Yanlış hesap

Pazartesi, 26 Temmuz 2010 - 05:00

Her şeyden önce...

Fotoğrafı gördünüz mü?

Çetin Doğan Paşa, eşiyle birlikte bavulunu hazırlıyor. “Hiçbir yere kaçmayacağının resmidir...”

Kendini adalete emanet ediyor.

Ama adalet, onu 5 ay bekletecek...

Bu durum, kanunlara uysa bile vicdanlara sığmıyor.

O fotoğraf aslında 1 değil 101 Asker’i temsil etmektedir.

Özetlersek özü öz, sözü söz Türk Askeri, Çetin Paşa’nın kişiliğinde bir kere daha güven tazeliyor.

Moral’dir.

Ordu’nun epey yara bere aldığı şu günlerde, Ordu’ya moraldir bu.

Fakat heyhat...

Son dakikada gelen “gözaltı” haberi, asaletin bile artık on para etmediğini anlatıyor.

*

Şimdi geçelim günlük konumuza...

Referanduma.

Evet ya da hayır kampanyalarına bir sözüm yok. Herkes kendi tezine elbet sahip çıkacaktır.

Ama ne kadar çok 12 Eylül karşıtı varmış meğer... 30 yıl evvel, bir Eylül sabahı oh!.. hayatımız kurtuldu, hoşgeldin Asker diyenler aynı insanlar değilmiş sanki...

28 yıl evvel, bir Kasım sabahı Anayasa oylamasına yüzde 92 evet diyenler, aynı seçmenler değilmiş sanki.

Ne oldu bunlara?

Hepsi birden uçup gitti mi?

*

Sevgili okuyucular.

Darbelere paydos güzel bir şey. Hep birlikte bağıralım: Darbelere paydos.

Ama 30 yıl önceki hem de davet edilmiş bir harekâtı, şimdi Ordu düşmanlığı’na vardırmak başka bir şey... Lütfen ölçüyü kaçırmayalım... Demokratik sicilimizi temizlerken, lütfen başka yerleri kirletmeyelim.

Unutmayın.

Geçici 15’inci madde, beyaz bir sayfa açmak için kaldırılıyor. Yeniden karalamak için değil.

*

Bu bakımdan evet kampanyası’nı 30 yıl önceki bir hesaba endekslemek ve sırf oraya ağırlık vermek iyi olmuyor.

Pakette başka maddeler de var.

Onları bırakıp, bütün kampanyayı kin ve nefret ekseni’ne oturtmak, referandumun asıl amacına da aykırı.

Minder dışına çıkmayalım.

Hakemleri de şaşırtıyoruz.