım 2010 - 05:00

Avustralya merkezli internet sitesi Wikileaks gizli Amerikan belgelerini açıklamasıyla ünlü. Wikileaks’in geçmişte açıkladıkları gibi, önceki gün yayınladığı yüzlerce sayfalık rapor da dünya gündemine bomba gibi düştü. Soruşturmacı bir gazeteci olarak şunu önden söyleyeyim: Wikileaks’ın şimdiye kadar yayınladığı raporlar benim nezdimde bir tür e-dedikodudur. Çünkü hiçbir belgeye dayanmamaktadır. Wikileaks bizlerce meçhul olan bir kaynaktan aldığı bilgileri hiçbir kontrole tabi tutmadan yayınladı. Bu da bence gazetecilik değil. Olsa olsa ‘fotokopi gazeteciliği’dir. Wikileaks’i birilerinin kullanmadığını nereden bileceğiz? Bundan nasıl emin olacağız? Belki de Wikileaks, Amerikan Haberalma Teşkilatı CIA’nin maşası!!! Belgeye dayanmayan bir takım iğrenç dedikodularla, Amerikan yönetiminin sözünü dinlemeyen ülkeler ve liderler cezalandırılıyor. Wikileaks’in digital yolla dünya gündemine attığı son ‘e-bomba’lardan bu kez Türkiye’deki iktidar da nasibini aldı.

Hani bunun belgesi?

Wikileaks’in raporunda, 2003-2005 yılları arası

[[HAFTAYA]]

nda Ankara’da Amerikan büyükelçisi olarak görev yapan ve şu sıralarda Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’da kilit bir görevde bulunan Eric Edelman’ın 30 Aralık 2004’te Ankara’dan Washington’a yolladığı bir not yer alıyor. Edelman elde en küçük belge olmadan, tümüyle dedikodulara, üçüncü şahıslara dayanarak şöyle diyor; “AKP, iktidara, yolsuzlukların kökünü kazıyacağını söyleyerek geldi. Halbuki AKP’lilerin bize anlattığına göre, partinin ulusal, bölgesel, yerel seviyesinde ve bakanların aile üyeleri arasında çıkar çatışmaları ve ciddi yolsuzluklar var. İki ayrı kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre; Başbakan Erdoğan’ın İsviçre bankalarında sekiz ayrı hesabı mevcut. Erdoğan’ın mal varlığının, oğlunun düğününde gelen hediyelerden ve dört çocuğunun okul masraflarını karşılıksız ödeyen Türk işadamından kaynaklandığını söylemesi ise çok yüzeysel.” Ben de Edelman’ın bu sözlerini çoook yüzeysel buluyorum ve asla ciddiye almıyorum. Adama sorarlar; “Hani bunun belgesi?”. Yok mu? O zaman sus! Wikileaks’in raporunda, Erdoğan’ın TÜPRAŞ ihalesinden maddi çıkar sağladığı da yazıyor. Bu iddiaya inanmamak bir yana, sadece gülüyorum. Koca başbakan üç kuruş için riske girip üçüncü şahıslardan nakit para aldı. Üstelik bu çıkar sağlanan üçüncü şahıslar Rus’muş. Pes valla! Fıkra gibi... Gülüyorum.

Örtülü ödenekten Trabzonspor’a para

Bana hiç inandırıcı gelmeyen diğer iddia ise 5 Haziran 2005 tarihli bir belgede yazıyor. Başbakan Erdoğan, Trabzonsporlu eski bir futbolcu olan dönemin Bayındırlık Bakanı Faruk Özak aracılığıyla örtülü ödenekten Trabzonspor’a çok yüklü bir parayı gizlice yollamış. Amaç, Trabzon’daki seçmene hoş görünmekmiş. Ama bu arada Trabzonlu seçmen kulübüne para yollandığını bilmiyor! Para gizli gitti ya... Laz fıkrası gibi. Ben Trabzonspor’a para yollanma işine de asla inanmıyorum. Kulübün kasasına örtülü ödenekten milyon dolar girecek ve bunun ne bankada ne de kulüpte belgesi olacak. Böylesi, casus filminde bile olmaz.

Bakan’dan yalanlama

Wikileaks, belgelerinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcılara “Doğan Grubu varlığını sürdüremeyecek, hisselerini satın” şeklinde uyarılarda bulunduğunu belirtiyor. Bu da inandırıcı değil. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaptığı açıklamada “Belgelerde yer alan unsurlar o tarihlerde Türkiye’de basında çıkmış olup anında müdahale ile yalanlanmıştır. Dolayısıyla basından derlenerek oluşturulan bu belgedeki ifadeler, akıl ve mantıkla bağdaşmayan hayal ürünü ifadelerdir. Şiddetle yalanlıyorum” dedi. Şimdiye kadar yayınlanan bu belgeler, Irak’ı yalan istihbarat raporlarıyla işgal eden Amerika Birleşik Devletleri’nin çalışma şeklini göstermesi bakımından ibret vericidir, o kadar.