Yaprak Dökümü ne zaman biter?

Cuma, 04 Haziran 2010 - 05:00

Yaprak Dökümü için “Bu sonbahar son baharımız olacak” sözü yalan oldu. Her ne kadar Tolga Karel (Oğuz) iki gün önce 2. Sayfa’da final olacak dediyse de... Anladığım kadarıyla o final Tolga Karel için geçerli çünkü önceki akşam Oğuz’un Seyfi’yi öldürdüğünü itiraf etti. Gözyaşları eşliğinde... Dizide kötülük söz konusu olunca Ferhunde’den aşağı kalmayan Oğuz’un gözyaşları da ilgi çekiciydi... Gerçi gerçek hayatta biz her kameraya ağlayan Tolga Karel’e alışık olduğumuz için çok da yabancılık çekmedik. Hah, dedim hatta; “Mevzu diziye de sirayet etmiş”. Neyse... Diyeceğim şu ki, bu aile, bu insanlar, bu kainat, talihsizlik ve buhran üstüne kurulmuş kaderlerini değiştirebilecekler mi bir şekilde? Yoksa Türkiye çöl olana kadar devam edecek mi bu yaprak dökümü? Bilemiyorum...

Ödüllerde korku seziyorum

Altın Kelebek Ödülleri önceki akşam Star ekranından yayınlandı. Dağılımlardan anladığım kadarıyla son 1 yıl içinde televizyonda değişen bir şey yok... Belki Ezel fırtınası etkilemiş izleyeni, onun dışında geçen yıl kim ne aldıysa bu yıl da aynı kişiler kaldırdı ödülü havaya... Benim ilgimi çeken bir ayrıntı var tüm ödüllerde. Mesela en iyi anchorman Ugur Dündar seçilirse, mutlaka Mehmet Ali Birand da 32. Gün’le kucaklıyor bir başka ödülü. Ya da tam tersi olursa, Uğur Dündar’ın Arena’sına ödül veriliyor... Son iki yılın saygın ödüllerini inceleyin, bu ayrıntı hep çıkacaktır karşınıza. Anlamak mümkün değil... Uğur Dündar da Mehmet Ali Birand da meslekte zirvede oturan isimler. Bir işi iyi yapıyorlarsa diğerini daha iyi yapıyorlar... Ha, mesele denge yaratmaksa ve emeğe saygı diye bir şey de varsa oraya bir de Ali Kırca koyalım o zaman. Özel ödül ya da adı her neyse verelim bir tane de Kırca’ya. Adaleti budur meselenin...

Deterjan sıkıntısı mı var?

Pazar sabahları kahvaltıda magazin programları izleyen müşterinin şikayetini not düşelim hemen; mikrofonlar kirli... Dikkat ettim çoğu kanalın logolu mikrofon başlıklarında ciddi bir sorun var. Çok kullanılmaktan haklı olarak kirleniyor. Ama bildiğim kadarıyla bu aksesuarı çıkarıp yıkayabiliyorsun... Zamanımız yok demeyin, yıkayın şu logoları. Kahvaltı masasındakilerin mideleri kalkıyormuş vallahi. Elçiye zeval olmaz, benden iletmesi...

Pakize’den Birand çıkar mı?

Önceki gün Pakize Suda’nın HaberTürk’te yaptığı Hayata Dair’e konuk oldum. Pakize’yi Konuşa Konuşa zamanlarından tanırım. Çok sert sorular sorar. Ama sevimli bir sertlikle yapar bunu... Fark ettim ki bugüne kadar ekrana hiç yansıtmadığım özel hayatım almış başını gidiyor programda. Bir fren ihtiyacı duydum hemen. Ama ne mümkün... Pakize’ye konuk olacaklara dikkatli olmalarını öneririm. Bir de bana aktardığı bir sorunu bölüşmek isterim... Şimdi dizilerin anlı şanlı oyuncuları var ya; çok katılmıyorlarmış böyle hasbihâl programlarına. Bir taraflarının havalandığından şikayetçi Pakize... Gel geç şöhretlerin bir gün hayatımızdan çekip gideceklerini hatırlatarak rahatlattım Pakize’yi; biz hancıyız sonuçta. Kimleri gördük gökyüzü katmanlarında... Ah bir de unutmadan; yeni bir Mehmet Ali Birand vakası oluşuyor ekranda. Pakize de Birand gibi takvimlerle kavgalı, gündür aydır karışıyor birbirine. Sevimli duruyor onda da yahu!

Vadide Elif yalan oldu!

Kurtlar Vadisi Pusu bir erkek dizisi. Ama bildiğim kadarıyla topa Ebru Alemdar girdiğinden beri kalabalık bir kadın kitlenin de ilgisini çekiyor dizi... Star’ın internet adresinde yapılan bir oylama ilginç bir sonuç çıkardı ortaya. Vadi’nin gelmiş geçmiş en sevilen kadın karakteri Ebru Alemdar seçildi... Aynı ankette, Polat’ın unutamayıp, kızına ismini verdiği Elif ise büyük bir oy farkı yiyerek ikinci olabildi. Polat unutmadı ama izleyici çoktan unuttu Elif’i... Bana kalsa oyum Polat’ın validesine giderdi. O ki serinin tüm alanlarında hayatta kalmayı başararak dizi için farklı bir kadın zaferine imza attı çünkü...

Küfürsüz de gülebilirsiniz...

Argo dilin parçasıdır. O yüzden gündelik kullanım içinde hiç de yadırgamam. Kaldı ki bizim milletin her iki lafından biri dolaylı da olsa bir argo çağrışımı içerir... Ekrandaki komik dizilerin sıklıkla yararlandığı argo ve bel altı olayında anladığım kadarıyla izleyicinin hoşgörüsü de gelişmiş olmalı. Bu kadar bipli yayınlara isyan etmediklerine göre, hiçbiri. Neyse... Bugünlerde argodan hiç yararlanmadan güldürebilen bir çalışma var ekranda. Zeki ve Metin’le Kabare Atölyesi (Star TV). Dikkat ettim hiç bel altı gönderme yapmadan yüzüyorlar kendi sularında. İlginç olanı başarılılar da... Başlangıçta ön yargılı davransam da mevcut fotoğraf gösteriyor ki, argosuz da kendini bir kitleye taşıyabilecek bir programla karşı karşıyayız...

Beşi bir yerde HD kanalı!

Yayıncılık teknolojiden kaçamıyor. Bu yüzden hemen her kanal HD denilen ve yüksek çözünürlük içeren digital sisteme hazırlıyor yayınını, kimisi geçti bile... Son olarak D-Smart platformu Doğuş kanallarıyla iş birliği yaparak HD-en diye bir kanal yarattı ve içine NTV, NTV Spor, CNBC-e, e2 gibi kanalların göz alıcı işlerini özetleyen bir içerik koydu... Böyle “beşi bir yerde” gibi bir kanal oldu bu. Ve platformun 116. sırasında yerini buldu. Bütünle değil özetle, ama parlak özetle ilgilenenlere duyurulur...