Yalçın Akdoğan'la Mısır krizi ve çözüm süreci

Perşembe, 11 Temmuz 2013 - 05:00

AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakan’ın Siyasi Başdanışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan ile Mısır’daki gelişmeler ve çözüm sürecinde atılmakta olan adımları konuştum. Sorularıma verdiği yanıtları özetle aktarıyorum.



MISIR’DA NE OLACAK?

Sadece Mısır’ı değil, bölgesel gelişmeleri etkiledi. Türkiye’nin bu coğrafya ile ilişkisi de etkilenecek. İçimiz kan ağlıyor, demokrasi dünyanın gözü önünde katlediliyor. Milletin iradesine darbe vuruldu. Sandıktan çıkan, halkın büyük desteğiyle seçilen ilk sivil cumhurbaşkanına bir yıl bile tahammül edilemeyip tanklarla, zorla, tutuklamayla alaşağı edildi. Bunun adı açıkça darbedir. Hiçbir din adamı, hiçbir demokratik ülke, hiçbir süper güç, bu yapılan darbeyi gözlerden saklayıp perdeleyemez.

[[HAFTAYA]]

ABD GÖZ YUMDU MU?

Türkiye bölgede yumuşak güçle gündeme gelip örnek ülke olarak yükseliyorsa, ilkesel duruşun yanında ahlaki bir tavır sergileyerek bunu başardı. İslam ülkelerinden mırın kırın edenler, buna ‘darbe’ diyemeyenler, askeri övenler var. Bunlar, tarihe kara bir leke olarak geçecektir. Elimizde somut bilgi olmadan ABD’nin darbe ile ilgisi hakkında değerlendirme yapmak yanlış. Hiçbir darbe, uluslararası destek olmadan gerçekleşmiyor. Bugün ciddi oranda bir tepki var mı uluslararası toplumdan? Bu bile destek anlamına gelmektedir.

MURSİ’NİN HATALARI?

“Darbe kötüdür ama...” diyenler ile “Mursi’nin yanlışları vardı” diyenleri aynı kefeye koyuyorum. DENGELER DEĞİŞECEK Mİ? Mısır, İran, Türkiye bölgedeki üç önemli ülke. Mısır ile Türkiye birbirine yaklaştı, bu birilerini rahatsız etmiş olabilir. Birbirine zıt ülkelerin aynı potaya düştüğünü gördük. Suriye, İran, Suudi Arabistan ve İsrail’in bir şey dediğini gördük. Bunun ahlaki bir karşılığı yok.

SİSİ İLE DİYALOG OLDU MU?

Mısır Genelkurmay Başkanı El Sisi ile diyalog olmadı. Başbakan, El Sisi ile konuşsa meşrulaştırma gibi algılanabilirdi.

ÇÖZÜM SÜRECİ YAVAŞLADI MI?

2011 seçimlerinden önce ister “Oslo” ister “açılım” deyin, bir süreç vardı. Bu dönemde Silvan saldırısı oldu. Bir takım uluslararası güçler ve PKK “Arap Baharı var, devrimci halk savaşı ile bunu başarırız. Kırsalda alan hakimiyeti kurarız” dedi. Hükümet, başarılı KCK operasyonlarıyla bunu çökertti. Gezi Parkı süreci de kısmen örgütün kimyasını bozdu. Farklı ülkelerin “Burada başka yöntemle bu iş yapılıyor” diye bu işi yönlendirme ihtimali oldu. Süreç olsa da olmasa da AK Parti reformcu bir iktidar. Halkı için adım atıyor. Türkiye’nin gelişebilmesi için de sürecin devamı lazım. Süreçle bağlantılı olarak hükümet ev ödevini yapıyor. Kongremizde 63 madde açıkladık. Bununla ilgili kurumlar çalışıyor.

ÇEKİLME DURDU MU?

Yeni korucu alınmadı, ilave karakol yapılmadı. Örgüt, silahlı unsurların çekilmesiyle alan hakimiyetini kaybedeceği endişesinde. Çekilme tereddütleri veya süreçteki yavaşlama bundan kaynaklandı.