Yargı süründürdü tazminat kahretti

Halit Güleç 1980'de cinayetle suçlandı. 22 yaşında girdiği cezaevinden 32 yaşında çıktı. Katiller ortaya çıkınca tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti

04 Kasım 2012, Pazar 05:00
A A

MEHMET ÇELİK

mehmet.celik@posta.com.tr

Ama 'suçsuz' olduğuna dair karar ancak 8 yıl sonra çıkabildi. 40 yaşında suçsuz olduğu anlaşıldı. Sağlam girdiği hapishanede kemik erimesi hastalığına yakalandı. Karaciğer ve böbreklerinde de çeşitli sorunlar çıktı. Ancak çilesi bitmemişti: 44 yaşında tazminat mücadelesini de kaybetti.

Akrabası Neytullah Özgen'i bir terör örgütü adına öldürmekle suçlanan Halit Güleç, 27 Kasım 1980’de üniversite öğrencisiyken tutuklandı. Diyarbakır Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nce yargılanan Halit Güleç 19 Şubat 1985'te, TCK'nın 'vatan hainliği'ne ilişkin 125'inci maddesinden suçlu bulundu ve idam cezasına çarptırıldı. Ancak, Askeri Yargıtay, inandırıcı bir delil olmadığı gerekçesiyle kararı bozdu.

Bu arada Sıkıyönetim Mahkemeleri kaldırıldı. Bunun üzerine Halit Güleç 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılandı. Halit Güleç, 10 yıl yani 3 bin 650 gün tutuklu kaldığı cezaevinden, 27 Kasım 1990'da tahliye edildi. Çünkü duruşma devam ederken Neytullah Özgen'in başkaları tarafından öldürüldüğü ortaya çıkmıştı.

13 Temmuz 1998'de terör örgütüyle bağlantısı tespit edilemeyen Halit Güleç’in suçsuz olduğuna karar verildi. Ancak sağlam girdiği hapishanede kemik erimesi hastalığına yakalanmıştı. Karaciğer ve böbreklerinde de çeşitli rahatsızlıklar vardı.

HAYATI ELİNDEN ALINDI

‘Suçsuzdur’ kararı ardından Halit Güleç'in avukatı, Mardin Ağır Ceza Mahkemesi'ne tazminat için başvurdu. Avukat, başvurunda, akıl almaz bir hukuk faciası yaşandığını, en ilkel hukuk sisteminde bile rastlanmayan bu durumun evrensel hukuk ilkelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılama prensibine ve Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti.

Başvuruda ayrıca şu ifadeler vardı: "Müvekkilim, yakalandığında lise mezunuydu. Tutuklanmamış olsaydı bir işi olup 18 yıllık sigortalı ve çalışmasının ürünü olarak malvarlığı ve gayrimenkulleri olacaktı. Müvekkilim tahliye olduktan sonra birçok yere iş için başvurmuş, ancak yaş sınırı geçtiği için bir işe girememiştir. Yapılan 18 yıllık yargılama hukuk devleti olma vasfıyla bağdaşacak bir durum değildir" diyerek 30 bin lira maddi, 1 milyon lira manevi tazminat istedi.

10 YILA KARŞILIK 4 BİN LİRA

Ancak Halit Güleç'in devletten tazminat istemini ele alan Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, davacının haksız olarak tutuklandığı, manevi yönden mağdur olup, kişiliğinde telafisi güç eksilmeler meydana geldiği, bu nedenle maddi tazminatı almaya hak kazandığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vererek, yalnız dört bin lira ödenmesini uygun gördü. Davanın temyize gitmesi üzerine Yargıtay 11'inci Ceza Dairesi ise 4 bin liralık tazminatı az buldu.

Dosyanın yeniden ele alınmasını istedi. Yargıtay'ın bozma kararında, "Davacının tutuklu kaldığı süre ve maruz kaldığı haksızlığın telafi edilmesi için manevi tazminat isteminin kısmen kabulünün reddine, zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla davacıya tatmin edecek miktarda hak ettiği tazminatın verilmesine karar verilmiştir" deniliyordu.

Halit Güleç'in açtığı tazminat davası, 18 Haziran'da Mardin 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden incelendi. Tazminat davası 2001’de sonuçlandı. Mahkeme Halit Güleç'e 10 bin lira manevi, 8 lira da maddi tazminat ödenmesine karar verdi.

Karara itiraz eden Halit Güleç ise maddi tazminatın 1 kilo et parası olmadığı, manevi tazminatın da kaybettiklerini karşılayamayacağını belirterek temyize gitti. Ancak Yargıtay kararın adil olduğuna dair bir hüküm verdi. Kesinleşen karar gereği Halit Güleç'e hak ettiği 10 bin 8 lira tazminatı ödendi.

‘Kaybolan yıllarım geri gelmez artık’

Tarlalardan pamuk ve karpuz toplayarak geçinmeye çalışan Halit Güleç, maddi ve manevi tazminat talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu ancak bir sonuç alamadı. Halit Güleç, 2002’de neler hissettiğini gazetecilere şöyle anlattı: "Mardin'in Derik İlçesi'nde tek gözlü bir oda içerisinde zor şartlarda yaşamaktayım.

Karaciğer ve böbreklerimden rahatsızım. Kemik erimesi gibi ciddi hastalığım var. Diyarbakır Askeri Hastanesi'nden ve Şişli Etfal Hastanesi'nden iş göremez raporum var. Aldığım tazminat tedavi masraflarımı bile karşılamıyor. Komşuların yardımıyla geçiniyorum. Tutuklu kaldığım süre içerisinde her gün idam edilme ve ömür boyu hapis yatma korkusuyla yaşadım.

Tutuklanmamış olsaydım bir işim ve 18 yıllık sigortalı çalışmanın ürünü olarak malvarlığım olacaktı. Tahliye olduktan sonra birçok yere iş için başvurdum ancak yaş sınırı geçtiği için tüm kapılar yüzüme kapandı. Kaybolan yıllarım geri gelmez. Telafisi mümkün olmayacak şekilde mağdur edildim."

(04.11.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;