YAZ, GÜNEŞ, HAVUZ…

Perşembe, 23 Haziran 2011 - 05:00

Nihayet beklediğimiz yaz rötarlı da olsa geldi. Şimdi herkes incecik kıyafetlerini giyip akşamüstü serinliğinin tadını çıkarmaya başladı. Sayfiye yerlerde oturanlar için deniz sezonu da açıldı elbette. Bizim gibi henüz tatile gidememişlerin de imdadına yüzme havuzları yetişiyor. Oturduğumuz sitenin kendine ait büyük bir yüzme havuzu ve yanında da küçük bir çocuk havuzu var. Geçen sene bebekler doğduğundan beri tek hayalim kızlara süslü bikiniler alıp onları bu çocuk havuzunda yüzerken izlemekti. İşte o gün geldi çattı. İlk kez havuza girecek olan kızların havuz suyunu kendi banyo suları gibi zannedip sonra soğuk suyla karşılaşınca korkmalarından endişe ediyordum. Endişelerim yersiz çıktı. Havuzda diğer çocukların ne kadar eğlendiğini gören kızlarımda korkudan eser kalmadı.

Ayakları suya değince tıpkı büyük insan gibi bir süre suyun sıcaklığına alıştırdılar kendilerini. Bir ileri bir geri yürüdüler suda ve sonra birden cup, suya atlayıverdiler. Havuzun içinde yürüyebildikleri için pek mutlu oldular. Arada su yuttular tabii ki ama hiç panik olmadan ve hatta çok eğlenerek ilk havuz sefalarını da yapmış oldular. Aslında onların en çok eğlendiği şey, diğer çocukların yapabildikleri şeyleri onların da yapıyor olmasıydı. Bir gruba dahil olmanın ilk adımıydı bu. Parka giderken havuzda eğlenen çocukları görüp onların yanına gitmek isteyen kızlarıma nihayet havuz izni verildiği için, onlarla yaşıt çocuklarla birlikte aynı keyfi yaşamanın mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. Bu mutluluk anneleri onları sudan çıkarana kadar sürdü. Sudan çıkma vakti geldiğinde kıyamet koptu. Suyu bu kadar seven çocuklarım olduğu için gerçekten kendimi çok şanslı hissediyorum. Onları sudan çıkarmak bir eziyet ama ya suyu sevmeselerdi, işte o benim için daha büyük bir eziyet olurdu.

DENİZLE İLK TANIŞMA

Kızlar geçen sene Göcek’te ilk kez deniz suyuyla tanıştılar. Kızlarımız 5 aylıkken  5 günlük bir tekne turuna çıkmıştık. Her zamanki gibi endişeli fakat her türlü tedbiri almış anne baba olarak yine tüm endişelerimizin yersiz olduğunu görmüştük. Kızlar tekneye bayıldılar. Yanımıza ana kucaklarını, katı gıdaya yeni geçtikleri için yiyebilecekleri meyveleri, cam rendemizi, her zamanki gibi ateş düşürücü, sinek kovucu ve çok gerekli olabilecek şeyleri yanımıza alarak muhteşem bir tekne macerası yaşamıştık. İşte bu gezide kızları denize sokmaya karar verdik ve Bedri Rahmi Koyu’nda demirlediğimiz zaman, denizin en sığ yerinde -ki en sıcak yeri de orasıydı-  kızları denize soktuk. İlk defa soğuk suya girdikleri için pek hoşlanmamışlardı ama onları denize soktuğumuz için biz çok mutlu olmuştuk. Bu sene kendi rızalarıyla denize nasıl gireceklerini ben de merak ediyorum. Havuz kısmını başarıyla atlattık, bakalım denizde neler yapacaklar.

NEMLİ MAYOYA VE GÜNEŞE DİKKAT

Çocuklarınız ister havuza ister denize girsinler, mutlaka sudan çıktıktan sonra mayolarını hemen değiştirin. Hava ne kadar sıcak olursa olsun üzerindeki ıslak mayo çocuğun enfeksiyon kapma riskini arttırır. Özellikle kız çocuklarının idrar yolları enfeksiyonu kapma riskleri çok daha fazladır. Deniz ya da havuz kenarına giderken yanınıza bol bol yedek mayo alın. Hem çocuğunuz hem de siz, ıslak mayoyla kalmayın. Yaz mevsiminde en çok yakalanılan hastalık idrar yolları enfeksiyonu ve mantardır.
 

Güneşin zararlı etkilerini artık sağır sultan bile duydu. Güneşe 11:00 ve 16:00 saatleri arası çıkmamaya ve bu saatler dışında güneşe çıktığınızda mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanmaya dikkat edin. Güneş kremlerinizi de her iki saatte bir tekrar sürün çünkü sudan çıktıktan sonra kurulanmayla birlikte vücudunuzdaki kremin büyük bölümünü silmiş oluyorsunuz.
Yaz geldi ve yazın tadını sağlığımıza dikkat ederek çıkarabilmemiz için mutlaka önlemleriniz alın. Zaten geç gelen yazı bir de hastalıklarla zehir etmeyelim. Tatile gidecek olanlara şimdiden iyi tatiller.