Yatak odalarını da görecek miyiz?

Cuma, 25 Haziran 2010 - 05:00

Amerikan sosyetesinin ölçüsüz ailesi Kardashian’ların hayatını röntgenleyen realty show ülkesinde izlenme rekorları kırıyor...
Peki, bizde cemiyete ucundan bulaşmış olup omurgasını halka açabilecek kaç kişi var? “Sanırım yok” diyemiyorum. Çünkü bizde de benzer bir patlamaya ramak kaldı... Önce medya tarafından ikoncan olarak tanımlanan Eda Taşpınar ve sevgilisinin ilişkilerini halka (ekrana) açacağı söylendi...
Ve ardından dün gelen telefon işin cilası oldu. Demet Akalın ve tartışmalı evliliğindeki partneri Önder Bekensir, Show TV’de girişte anlattığımın benzeri bir projeye başlıyorlardı. Adı da Evlilik Hayatı. Anlatılan da şarkıcı Demet ve eşinin günlük hayatı...
İnsanlar kamera karşısında bir evlilik sürdürebilir mi? Gündelik tartışmalarını, sevişmelerini, kırgınlıklarını, sevinçlerini bir üçüncü göz karşısında (milyonlarca izleyiciden bahsediyorum) nasıl olur da samimiyetle yaşayabilir?..
Sorudaki samimiyet konusunu bu programda göremeyeceğimizden adım gibi eminim. Ama bir isme, bir kanal eliyle yapılan bu müthiş PR çalışmasını, içimizdeki röntgenciye de müthiş bir kıyak olarak algılıyorum...
Düşünsenize Evcilik Oyunu’nda gördüğümüz o çakma birliktelik meselesinden bir step yukarıda gerçeğini göreceğiz. Hani zamanında Banu Alkan ve sevgilisi Murat Taşdemir’in kendilerini alabildiğine rezil ettiği ölçüsüzlükte belki de... Hayalle gerçeğin birbirine girdiği bulanık bir düzen yarattı televizyon ve sanırım bu en etkin uyuşturucu. İyi uykular...

Aşk-ı Memnu interneti kilitledi...

Bu da benim gözümden kaçmadı. Önceki akşam Bizden Kaçmaz (Fox TV), dün akşam vurucu bir finalle veda eden Aşk-ı Memnu’nun final görüntülerinin Medyasozluk.com adresinde yayınlandığını söyledi...
Refleksel olarak siteye girmek istedim ama elimi yavaş tutmuşum ki, bahsi geçen adrese ulaşılamıyordu. Belli ki benim gibi meraklılar yığınlar şeklinde akmıştı aynı adrese... Ve altyapısı bu seli kaldıramamıştı sitenin. Çökmüştü. Yani görüntü filan izleyemedik ama televizyonun ne müthiş bir teşvik aracı olduğunu bir kere daha anladık. Bizden de kaçmadı!

Yılmaz Erdoğan kötü bir hoca mı?

Benim gözümden kaçtı ama bir meslektaşım uyarınca ve lütfen bir not düş ricasında bulununca yazmadan edemedim... Çok Güzel Hareketler Bunlar (Kanal D) isimli programda sezon sonu itibarıyla yılın karnelerini notlayarak dağıtmış Yılmaz Erdoğan... Bu merasim sırasında kimi zaman BKM Mutfak ekibine ilkokul öğrencisi muamelesi yapmış. Mutfakçılardaki hoca sevgisi belli, ezilip büzülmüşler... Ben Yılmaz’ın ekranda zor dönemde markasını atağa geçiren bu gençlere ilgi/sevgisini yakından bildiğim için bunun da bir skeç olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum... Onlar Yılmaz Erdoğan’ı kurtardı, Yılmaz Erdoğan da her birini marka yaptı. Varsın karne notları düşük olsun. Bütünlemeye kalmadan şöhret diplomasını aldı hepsi... Dilerim gerçek hayatta notları daha yüksek olur!

Üç korner bir gol olsun

Uğraş Güneş, yanımda yetişmiş gençlerden en yeteneklisi olarak aklımda kalan bir isim. Müthiş bir mizah zekası ve etkileyici bir kalemi vardır Uğraş’ın... Önceki gün TRT’den geçilen bir bültende ismini görünce heyecanlandım. Yollarımızı ayırdığımız genç arkadaşım kanalda yeni başlayan ve Dünya Kupası boyunca devam edecek “3 Korner, 1 Penaltı” isimli komedi programını kaleme alıyordu... Uğraş’ın yazdığı skeçleri de kanalın şakacısı Gökhan Yıkılkan canlandıracaktı. İki genci de başarılı bulduğumu tekrar yazmaya gerek yok...
Ama bir eksik var projede. Uğraş aynı zamanda kuvvetli bir oyuncudur da. Ve kendi yazdığını oynamada üstüne yoktur. Skeçlerde oyunculuk yapması projeyi bir adım yukarı taşır. Üç korner hep gol olur kısacası. Hayırlısı artık...

‘Survivor Vicdan’ çekilsin...

Yemekteyiz’de (Show TV) işin en kârlı olan tarafı sanırım sokak hayvanları. Biliyorsunuz, yemekler programdan hemen sonra hayvan barınaklarına götürülüyor... Bilemiyorum tabii, beş kişinin sözde tiksinerek tabaklarından uzaklaştırdığı o nimetlere itibar ediyor mu hayvancağızlar? Öğrenir ve yazarız bir şekilde bunu da... Ama benim aklıma yarışmacıları o kibirli hallerinden kurtarıp tekrar normalleştirecek bir yöntem geldi. Paylaşıyorum hemen... Bu haftanın yarışmacılarını paket olarak Survivor adasına gönderip hafta boyunca aç bırakacaksın. O çöp poşetine atılan pirinç tanelerini kutsal bir hazine gibi arayıp duracaklar. Yine iflah olmazlarsa ödül yarışmasına haftanın en kötüsü seçilen yemeği koyacaksın. Bak bakalım çemkirip durabilecekler mi rakiplerine... Müthiş bir iç transfer fırsatını kaçırmasın Show TV. Acun da hayır demez sanırım bu bir haftalık vicdani eğitime...