Yanlışlıkla iyilik yaptığım kişiyi denize attım

Cumartesi, 14 Ekim 2017 - 05:00

Taksim’de bir Türk görünce, birbirimize Uruguay’da rastlaşmışız gibi heyecanla “Merhaba” dedik.



“Ağaç eğriyse, armut dibine düşmez” diye bir atasözü uydurdum.



‘Aldatmak’ bir seçenektir. Öyle anında oluşan bir durum değildir.



Kültürsüzlük belirtisi: Garsonlara kötü davranmak.



Çocuklaşacağı kimsesi olmayanlardan çok korkun.



Bence balıklar suda olduklarının farkında değiller. Uçtuklarını sanıyorlar.



Ayrılırken şefkatli davranan, ayrılmak isteyendir.



Bir abi vardı, 1986 Türkiye güzelinden ayrılıp 1987 Türkiye güzeliyle evlenmişti.



Şişman sokak kedilerini samimi bulmuyorum.



Bunalım, insanın kendini dinlemekten yorulmasıdır.



Basiret, bağlı ve bağsız olarak ikiye ayrılır.



Oje kapağında diş izi olmayan kadından korkarım. Diş izi olandan da.



Her gün en az bir kere “Zannetmiyorum” diyorsanız, çevrenizi değiştirin.



Buzdolabının kapısı kapatılınca içindeki lambanın söndüğünden emin olamayanlardanım.



Önemli: “Pirinç olmasa yaprak sadece bir bitki olurdu” dedi biri.



Yukarı düşen meşhur ve zengin artist arkadaşlarım oldu. Üzgünüm, umarım bir gün düştükleri yerden tekrar aşağı tırmanırlar.



Yolda yürürken boş teneke kutusuna tekme atanla tatile gidilir. Tenekeyi alıp çöpe atanla ticaret yapılır. Tenekeyi görmeyenle evlenilir.



Bankamatiklerin de karşı küfür etme hakkını savunanlardanım.



Alman olmayıp Almanca öğrenip konuşanları anlamıyorum. Almanları da anlamıyorum. Almanca bilmiyorum ben.



Komparsita, Türkçe tango ve plajlı bir İstanbul falan derken hooop film bitti!
Yandex.Metrica