'Yalama' olan 14 gensoru

Cuma, 19 Şubat 2010 - 05:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan son grup toplantısında, CHP’nin İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoruya değinirken, “Bu ülkede gensoru da yalama oldu” dedi.

Gerçek demokrasilerde ‘gensoru’ ve ‘yalama olmak’ aynı cümle içinde pek bir araya gelmez.

Argoda ‘yalama olmak’ bir şeyin sık kullanım nedeniyle gevşemesi, aşınması anlamında kullanılır.

Gensoru ise yasamanın yani TBMM’nin, yürütmeyi yani hükümeti denetleme yollarından birisidir. Gensoru bakanlıkların genel politikası ya da bir bakanın işleri ile ilgili işlerden dolayı siyasi sorumluluğunun TBMM’de tartışıldığı genel görüşmedir.

Bir bakanın düşürülmesine kadar varacak süreç genellikle TBMM’de çoğunluğu elinde tutan iktidarın oylarıyla reddedilir.

İşte Başbakan’ın ‘yalama oldu’ dediği gensoru mekanizmasından sonuç alınmamasının sebebi bizzat meclis çoğunluğunu elinde tutan iktidardır.

CHP 2002’de başlayan AKP’nin ilk döneminde altı, ikinci döneminin başlangıcı olan 2007’den itibaren beş olmak üzere, iki dönemde toplam 11 gensoru önergesi verdi. Bu önergelerin tamamı iktidarın oylarıyla reddedildi, MHP de 2007 seçimlerinden sonra üç bakan hakkında gensoru önergesi verdi. Onlar da iktidar oylarıyla reddedildi. Böylece reddedilen gensoru sayısı 14’e çıktı. Şimdi başlıklar itibarıyla reddedilen gensorulara göz atalım.

Erdoğan ve Unakıtan’a Galataport sorusu

2002-2007 yılları arasında ‘yalama’ olan gensorular şunlar:

1- Başbakan Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın TÜPRAŞ’ın bir grup hissesinin satışı ile GALATAPORT ve Kuşadası Limanı ihalelerinde, organize bir şekilde görevlerini kötüye kullandıkları, ihaleye fesat karıştırdıkları iddia edildi.

2- Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, Galataport ihalesine fesat karıştırdığı; mal bildirimi ve banka hesapları konularında ticari sır ve bankacılık sırrını ihlal ettiği, kamu gücü ve yetkisini siyasi ve kişisel sebeplerle kötüye kullandığı iddia edildi.

3- Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, çocuklarının ticari iş ve ilişkilerinde nüfuzunu kullandığı, lojman giderlerini kamuya ödeterek siyasi ahlak kurallarına aykırı davrandığı iddia edildi.

4- Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in, nitelikli ortaöğretim kurumlarında atıl kapasite oluşturarak kamu kaynaklarını israf ettiği, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nı işlevsizleştirdiği, kadrolaşmak ve yargı kararlarını uygulamamak suretiyle görevini kötüye kullandığı iddia edildi.

5- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın 22 Temmuz 2004’de Pamukova’da meydana gelen ve 38 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan ‘Hızlandırılmış Tren’ olarak adlandırılan uygulamayı mevcut alt yapı eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı iddia edildi.

6- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in sorumluluğunun gereğini yapmadığı, yetkilerini aştığı, Hazine’yi zarara uğrattığı ve görevini ihmal ettiği iddia edildi.

CHP tarafından 2007 yılından bu yana verilen gensoru önergeleri ise şöyle:

1- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılmasını engelleyerek toplantı ve gösteri özgürlüğünü ihlal ettiği, güvenlik güçlerini orantısız kuvvet kullanmasına teşvik ettiği, çatışmacı bir süreç başlattığı iddia edildi.

2- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, atv televizyonu ile Sabah Gazetesi’nin ihale ile Çalık Grubu’na bağlı Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ.’ye satılmasında rolü, etkisi ve sorumluluğu olduğu iddia edildi.

3- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Adana’dan Irak’a Türk işçilerini taşırken 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat’a düşen Moldova şirketine ait uçağın, sigortası olmadan iniş ve kalkış yapmasına izin veren, rüşvet aldığı iddia edilen yöneticileri himaye etmekle suçlandı.

4- Devlet Bakanı Mehmet Aydın, TRT’yi Ergenekon soruşturmasının propaganda aracına dönüştürmek, firari şüphelileri TRT ekranlarına çıkarıp siyasi muhalifleri sindirmeye yönelik açıklamalara göz yummak ve yargının etkilenmesine zemin oluşturmakla suçlandı.

5- Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, yargıç ve savcıların telefonlarının dinlenmesi ile Deniz Feneri davasının Türkiye’deki asıl faillerine ulaşılması konularında görevini kötüye kullandığı iddia edildi. (Bakan görevden alındı, bu yüzden işleme konulmadı.)

MHP’nin 3 gensorusu reddedildi

MHP ise üç bakan hakkında gensoru verdi.

1- Tarım Bakanı Mehdi Eker’in tarım sektöründe desteklemelerin zamanında ödenmemesi veya kaldırılması, girdilerdeki artışlar ve ürünlerdeki düşük fiyat ile üreticiler yanında tüketicileri zarara uğrattığı iddia edildi.

2- Enerji Bakanı Hilmi Güler’in elektrik ve doğalgaz zamlarıyla vatandaşları zor durumda bıraktığı, enerji alanındaki yolsuzluklara yol açtığı iddia edildi.

3- Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’in, çalışma yaşamının sorulara ve ilgili kesimlere duyarsız kaldığı iddia edildi. Bu meclis aritmetiği ile Habur’dan giriş yapılan PKK’lıların tutuklanmaması için ‘mahkemelerin ayarlandığını’ söylediği iddia edilen İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verilen gensorunun da reddedileceği, yani ‘yalama olacağı’ ortaya çıkıyor.