Yalnızlık huzursuzluktur

Cemil Kavukçu, yeni kitabı ‘Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz’de efkarlı bir yalnızlığı anlatsa da ortaya bolca hayal gücü koyarak hikayeyi ‘matrak’ bir hale getirmeyi başarıyor
 

Yalnızlık huzursuzluktur
Adalet ÇAVDAR/ adaletcavdar@gmail.com
 
 
Yalnızlık. Dokuz harfli bu kelimenin canımızı bu kadar sıkması oldukça tuhaf. Kimileri yalnızlığın bir lüks olduğunu savunurlar; “Ne güzel işte hesap sorulacak hesap verilecek kimse yok, kendi huzurunla yaşıyorsun” şeklinde savunmaları vardır. “Ben yalnızken hiç sıkılmıyorum” derler. Yalnızlığın kendine ait bir huzuru yoktur kanaatimce, o başlı başına bir huzursuzluktur. Huzursuzluğun insanın hayatına elbette katkıları da olur. Sonuçta insan dipsiz bir kuyu kazdıkça bir şekilde kendini kaybeder kaybeder tekrar bulur.
 
Cemil Kavukçu’nun yeni uzun öyküsü Can Yayınları tarafından yayınlandı. “Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz” adını taşıyan bu uzun öykü, 104 sayfa içerisinde yalnızlığın kendi halince bir tanımını yapıyor. 1980 yılından bu yana öyküleri yayınlanan çeşitli ödüller alan ve pek çok kitabı olan Kavukçu’nun yalnızlık tarifinin içerisinde efkar olsa da oraya bolca hayal gücü koyarak hikayeyi “matrak” bir hale getirmeyi başarıyor.
 
Kendi kendiyle kavgada…
 
Elbette yalnız bir adam soğuk ve yağmurlu bir pazar sabahına uyanıyor öykünün başında. Feridun, kendiyle ve ailesinden geriye kalan tek birey ablasıyla kendi kendine kavga edip duruyor. Çareyi dokuz on saat önce terk ettiği mahalle birahanesine geri dönmekte buluyor. Orada da kendi halinde başka bir yalnız olan Gero karşılıyor. Bir yalnız başka bir yalnıza statü nedeniyle saygı gösteriyor. “Hiç yoktan bir ses” diye geçiriyorlar akıllarından birbirlerini. Sonra kapıdan tanımadıkları ama Kaptan olduğunu iddia eden bir yabancı giriyor. Ve hikâye aslında burada başlıyor.


 
Bir uzun öykünün içerisine birden çok karakter anlatmayı başarıyor Kavukçu. Her biri birbirinden yalnız pek çok adamın hikâyesi Kaptan’la beraber birahanenin kapısından içeri giriyor. Birahane bir gemiye dönüşüyor. Dünya su yüzüne çıkıyor. Başı sonu yolunu bir şekilde bulamayıp, hayatta bir şekilde tutunmayı başaramayıp sevse de sevmese de kendini denizin üstünde bulan adamların hikâyelerini dinlemeye başlıyor Feridun ve Gero. Ve bir süre sonra geminin içinde buluyorlar kendilerini. Hayal mi gerçek mi orasını keşfetmek okuyucunun işi.
 
 
Öyküden daha fazlasını verir okura..
 
Türk Edebiyatı en iyi öykücülerinden biridir Cemil Kavukçu. Taşrayı, yalnızlığı, kenarı köşeyi tasvir edişiyle bir öyküden çok daha fazlasını verir okuyucusuna. Bir hayatı seyretme fırsatı sunar, bir aralıktan içeriye sızdırır insanı. O sızdığınız yerde kendinizi hiç tanımadığınız insanların sırtlarını sıvazlarken bulursunuz. Kahramanları ya da anlatıcıları genelde erkek olsa da onlarla sokak sokak yalnızlıktan bahsederken ağlamadan kendileriyle dalga geçerken karşılaşırsınız. Efkardan içiniz sıkılmaz, hayata dair eksik bulduğunuz bazı anlamları yenilemenizi sağlar Cemil Kavukçu.

Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz
Cemil Kavukçu
Can Yayınları
104 sayfa

 
Yandex.Metrica