'Yansak da dokunacağız'

Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutukluğunun geçtiğimiz cumartesi günü, 100. gününü doldurduğuna dikkat çekmek için, gazeteciler Galatasaray'da yürüyüş düzenledi

'Yansak da dokunacağız'

Öğrenci Kolektifleri, Halkevleri ve Türkiye Komünist Partisi’nin de destek verdiği 200 kişilik topluluk, 'Adaletin kara 100’ü’ 'Yansak da dokunacağız’ pankartlarının ardında toplandı.

Aralarında Rıdvan Akar ve Ruşen Çakır’ın da bulunduğu topluluk, 'Özgür basın, özgür toplum’, 'Ahmet Şık, Nedim Şener 100 gündür tutuklu, işte AKP demokrasisi’, 'Halkın haber alma hakkı için sokaktayız’ yazılı dövizlerle Taksim’e yürüdü.

GAZETECİ, GERÇEĞİN TARAFINDADIR

Taksim’de gazeteci Rıdvan Akar’ın okuduğu basın açıklamasında şöyle denildi: "Seçim öncesi bir programda Başbakan Erdoğan; gazetecilerin sorusu üzerine, 'bazı kitaplar vardır ki! bombadan daha tehlikelidir’ dedi.

İleri demokrasi kavramının mucidi, ileri demokrasi ülkesinde, bomba ile kitap eş tutuluyor. Gazeteciye ‘namert’ diyerek ayar veriyor. Kendisine çanak soru sormayan, yalnızca işini yapmak isteyen bir gazetecinin işten çıkartılmasına vesile olabiliyor.

Tüm bunlar olduktan sonra, helalleşmek istiyor. Böyle bir konjonktürde bizim onunla, o düşünce sistematiğiyle helalleşmemiz mümkün değil. Çünkü gazeteci gerçeğin peşindedir.

Çünkü gazeteci taraftır. Ama son zamanda kafalara yerleştirilmek istenen, candaş veya yandaş tarafından değil, gerçeğin tarafındadır. Gazetecilerin özgürlüğü aynı zamanda halkın haber alma özgürlüğüdür. Çünkü biz yazmasak, hiçbir yolsuzluk, hiçbir ihlal haber olmayacak.

Yapanın yanına kâr kalacak. Yanlış gidenleri öğrenemeyecek. Eşit, özgür, demokratik, müreffeh toplum ancak prangalarından kurtulmuş bir basınla mümkün olabilir. Özgür basın şiarımıza ulaşmak için, biliniz ki, yansak da dokunacağız."

Açıklama sonrası topluluk olaysız dağıldı.

Mustafa ÖZDABAK/DHA

Yandex.Metrica