Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Ya tuz kokarsa ne olur?

Perşembe, 27 Mayıs 2010 - 05:00

Neredeyse yarım yüzyıla yaklaşan avukatlık mesleğinde onu hep ucu demokrasiye dayanan sistem muhaliflerinin davalarında izledim. Abdi İpekçi’den Barış Davası sanıklarına, ateşli savunmalar yapan bir hukuk adamı. İlk kez bu kadar çaresiz görüyorum, ilk kez bu kadar şaşkın! Yılların birikim ve deneyimlerini kullanamamasının nedenini şöyle açıklıyor: “Çünkü biz hukuk içinde çözüm üretiyoruz. Süreç hukuk içinde işlemiyor. Onlar hukuksuzluk içinde çalışıyor, biz ne yapacaklarını ve buna karşı ne yapacağımızı bilemiyoruz, çünkü hukuk bitti!” Bir hukuk adamından bunu duymak ne kadar korkunç! Turgut Kazan’ı dinlerken aklıma hep o meşhur özdeyiş geliyor, tuzla da kokmasın lafına karşılık, ya tuz kokarsa ne olur sorusu. Bir ülkede demokrasinin güvencesi nedir? Hukuk. Hukuk bittiği zaman ne olur? Ya faşizm, ya darbe!
Erzincan Savcısı İlhan Cihaner’in yürüttüğü bir soruşturmadan ötürü başına gelenler bunları hatırlatıyor. Cihaner, İsmailAğa Cemaati’nin hukuksuz işlemlerini takibe alır. Bir de İliç altın madeninin çevreyi tahrip eden uygulamaları. Bu ikisinin üzerine giderken Ankara’dan gelen bir telefonla uyarılır, telefon eden Cemil Çiçek’tir ve uyarısı ciddidir. Ne ki Cihaner bildiğini okur. Hukuksuzluklar zinciri böyle başlar. Önce takip ettiği dosya elinden alınır, Erzurum özel Yetkili mahkemeye gider, sonra hakkında dava açılıp Ergenekon’a sokuşturulur. Makam odası basılıp tutuklanır. Yargıtay’ın dosyasını istemesi kulak ardı edilir. 63 sayfalık iddianamesi 3 günde yazılıverirken birleştirme kararının yazılımı 16 gün sürer ve dosya Ankara’ya gönderilmek yerine bir itiraz üzerine bir anda Diyarbakır’a gider!

Anayasa değişsin diye bekliyorlar

Buna dosya kaçırma oyunu deniyor. Maksat belli. Cihaner’in hak ettiği gibi Yargıtay’da yargılanması önlenecek. Tutukluluk süreci devam ettirilecek. Bir tür yargısız infazla cezalandırılacak. Bu arada anayasa değişiklik paketi geçer ve Yargıtay hakimleri değiştirilirse yandaş hakimler savcıyı mahkum edecek!
Tuz kokarsa ne olur? Hukuk bitince kimden yardım istenir? Uluslararası hukuktan! Av. Kazan 28’indeki mahkemeden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceklerini söylüyor.

Anayasa paketindeki tehlike!
Turgut Kazan bir tehlikeye daha dikkat çekiyor: Anayasa değişiklik paketinde 144. maddeyi değiştiren 14. madde adalet hizmetlerinin denetiminin müfettişler dışında İÇ DENETÇİLER eliyle yürütülmesini öngörüyor. “Kim bu iç denetçiler? Partili SS’ler mi? Bu faşizme gidiştir!” diyor.
Baro eski başkanı, 47 yıllık avukat Turgut Kazan’ın suçlama ve uyarıları korkutucu. Ürkütücü. Sokaktaki insan, hukukun karmaşık maddeleri arasında kayboluyor, ne olup bittiğini anlamıyor. Yandaş medyanın çarpıtılmış, yanlı haberciliği kafalarını hepten karıştırıyor. Ben anlamıyorum, ne yapayım deyip kulaklarını tıkıyor. Oysa gün, kulaklarını açma, anlamaya çalışma zamanı. Gün gelecek senin de başına gelecek. O zaman kendini savunamayacaksın, çünkü tuz kokmuş, hukuk bitmiş olacak. Şimdi başına iş gelen, tutuklanan, sürüm sürüm süründürülen ve hukuktan medet umduğu halde adaleti bulamayanlar en az senin kadar suçsuzdu, iktidarı ele geçiren birilerinin çıkarına çomak sokmak dışında!

Yine kazı komedisi
Erzincan Savcısı İlhan Cihaner’in davasının Diyarbakır’a kaçırılması üzerine avukatı Turgut Kazan’ın basın açıklaması yaptığı saatlerde gündeme bir haber düşüyor: Erzurum’dan gelen talep üzerine Erzincan’da 2 yıldır kapalı duran et tesislerinde arama yapılıyor! Ergenekon davasında tutuklu sanıklardan birinin ailesine ait kapalı tesislerde yapılan kazı herkeste gülümsemeye yol açıyor. Artık oradan kemik mi çıkarırlar, yeni saklanmış silah mı. Kimse bu komediye inanmıyor, bırakın bu masalları, memleketin sorunlarıyla uğraşın diyor. Faşizme doğru gidiş, operet adımlarıyla yapılıyor!