Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

'Yasa çıktığı gün seyircisiz maç oynama cezasını kaldıracağım'

Pazartesi, 22 Mart 2010 - 05:00

Diyarbakır maçı sonrası İstanbul Valisi’nden tutun Genelkurmay Başkanı’na kadar herkes yorum yaptı. Hatta Vali Bey hakemin kararlarını eleştirdi. Futbola bu kadar müdahale ediliyor olması canınızı sıkmıyor mu?

Sıkıyor elbette. O maçta hakem doğrusunu yaptı. Maçı tatil etmemiş olsaydı yanlış yapardı. O yüzden hakem konusunda Sayın Valimize katılmıyorum. Vali’nin açıklamalarına çok üzüldüm. Söylememesi gereken bir şey söyledi.

“Diyarbakır ligde kalmalı…” şeklindeki açıklamalar üzerinizde bir baskı oluşturdu mu?

Ben baskı hissetmiyorum. Kaldı ki böyle bir baskı oluşturulmaya çalışılsa bile bizi bağlamaz. Ama keşke bu açıklamalar hiç olmasaydı ya da bu açıklamaları yapanlar “Karar Federasyon’a aittir…” demeyi de düşünselerdi…

Diyarbakır’ın ligde kalması için direkt sizi arayan oldu mu?

Hayır.

‘YAKINDA STATLARDAN ÖLÜ ÇIKACAK’

Sadece Diyarbakır’da değil futbolun genelinde şiddet her geçen gün daha da artıyor?

Futbolumuzun en büyük meselesi bu! Geçen sene ekim ayından beri bunu söylüyorum. Futboldaki şiddet çok tehlikeli boyutlara ulaştı. Yasal tedbirler alınmazsa bu noktadan sonra çok daha üzüleceğimiz olaylar yaşayacağız.

Spor Bakanı’na “Şiddet yasası çıkmazsa yakında stadyumlarda insan ölecek” dediğinizi duydum?

Doğrudur, dedim.

Buna rağmen yasa hâlâ çıkmadı, öyle mi?

Maalesef öyle... Aslında Spor Bakanımız Faruk Özak bu konuda çok hassas ve işbirlikçi. Uğraşıyor. Ancak karar mercii sadece Spor Bakanı değil. Tabi 5 aydır bu yasanın çıkmadığını görerek “Bu süreç hızlı işliyor” diyemeyiz. Ben bu konuşmayı yaparken salonda 3 bakan vardı. Onlara dedim ki: “Bu şiddet yasasını sadece futbol için istemiyorum. İnşallah yanılırım ama bugün futbol sahalarında yaşananlar yarın basketbol ve voleybol maçlarında da olacak.” Bunu söyledikten bir hafta sonra Türkiye bir basketbol maçındaki şiddet görüntüleriyle çalkalandı.

‘STATTA SUÇ İŞLEMENİN CEZASI YOK’

Bu yasa neyi değiştirecek?

Yasa, spor karşılaşmasında olay çıkarana hem stada giriş yasağı hem de hapis cezası getiriyor. Şu anda Türkiye’de tribünde taş atıp futbolcuyu veya hakemi yaralayana hiçbir yasal müeyyide uygulanamıyor. Adam taşı atıp elini kolunu sallaya sallaya evine gidiyor. Biz kulübe ceza veriyoruz, sahasını kapatıyoruz. Sonra saha açıldığı hafta aynı adam yine maça geliyor. En son Galatasaray-Ankaragücü maçı öncesi stada sokulmak istenen döner bıçaklarını, samuray kılıçlarını hep beraber gördük. Ölümlü yaralamaya varacak hadiseler vardı. Sonuç? Araştırdım bir tek tutuklama dahi yok. Bu şekilde hiçbir yere varamayız. Stattaki emniyeti sağlamak Federasyon’un görevi değil. Ben tek başıma şiddeti bitiremem. Adalet, İçişleri ve Spor Bakanı’na, “Statta suç işlemenin şu anda hiçbir hukuki caydırıcılığı yok. En gelişmiş sistemleri kurarak faili ben tespit ederim. Ama cezasını mutlaka devlet vermeli…” dedim.

‘DÖNER BIÇAĞINI KİMSEYE ANLATAMAYIZ’

2016’daki Avrupa Futbol Şampiyonası’na adayız. Bütün bu anlattıklarınız adaylığımızı olumsuz yönde etkilemiyor mu?

Muhakkak etkiler. Şu an için Avrupalılar’ın sorularına yeterli cevapları verip ikna edebiliyoruz. Ama maç öncesi döner bıçağını, satır görüntülerini kimse kimseye açıklayamaz...

2016 için şansımız nedir?

Kararın verilmesine 2 ay daha var. 2 ay uzun bir süre... Sürekli lobi yapıyoruz. Oy verecek kişileri kendi ülkelerinde ziyaret edip kendimizi anlatıyoruz. 3 aday var: İtalya, Fransa ve Türkiye. Üçünün de şansı eşit bana kalırsa…

‘HİDDİNK’E RUSYA’DAN DAHA AZ PARA ÖDEDİK’

“Milli Takım’ın yeni teknik direktörü Hiddink’le Rijkard’ın aldığına yakın bir ücrete (yıllık 3.5-4 milyon euro) anlaştık” demişsiniz. Buna ek olarak sponsorlar aracılığıyla bir ücret ödeneceği ve rakamın 8 milyon euroya çıkacağı konuşuluyor?

Bunların hiçbiri doğru değil. Bir kere 8 milyon euro gibi bir para vermiyoruz. Hiddink’le bir anlaşma yaptık ve bu anlaşmanın bir şartı da şartların gizli kalması…

Bunun gizli kalması doğru mu?

Yarın Meclis’te bir soru önergesi verilse mecburen açıklayacaksınız. Bence doğru… Kulüplerde çalışan yabancıların ne aldığı açıklanıyor mu? Ayrıca ben “Rijkard’ın aldığına yakın bir para verdik” de demedim. Benden rakamla ilgili hiçbir şey duyamazsınız. Abartılı rakamlar değil. Rusya’dan aldığının çok altında bir rakam…

‘MİLLİ TAKIM’I YÖNETECEK TÜRK HOCALAR DA VAR’

Yerli hocalara Milli Takım’ı emanet edecek kadar güvenmiyor musunuz?

Milli takımın geleceği alt yapıdır. Türk hocalara güvenmesek alt yapının tamamını Ersun Yanal’a emanet etmezdik. Doğru, A Milli Takımı yönetecek yerli teknik direktörler de var. Ama kimi için henüz çok erken kimi içinse şu anda kulübünden ayrılıp Milli Takım’a gelmesi o kulübe ve dolayısıyla futbolumuza zarar verirdi. Başarılı giden bir kulübün düzenini bozmayı doğru bulmam.

 Ersun Yanal’ın görevi nedir?

Milli Takımlar Genel Direktörü… Hiddink’e bağlı değil. Ama koordineli olarak birlikte çalışacaklar. Ersun Hoca’nın A Milli Takım’la hiçbir bağlantısı yok. Ama A Milli Takım hariç bütün milli takımlar ona bağlı…

‘YILMAZ VURAL İSTEĞİNİ ÇOK FAZLA DİLE GETİRDİ’

Yılmaz Vural’ı niye düşünmediniz?

Yılmaz Vural’ı çok severim… Milli Takım için kendini aday göstermesi medeni cesaret anlamında kutlanacak bir tavır. Ancak bu isteğini biraz fazla dile getirdi.

Bu yüzden mi düşünmediniz?

Olur mu öyle şey! Bunun o kararla alakası yok. Süreçle ilgili görüşümü dile getirdim ben sadece. Fatih Hoca’nın ayrılmasının hemen ardından dünya çapında bir yabancı getireceğimizi söyledik. Buna rağmen bu konuda çok fazla ısrarcı olması bence yanlıştı.

Mustafa Denizli ile hiç görüştünüz mü?

Hayır. İlk günden beri aklımdaki tek isim Hiddink’ti. Bir B planımız vardı. Ama o da yabancıydı. Hiddink en çok istediğim isimdi ve o oldu.

‘FATİH HOCA GİTMESİN DİYE SOYUNMA ODASINA KADAR İNDİM’

Fatih Terim’in ayrılmasında etkiniz oldu mu?

Hoca’nın kalması için çok uğraştım. Her sorulduğunda “Sonuçlar ne olursa olsun, Avrupa Şampiyonası’na gitsek de gitmesek de 2012’ye kadar Fatih Hoca ile devam edeceğiz” dedim.

Niye istifa etti o zaman?

Onu Hoca’ya soracaksınız. İstifasından önce üç ya da dört kez “Gitme sakın… 2012’ye kadar beraberiz. Biz yönetim olarak arkandayız” dedim.

Fatih Hoca’nın son maçı olan Belçika maçından sonra soyunma odasına girmişsiniz?

Başkan olduğum günden beri tek bir maçta soyunma odasına girdim. O da bu maçtı. Hem futbolculara moral verdim hem de Fatih Hoca’ya “Sakın istifa etme” dedim. Ama buna rağmen istifa etti.

Kırıldınız mı?

Hayır. Fatih Terim’ler kolay yetişmiyor. Dünya çapında bir isim o. Kırılmayı bırak sahip çıkmamız gerekir. Kendi tercihi istifa olduktan sonra ancak saygı gösteririm. Sonrasında el sıkıştık. Hâlâ da görüşüyoruz.

‘SADECE HAKEM KONUŞULAN FUTBOL PROGRAMLARINDAN MEMNUN DEĞİLİM’

Maraton programı ile ilgili yayıncı kuruluşa bir telkininiz oldu mu?

Hayır asla böyle bir şey olmadı olamaz da… Ama maçtan sonra pozisyonların ileri-geri gösterildiği ve sadece hakem konuşulan programlardan memnun değilim.

Peki bu sene hakemlerin performansından memnun musunuz?

Çok memnun değilim. Ama geçen seneye göre daha iyiler. Hakem hatası kasıtlı olmadığı sürece doğal. Dünyanın en büyük turnuvalarında bile oluyor. Bu hataları en aza indirmek görevimiz. Ancak hakemlerin üzerinde baskı kurarak, sürekli tenkit ederek, pozisyonları ileri geri göstererek bunu başaramayız.

 Seneye ligin 18 takımla değil 20 takımla oynanacağı konuşuluyor?

Yok öyle bir şey…

Son olarak Hasan Doğan desem size?

Futbolu sevmemin en büyük nedenidir. Futbol sayesinde Hasan Doğan gibi bir adam tanıdım. İnşallah onun yapmayı istediği şeyleri gerçekleştirebiliriz.

‘AÇILIMA KATKI SAĞLAMAK GİBİ BİR KAYGIMIZ YOK’

 “Kürt Açılımı’na zarar vermemek için Diyarbakır’ı ligde tutmamız gerekiyor” diye bir sorumluluk hissediyor musunuz?

Hayır. Kendimizi siyasi bir meselenin çözümünde taraf olarak görmüyoruz. Açılıma katkı sağlamak gibi bir kaygımız yok. Açılım konusu futbolun tamamen dışındadır. Kararlarımızı hiçbir şekilde etkilemez. Avrupa’da en hassas konu budur. Şunu da söyleyeyim: Türkiye’de son dönemde aslında futbolla siyasetin ayrıştığına inanıyorum.

Diyarbakır’ın ligden düşürülmemesi siyasi bir müdahale olarak algılandı ama?

Kararı hukukçularımız verdi. Valilik ve emniyetten gelen raporlara bakınca o maçta çok ağır bir kışkırtma olduğu açık. Olayların baş aktörü Diyarbakırspor taraftarıyla hiç alakası olmayan şahıslar… Bize gelen raporlarda bunlar net bir şekilde tespit edilmiş.

Bursaspor maçında niye “Diyarbakır’a hükmen yenik” kararı verdiniz o zaman. Orada da bir kışkırtma vardı belki?

Bursa maçında ev sahibi Diyarbakırspor’du. İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında ise ev sahibi Büyükşehir’di. Zaten bu maçta sadece Diyarbakır’ı değil Büyükşehir Belediyespor’u da ev sahibi olarak “gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı” için Disiplin Kurulu’na sevk ettik.

'AZİZ YILDIRIM'LA KÜS DEĞİLİZ'

Aziz Yıldırım’la konuşmuyormuşsunuz?

‘Konuşmuyoruz’ diye bir şey söz konusu değil. Dönem dönem kırgınlıklar, kızgınlıklar olabilir. Federasyon Başkanı olarak kimseye küsmeye hakkım yok. Kaldı ki Aziz Yıldırım’la görüştüğümüzde konuşuyoruz. Bir hafta önce oturduk 1 saat sohbet ettik. Dün de telefonla konuştuk. Bir sorun yok.

2016 adaylık dosyasında Şükrü Saracoğlu Stadı’nın yer almadığı için Aziz Bey’in size kırgın olduğu söyleniyor?

Sanmıyorum. 2016 kriterlerini biz koymuyoruz ki... Niye bize kırılsın? Fenerbahçe’nin stadı bu kriterlere uymuyor.

Aranızda kırgınlık olmadığı, uzun süre konuşmadığınız yalan mı?

Zorluyorsun beni… Sadece şunu söyleyeyim ben kimseye kırgın ya da küs değilim, olmadım.

MAHMUT ÖZGENER KİMDİR?

ASFALT OSMAN'IN TORUNU

Mahmut Özgener, 1963 İzmir doğumlu. Ortaokulu Saint Joseph’de, liseyi İzmir Atatürk Lisesi’nde okudu. Dokuz Eylül Üniversitesi Pazarlama Bölümü’nden mezun oldu. 4 ayrı dönem Altay’ın başkanlığını yaptı. Hasan Doğan kalp krizi geçirip vefat edince 19 Ağustos 2009’deki olağanüstü seçimde Futbol Federasyonu Başkanı seçildi.

Başkan Özgener, aynı zamanda İzmir’in efsane belediye başkanlarından Osman Kibar’ın, nam-ı diğer Asfalt Osman’ın torunu. “Dedem büyük adamdı. Hayatı o öğretti bana… Her cumartesi ailece dedemlerin evine yemeğe giderdik. Ben o yemeklere bir saat önce gider dedemi dinlerdim” diyor. İngilizce ve Fransızca bilen Mahmut Özgener evli ve 2 çocuk babası.

7