'Yaratıcı çocuklar bu ülkenin geleceği'

Demet Sabancı Çetindoğan'la çocuklar ve yaratıcılık, derneğin yaptıkları ve yapacakları üzerine konuştuk...

'Yaratıcı çocuklar bu ülkenin geleceği'

RÖPORTAJ: Aslı EKİNCİ

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ışığısınız. Ülkemizi aydınlığa sizler kavuşturacaksınız. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”...

Mustafa Kemal’in çocuklara hitaben söylediği bu sözler, 2003 yılından beri çeşitli kurum ve kuruluşlarla çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini geliştirmek için pek çok yarışma, etkinlik ve organizasyon düzenleyen, burslar veren Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin sitesinde yazıyor. Derneğin kurucularından Demet Sabancı Çetindoğan’la çocuklar ve yaratıcılık, derneğin yaptıkları ve yapacakları üzerine konuştuk...

Bir iş kadını olarak ciddi anlamda müteşebbis bir tablo çiziyorsunuz. Bu girişkenliğiniz, Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin ortaya çıkışında büyük rol sahibi sanıyorum?

Çocuklarla birlikte projelerde çalışmaktan son derece keyif alıyorum. Yaratıcılıklarında sınır koymuyorlar. Onlardan çok şey öğreniyorum, üstelik de keyif alarak.

Çocukların yaratıcı yönlerini öne çıkarmaya aile içinde de özen gösteriyorsunuz. Kızınızın resim yeteneğini, sergi açmasına yardımcı olarak desteklediniz. Rahmetli babanız Hacı Sabancı’dan miras bu durum galiba?

Evet büyük kızımızın resim yeteneği olduğu için sergi açmasına yardımcı olduk. Küçük kızım da bir süre önce tasarladığı kitap aralığını hayata geçirip satışının tamamını çocuk derneğine bağışladı. Ben de 11 yaşındayken Sabancı Vakfı’nın yaptıklarından etkilenip, kuzenimle sergi açıp, o günkü satıştan elde edilen gelirle bir okulun ihtiyacını karşılamıştım. Babam vakfın başkanıydı ve evde sürekli yardım konuları konuşulurdu. O yaşlarda babamdan çok etkilendim. Umuyorum çocuklarım da benden etkilenirler.

Yaratıcılığın tanımı nedir? Çocukların yaratıcılıkları ile ilgili belirtiler var mı?

Yaratıcılık; insanın içinde saklı olan yeteneğin, özgünlük, varoluş ve ifade etme gibi duyguların farklı olarak aktarılmasıdır. Müzik sesini duyan bir çocuğun dans etmesi, mutfakta hazırlanan yemeğe kendinden bir şeyler katması, resim yaparken kullandığı renkler, malzemeler, kıyafetlerini seçişi, her seçiminde özgün ve rahat bırakılması, desteklenmesi yaratıcılığı tetikler.

Dünya ülkeleri AR-GE’ye (araştırma geliştirme) büyük bütçeler ayırıyor. Özel şirketler de buna bütçe ayırırken devlet ne noktada?

Hepimiz olay ve durumlar karşısında orijinal fikirlere sahip, araştırmacı, yenilikçi çalışanlarımız olsun isteriz. Hatta eleştirel bakan, bilinenin dışında, özgün çözümler üretip, düşünebilen, günlük hayata bunları aktarabilen insanlar yetiştirmek isteriz. Bu anlamda gerek ülkeler gerekse çok uluslu şirketler büyük bütçeler ayırarak konunun önemini vurguluyorlar. Ülkemizde yine uluslararası şirketler buna bütçe ayırıyorlar. Tabii bunların anlamlı hale gelebilmesi için bu konunun devlet politikasıyla birlikte yapılıyor olması lazım. Yolun çok başındayız.

Bu çocuklara burs vermek isteyenler nasıl ulaşacaklar? Burs ücretleri nedir?

Çocuklara burs vermek isteyenler direkt derneğimizle temasa geçebilirler. Burs ücretleri çok değişken olduğu için birlikte uygun koşullar sağlanabilir.

Hangi alanlarda çalışmalarınız var?

Yahudi, Rum ve Ermeni okullarındaki çocukları da kucaklamanız çok güzel olmuş... Yaratıcı Çocuklar Derneği okulların katılımı ile Topkapı Sarayı Müzesi, Yıldız Sarayı Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ayasofya Müzesi, Rahmi M. Koç Müzesi, Dolmabahçe Sarayı Müzesi, İstanbul Atatürk Havalimanı TAV gibi kültürel ve kamusal mekanlarda gerçekleştirdiği etkinliklerde öğrencilerin plastik sanatlar, müzik, drama ve disiplinlerarası çalışmalarını sergiliyor. 3 senedir karikatür, masal ve öykü yarışmaları düzenliyoruz. Ayrıca bu yıl 6’ncısı yapılan, her yıl farklı bir tema ile First Lego Ligi Türkiye Turnuvaları düzenleniyor. Etkinliklerimiz bütün okullara açık. Yahudi, Rum ve Ermeni okulları diye bir ayırımımız yok, olmayacak da!

Bu imkan ve burslardan faydalanmış çocukları gelecekte neler bekliyor?

Konularında mutlaka kendilerini kanıtlamış bireyler olacaklarını düşünüyorum. Kendilerine olan özgüvenleri artacak ve daha mutlu, daha üretken olmaya devam edeceklerdir.

Ülkenin yaratıcılık konusunda belli bir politikası ve hedefi yoksa bunun ülke ekonomisine getireceği sorunlardan bahsedebilir miyiz?

Uluslararası düzeyde katma değerli ürünlere sahip olamamak, dünya markası oluşturamamak. Bu anlamda devletten bazı teşvikler var. Ancak çok çok yetersiz.

Yaptığınız yarışmaların katılım koşulları neler?

Her yarışmanın farklı koşulları var. Yarışmaya göre şartnameler hazırlanıp tüm okullara duyurular yapılarak katılım sağlanıyor.

Uluslararası yarışmalarda Turkiye’yi temsil edecek çocukları nasıl seçiyorsunuz?

Örneğin First Lego Ligi’nin (FLL) FLL’nin altyapısında takım çalışmasına çok önem veriliyor. Aslında bu durum ülkemizde ve birçok ülkede biraz eksik. Bireysel başarıdan ziyade, takım olarak çıkardığınız performans hesaplanıyor. O zaman da grupta; egoları öne çıkarmadan, birlikte hareket etme, birlikte bir şey yaratma kavramları gelişiyor. Puanlama yapılırken de, her bir grubun -ister robot tasarımı yapılsın, ister sunum, ister yarışma takım olarak ne yaptığına bakılıyor. Yani FLL’de iyi bir fikir bulmak veya bilim adına yarışmak kadar; takım olmak da önemli.

Çocuklarda takım ruhu kolay gelişiyor mu?

Geçen sene bir anket yaptık ve çocukların takım olma anlayışını ne kadar iyi kavradıklarını gördük. Takım olmayı öğrendiklerini yazanlar, “Her şeye değerdi” diyenler oldu. Turnuvaya 18 farklı ilden gruplar geldi. Bambaşka iklimlerde, sosyal ve kültürel koşullarda, hatta farklı ekonomik şartlarda yaşayan bu çocukların; birbirlerini anlamaları, büyük bir takımın parçası olduklarını fark etmeleri bizi çok etkiledi.

 Bundan sonraki proje ve müsabakalardan bahseder misiniz?

Yaratıcı Çocuklar Derneği olarak First Lego Ligi’nin (FLL) Türkiye ayağını organize edeceğiz. FLL 9-16 yaş arası gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek, yaratıcılıklarını geliştirmek, takım çalışması kabiliyetlerini artırmak amacıyla First Vakfı ve Lego Firması’nın ortak çalışmasından doğmuş kar amacı gütmeyen bir programdır. 1998’de başlayan bu oluşuma 49 ülke katılıyor. FLL’nin 2010 yılı etkinliğinin ana teması ‘Akıllı Hareket’ bugüne kadar öğrenilen birçok konuyu kapsıyor. İnsanların, ürünlerin en güvenli ve mümkün olan en verimli şekilde ulaştırılması konusu işleniyor. Bu yıl Avrupa Açık Şampiyonası ülkemizde, İstanbul’da gerçekleşecek. 2010 yılında Ankara, İzmir, İstanbul olarak üç yerel, bir ulusal ve bir uluslararası şampiyona yapmış olacağız.

Amaç eğitimde fırsat eşitliği

Şirketlerinizin bünyesinde Ztv adlı bir eğitim kanalınız var. Bu kanaldan kimler faydalanabilir? Nasıl bir eğitim veriyorsunuz?

Ztv, Türkiye’nin ilk ve tek eğitim, gençlik kanalı. Amacı da eğitimde fırsat eşitliği. Sonuçta gelir düzeyiniz ne olursa olsun televizyonun karşısına geçip Ztv’yi tıkladığınızda aynı bilgi ve eğitimi alıyorsunuz. Amacımız eğitimi, diğerleriyle aynı imkanlara sahip olamayan değerli ögrencilerimizin evine götürmek. Bu anlamda birçok mail, telefon alıyoruz. Kimileri teşekkür ederek girdiği okul ve bölümleri yazıp bizi sevindiriyor, kimileri de derslerde anlamadıklarını soruyor. Ekip arkadaşlarımızla öğrencilerimiz sürekli bir bilgi paylaşımı içerisindeler. Gençlik adına, eğitim adına çok faydalı olduğunu düşündüğüm bir proje. Hayata geçirmiş olmaktan son derece mutluyum.

Genç bir nüfusa sahibiz. Bu potansiyeli değerlendirmek için hedefleriniz neler?

Ztv’de üçüncü yılımızdayız. Burada sadece dersler değil, gençlerin farklı alanda kendilerini yetiştirmelerini de sağlamaya çalışıyoruz. Güzel sanatlar, kısa filmler, el becerileri gibi farklı alanlarda programlar hazırlıyoruz.

4