Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Yalnız sporla olmaz

Cumartesi, 27 Mart 2010 - 05:00

21. yüzyılın ilk çeyreğine doğru yürürken; dev bir imparatorluğun mirası olan Türkiye Cumhuriyetimiz; ülkemizi batıdan doğuya kuzeyden güneye eğitim, sağlık, refah ve spor bakımından aynı düzeye yükseltmeye savaşıyor. Bunda henüz tam başarıya ulaşamadığımız bir gerçek. Böyle bir hedefe varmak için tüm görevli birimlerin, toplumsal örgütlerin birlikte ve paralel olarak çalışmaları gerekli.

Gazetelerin ekonomi sayfaları; dikkatle okuyanlara çok şeyler söyler. Bir sürü rakam, istatistik ve görüşün yanı sıra orada çok çıplak gerçekler de vardır. Geçen gün elektrik şirketlerinin özelleştirmeleri ilgili bir haberde üç tablo dikkatimi çekti. İhaleye çıkarılacak dört ayrı bölgede elektrik kayıp ve kaçak oranları. İstanbul’un Avrupa yakasında; yüzde 11.00, Edirne Kırklareli, Tekirdağ’da yüzde 7, İzmir Manisa’da yüzde 6.3 ve Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Batman ve Şırnak’ta ise yüzde 64.2. Şimdi kullandığı elektriğin parasını verme bilincine ulaşmamış; kaçak elektrik kullanılan bir bölgede tek başına spor hamlesi nasıl yapılacak? Topluma spor ve onun esas unsuru olan Fair Play bilinci nasıl verilecek? İşte en büyük sorun bu.

Ülkenin sporunu yönetenler hiçbir alanda tek başlarına başarılı olamazlar. Orada hakemler de dayak yer, stadyumlar da savaş alanına döner, tesisler de harap olur. Onun için ülkemizde devlet sporda tek başına yol haritası çizemez. Sporla birlikte, eğitimde o bölgelere gitmek zorundadır. Bu yüzden yıllardır göstermelik spor derslerinin 4 saate çıkarılmasını, spor öğretmenliği için yetiştirilen BESYO mezunlarının okullara atanmasını savundum. Çocuklara ve gençlere ilk defa iyi vatandaş olmalarını; sonra sporu öğretmeliyiz.

Bir dönem okuduğum Bursa Erkek Lisesi’ndeki Kıbrıslı İngilizce öğretmenimiz rahmetli Gülbahar bey bize iyi vatandaş olmayı otobüse bindiği zaman ne düşündüğünü şöyle anlatmıştı: “Ey Gülbahar 70 kilo sikletin var. Bu araba ülkenin benzinini yakar, hemen biletini al.” GSGM yeni ve iyi bir atılımla Spor ve Gençlik Genel Müdürlüğü olarak ikiye ayrılırken; Milli Eğitim Bakanlığı da boş durmamalı, bu iki genel müdürlük ile koordinasyon halinde çalışmalıdır. Atasözlerimiz bizlere bin yılların öğütünü verir ve “Bir elin nesi var? İki elin sesi var” der. Hamle, kalkınma, çağdaşlaşma yalnız sporla olmaz.