Ya Hanefi Avcı hakkındaki 10 no'lu delil yalansa?..

a
a
Cuma, 19 Kasım 2010 - 05:00

Yıllarını sol terör örgütleriyle mücadele içinde geçirmiş, sağcı (devletçi) olduğunu herkesin bildiği Hanefi Avcı, yasadışı sol bir örgüt olan Devrimci Karargah Örgütü üyelerine yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla tutuklanarak Silivri’de cezaevine konuldu, malum.
Hanefi Avcı gibi bir ismin, bırakın yasadışı gruba yardım etmeyi, hele hele Emniyet Amiri Semih Balaban’ı şehit eden böyle bir örgüte yardım ettiği iddiası çoğu kimse tarafından ciddiye alınmıyor.
Ama hukuktur, elbette soruşturulacak.
Ben bugün size mahkeme dosyasında Hanefi Avcı aleyhine olan 10 no’lu delilden söz edeceğim.
[[HAFTAYA]]
Hani şu eski Başbakan Mesut Yılmaz, MİT’çi Mehmet Eymür, Yavuz Ataç, gazeteciler Uğur Dündar, Sedat Ergin, Mehmet Ali Birand, Ertuğrul Özkök, Cüneyt Özdemir gibi isimlerin yasadışı ses kayıtlarını içeren kasetlerden...
Hanefi Avcı, Emniyet görevlilerinin, Eskişehir’deki makam odasını tutanak ile boşalttığını, kasetlerin kendisine ait olmadığını açıkladı. Makam odasındaki gardırobun üzerinde (nedense orada bırakılan) siyah bir çantada ele geçirildiği iddia edilen 24 adet kasetin cemaatin arşivinden olduğunu da iddia etti.
Avcı kendisine cemaatin komplo kurduğunu söyledi.

İfadeler Avcı’nın lehine
Avcı bu konuda, odayı boşaltan görevliler dahil makam şoförünün, hatta temizlik görevlilerinin bile ifadelerinin alınmasını istedi. Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı tüm görevlilerin ifadesini aldı. Bakın Avcı’nın ofisinde çalışanlar neler söylemiş:

Cengiz Ayhan Okyay (Hanefi Avcı’nın makam arabasının şoförü polis memuru): Yaklaşık 11 ay süreyle Hanefi Avcı müdürümün makam şöförlüğünü yaptım. Müdür bey ayrıldıktan sonra konutta eşine yardımcı oldum. Müdür beyin, konutundan makam odasına geldiği zamanlarda şu an bana gösterdiğiniz bir çantayı getirirken görmedim. Müdür bey laptop çantası getirirdi, o da bu çantaya benzemiyordu.

Muarrem Karagür (şoför): Bana gösterdiğiniz çantayı müdür beyin elinde hiç görmedim. Müdür beyin evinden makam odasına getirdiği laptop çantası vardı, o da ketenimsiydi.

Cüneyt Göktepe (hizmetli): Ben müdür beyin hem makam, hem de dinlenme odasının temizliğini yapıyorum. Müdür bey ayrıldıktan sonra da makam ve dinlenme odasını temizliğini yapmaya devam ettim. Müdür bey görevde çalışırken ve ayrılırken dinlenme odasındaki gardorubun üzerinde hiç eşya görmedim. Orada böyle bir eşya olsaydı girişte gözüme çarpması lazımdı.

Ramazan Alpay (koruma): 2006’dan beri Eskişehir Emniyet Müdürü’nün korumasıyım. Makam odasına çok sık giriş çıkmışlığım yoktur. Gösterdiğiniz çantayı ilk kez görüyorum. Makama getirdiği laptop, kumaşımsı bir çanta içindeydi. Buna benzemiyordu.

Kemal Altınsoy (şoför): Müdür beyin makam şoförüyüm. Onun leptop çantası vardı. Konuttan makama getirirdi. Ama o, gösterdiğiniz çanta değildi.

Nazmi Ayhan (Özel Kalem Büro Amir Vekili): Eşyaları kolilere toplayarak evine gönderdik. Bu eşyaların listesini yaptık. Bildiğim kadarıyla makam odasında ve eklentisinde Hanefi Müdürümüz’e ait herhangi bir eşya kalmadı. Dinlenme odasındaki gardırobun üzerinde siyah bir çanta görmedim. Müdür beyin odasındaki eşyaları toplarken gördüğümüz her eşyayı müdür beye ait olup olmadığını sorduk. Gardırobun üzerinde böyle bir çanta olsaydı (kasetlerin içinde olduğu iddia edilen çanta) müdür beye sorardık.

Kim koydu?
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü personelinin ifadesi böyle. Asıl soru şu: Ya ‘10 no’lu delil’ denilen kasetler gerçekten Hanefi Avcı’ya ait değilse?.. O zaman başka sorular gündeme gelir: O kasetleri kim koydu?
Cevabı Hanefi Avcı veriyor; “Komployu kim kurduysa kasetleri de o koymuştur”.