Yasa var ama...

Çarşamba, 21 Temmuz 2010 - 05:00

Gün geçmiyor ki aile içi şiddete tanık olmayalım. Bilemiyorum bu olaylar son günlerde mi çoğaldı, yoksa eskiden de mi vardı. Acaba buna şiddet içeren gösterimler de katkı mı yapmıyor mu? Bunlara karşı özel önlem getirilemez mi? L.Y.

Doğrusuni isterseniz okuyucumun sorusunu zaman zaman ben de düşünüyorum. Resmi istatistiklere bakıldığında artış var ancak istatistikler çok sağlıklı değil. Artış gerçek ise bunun nedenlerinin elbette araştırılması lazım ama araştırmalar da yeterli değil. Bunda şiddet içeren yayınların rolü yok mu? Var elbette. O kadar çok şiddet içeren yayın var ki... Üstelik bunlar çok seyirci çekiyor o yüzden de bir aile programında bile çatışma ön plana çıkarılıyor. Aile içi şiddete karşı önleme gelince. Böyle bir önlem 1998 yılında düşünüldü ve 4320 sayılı kanun çıkarıldı. Adı ‘Ailenin Korunmasına Dair Kanun’. Buna göre aile içinde şiddet uygulayan biri hakkında sulh hukuk hakimi gereken her önlemi alır. Bunlar arasında şiddet uygulayanın eve yaklaştırılmaması, silahı varsa el konması gibi pek çok önlem alınabilir. Hatta hakime geniş yetki verilerek öngöreceği önlemleri alabileceği, durumu savcılığa bildireceği ve uygulamanın zabıtaca izleneceği hükmü var. Hakimin kararına uymayan eş, yeni bir şikayete gerek kalmadan zabıtaca savcılığa bildirilir bu defa hapis cezası gündeme gelir. Bu şikayet ve takipler de harca tabi değildir. Önlemler altı ayla sınırlıdır. Ancak bu yasanın varlığından kaç kişi haberdardır? Bu bir. İkincisi; şiddete maruz kalan kadın altı ay sonrasını da düşünmektedir. Ne yazık ki kafalarda hâlâ bazı kavramlar kıvrılmış duruyor. “Kocadır döver de sever de”, “Bir daha baba evine dönmek yok” gibi kavramlar kadını peşinen mahkum etmektedir. Neticede her şey gelip eğitime dayanıyor. Siz ne kadar çok kanun çıkarırsanız çıkarın eğitilmiş toplumu yaratmadıkça sonuç sıfırdır. Çağdaş eğitime yan bakıldığı sürece bu hususta da karamsarlığım sürecektir.

Sözlü vasiyet yapmayın

Vasiyetname yapmak istiyorum. En kolay nasıl yaparım. Sözlü olarak yakınlarıma söylesem olur mu? M.Ü.

Hayır, sözlü olarak yakınlarınıza söylemeniz yetmez. Bu yasal bir vasiyetname olmaz, ancak ölümünüzden sonra “Rahmetlinin son istekleri” olur. Bu da yasal sonuç doğurmaz. Vasiyetname sizin şartlarınızda yazılı olmalıdır. Yazılı olması da iki şekilde olur. Ya oturup el yazınızla vasiyetinizi yazar sonra saklaması için notere verirsiniz. Bunun adı yazılı vasiyetnamedir. Veya hiçbir şey yazmazsınız, doğrudan doğruya notere gider vasiyetname yapmak istediğinizi söylersiniz, sizin isteklerinizi noter kaleme alır sonra saklar. Bunun adı da resmi vasiyetnamedir ki benim tavsiyem budur. Sözlü vasiyetname niye olmaz? Sözlü vasiyetname çok sınırlı hallerde uygulanır. Ölümle burun buruna gelmiş biri, yazma veya notere gitme imkanından yoksun ise son istediklerini iki kişiye söyler, onlar da ilk fırsatta bunu kaleme alıp imzalayıp hakime sunarlar. Görüyorsunuz ki sözlü vasiyetname yapma şartları size uymuyor. Elyazısı ile vasiyetnamede de aranan şartlar vardır. Bir kere mutlaka tamamı elle yazılmalıdır, yine elle tarih atılmalıdır. Elbette ifadeler de anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır. Yani sonuç itibarıyla siz sözlü vasiyetname yapamazsınız. Ya el yazısı ile veya resmi vasiyetname yapacaksınız.