Yavaş gelin

a
a
Cumartesi, 11 Eylül 2010 - 05:00

 
Bir gün önce gelip, paşa paşa oy kullanmak varken, bilirim ki gaza basarak son dakikada sandığa yetişeceksiniz.
 
Hepiniz değil ama bir kısmınız bunu hep yapıyor.
 
Sonra da kabahat kimin?
 
Trafik Canavarı denen esrarengiz bir hayvan... Kabahat onun.
 
*
 
Bunu yapmayın.
 
Bayramları karartmayın.
 
Sinirler zaten bozuk. Memleketin yarısı, öbür yarısına muğber...
 
En yakın arkadaşlar bile birbirine kırgın... Her evde tartışma var.
 
Böyle bir gerginlikle yola çıkmak tehlikelidir. Yavaş gelin.
 
Hatta beni dinlerseniz, bu akşam saat 21.00’de evinizde olacak tarzda yolculuğunuzu ayarlayın.
 
Niye?
 
Çünkü 21.00’de Basketbol Maçı’mız var.
 
Türkiye-Sırbistan.
 
Yenersek finalist olacağız.
 
İnşallah öfkemizden arınıp sakinleşeceğiz.
 
Sakinleşmek ne kelime, sevinçten uçacağız.
 
*
 
Bölünmüş bir milletin, tekrar bütünleşmek için bir basketbol maçından medet umması hazindir ama dünyanın ilk 4 takımı, sonra da ilk 2 takımı arasına girmek, bize özgüven getirecektir.
 
Bayrağa bakıp heyecanlanan, İstiklâl Marşı’nı söylerken tüyleri diken diken olan, Harbiye Marşı’nı ağlayarak dinleyen insanlar, çabuk bütünleşebilirler.
 
Haydi, bekliyoruz.
 
Ama yavaş gelin.
 
Bu akşam atacağımız her Basket, biliniz ki Vahdet’tir.