Yaş sınırı yok

Cumartesi, 24 Nisan 2010 - 05:00

Annemiz 86 yaşında. Bizim oturduğumuz ev annemize büyüklerinden kalmış. Evin bir de müştemilatı (genellikle evin bahçesine yapılmış eklenti) vardı ki annem 2006 yılında burayı bizden izin almadan yeğenime satmış. Bunu yaparken doktor raporu almışlar. Rapor sağlık ocağından. Rapor için yaş sınırı nedir? Rapor geçerli midir? Satış geçerli midir? N.S.

İsterseniz yaş konusundan başlayayım. Yaş konusunda bir sınır yok. Doğrusu şudur: İşlem yapacak olan bir kamu görevlisi, karşısındakini normal insanların bakış açısı ile aklı başında, yaptığı işin önemini anlayacak akıl sağlığına sahip görürse talep edilen işlemi yapar. Tersinden söylersek; bir kamu görevlisi, karşısına gelen kişinin (yaşı ne olursa olsun), yaptığı işin önemini anlamayacak kadar akıl sağlığından şüphe ederse işlemi yapmaz. Doktor raporu ister. Yani herkes belli bir yaşı bulunca doktor raporu ile iş yapar diye bir kural yok. Bu ülkede altmış yaşın üstünde yetmişli yaşlarda başbakan ve cumhurbaşkanı da vardı. Onlardan her işlemleri için sağlık raporu mu istendi? Hayır. Peki vatandaşın farkı ne? Gelelim annenize. Anneniz için rapor alınmış. Ancak rapor alınması gereken hallerde her doktorun raporunu geçerli kabul etmemek lazım. Bu işlerde doktorun nörolog, nöroşürürjist veya psikiyatr olması gerekir. Bunların dışındakilerin raporu kabul edilmemelidir. Bunların dışında bir rapor var ise bu halde annenizin hukuki işlem yapma yeteneği olmadığını yeterli delillerle ispat mümkündür. Anneniz hayatta, bu halde işlem tarihinde akıl sağlığı yerinde olmadığı konusunda bir iddianız varsa işlemin iptali için dava açabilirsiniz.

İki dava mümkün

Bir nakliyat firmasında çalışıyorum. Yönetici beni çağırdı ve araç lastiklerinin çalındığını, kamera kayıtlarındaki kişinin bana benzediğini söyleyip işime son verdi. Bu durumda iş arkadaşlarımın yanında çok müşkül duruma düşmekle birlikte yeni bir iş başvurusu yapamaz hale geldim. Buna karşı ne yapabilirim? O.G.

Öncelikle sormam gerek, iş aktinize son verilirken size bu husus yazılı olarak mı bildirildi? Şayet yazılı olarak bu husus bildirildi ise siz iki türlü hareket imkanına sahipsiniz. Birincisi; iş mahkemesinde dava açarak haklarınızın ödenmesini talep edebilirsiniz. İkincisi; yapılan itham kişilik haklarının ağır ihlalidir. Bu durum manevi tazminatı gerektirir. Aynı zamanda manevi tazminat talep edersiniz. Bu size yasal haklarınızı temin edeceği gibi bir noktada aklanma imkanı da tanır. İkinci hareket tarzınız bu kişiyi savcılığa şikayet etmektir. Yukarıda sorduğum soruyu burada da sormak zorundayım. Savcılığa şikayet için elinizde bu hususu teyit edecek yazılı bir belge var mı? Yani ‘hırsızlıkla itham’ yazılı olarak bildirildi mi? Yazılı bildirilmedi ise “Arkadaşlar karşısında müşkül duruma düştüm” diyorsunuz ya işte o arkadaşlarınız tanıklık yapar mı? Bu noktaları göz önüne alın ve ortam müsait ise savcılığa suç duyurusunda bulunun. Bu dava da ikinci bir aklanma nedeniniz olur.

Biraz sabredin

Eşimden ayrılmak için ava açtım. O da dava açmış ama iki ayrı şehirde. Dava 2008’de açıldı. Peki iki taraf da istiyor ise dava 2008’den bu yana niye bitmez. Avukatım ilan yapacağım dedi ama daha yapılamadı. Kafam karışık. Bu hakimler birbiri ile görüşmez mi? Niye karar vermezler? Z.M.

Önce hakimlerin görüşüp görüşmediğine yanıt vereyim. Hakimler kendi önlerindeki davaya bakar. Birbirlerinin dosyalarına karışmazlar ve bu konularda birbiri ile görüşüp karar vermezler. İki tarafın da boşanma istediği ve bu halde boşanma kararı verilmesi gerektiği mantıklı. Ancak bir boşanma davasında boşanma kararı vermekle iş bitmiyor. Bundan sonra yazacaklarım yine kahve falına bakarak söylenecek sözler. Muhtelif boşanma nedenleri var. İki tarafın dayandığı boşanma nedeni farklı ise ikisinin de incelenmesi gerekir. Sonra nafaka veya tazminat talebi varsa bunların incelenmesi gerekir. Avukatınızın söylediği ilan meselesine gelince; demek ki karşı tarafa tebligat yapılamıyor. Tebligat gazeteye ilan verilmesi sureti ile yapılıyor. Bizde davalar da böylece uzayıp gidiyor. Daha da kötüsü bu safhaya kadar gelmiş aileler için bir de boşanma talebinin reddine karar verilmez mi, işte asıl sefalet orada başlıyor. Biraz sabredin. İlan yapıldığına göre (siz ilanı görmeyebilirsiniz, mahkeme dosyasındadır) sona yaklaşmış olabilirsiniz.