Farkında olmalıyız...

14 Eylül 2018, Cuma 18:24
AA

17 Eylül’de okullar açılıyor. Milyonlarca öğrenci uzun bir yaz tatilinden sonra okullarına ve öğretmenlerine kavuşacak. Eğitim yılının başlamasıyla öğrencileri sağlıklı beslenme, spor alışkanlıkları, trafik güvenliği gibi konularda bilinçlendirmeyi hedefleyen sosyal sorumluluk projeleri de yeni dönemlerine başlayacak.

Bu konuda yıllardır çok başarılı ve sürdürülebilir çalışmalar yapan kurumlar var. Örneğin, Mapfre Vakfı’nın “Sağlıklı Beslenme” projesi bu eğitim dönemi ile beşinci yılına giriyor.

4 yılda 35 bin 173 ilköğretim öğrencisine ve bin 454 öğretmene ulaşan sosyal sorumluluk projesi ile çocuklara sağlıklı beslenme, interaktif bir tiyatro oyunu ile eğlenerek öğretiliyor. Michelin, 2014’ten beri sürdürdüğü “İyi Dersler Şoför Amca” projesi ile taşımalı eğitim sisteminde görevli şoförleri trafik güvenliği, ilk yardım ve iletişim konusunda bilinçlendiriyor.

4 yılda, 40 ilde, 47 binden fazla şoför ve 29 binden fazla öğrenciye ulaşan proje, çocukların güvenliği için okul servis şoförlerinin eğitimine yönelik standart bir program oluşturulmasını hedefliyor.

ÖĞRENCİLER DE BİLİNÇLENİYOR

Öğrenci ve öğretmenlerini topluma duyarlı vatandaş olmak konusunda bilinçlendirmeyi hedefleyen okullar, farklı sorunlara çözüm üretmeye çalışıyorlar.

Irmak Okulları dokuzuncu sınıftan itibaren tüm öğrencilerin almakla yükümlü olduğu, sosyal sorumluluğun bireylerce öğrenilmesini ve uygulanmasını amaçlayan eğitim programı ile yaşlılara, engellilere ve hayvanlara yönelik projeler gerçekleştiriyor.

Doğa Koleji’nde ise toplumda fark yaratmayı amaçlayan sosyal sorumluluk projelerini öğrenciler yönetiyor. Okulların sosyal sorumluluk çalışmalarının sayılarının artmasını diliyor, tüm çocuklarımıza toplumsal farkındalıklarının yüksek olacağı, başarılı bir eğitim yılı diliyorum. Sevgi ve saygılarımla

*******

FARKINDALIK = SAĞLIK

Sağlık hepimiz için yaşamsal önemde. Yıllar geçtikçe bunun değerini daha çok kavrıyoruz. Öte yandan sağlığımızı sürekli tehdit eden yeni hastalıklar, etkisini gittikçe artıran sağlık sorunları da artıyor. Kanser, obezite, diabet, alzheimer hastalarının sayıları artıyor ve geleceğimizi tehdit ediyor.

Hepsinin temelinde ise bilgi eksikliği, sağlıksız beslenme, durağan yaşam ve plansız şehirleşmenin tetiklediği sağlıksız çevre koşulları var. Peki çözüm ne? Çözüm, hepimizin daha farkında ve duyarlı olması… Bu konuda öncü kurumların hastalıklar konusunda toplumu bilinçlendirmek, erken teşhis sağlamak, hasta yakınlarına destek vermek ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştirdiği çok başarılı sosyal sorumluluk çalışmaları var... Örneğin, Astrazeneca kanserle mücadele edenlere destek olmak, hasta ve hasta yakınlarına umut aşılamak için “Cesur Yüzüm” projesini gerçekleştiriyor.

Elidor “Saçım Saçın Olsun” projesi ile kanser konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Avon yıllardır meme kanserinde erken teşhisin önemi konusunda toplumu bilinçlendirerek, ücretsiz kanser taramaları ile binlerce kadına sağlık desteği sağlıyor. Mapfre Vakfı ise KAÇUV ile gerçekleştirdiği “Çocuk Kanseri Bilgi Ağacı” projesi kapsamında hayata geçirdiği eğitim portalı ile ailelere çocuklarının hastalığı, teşhis ve tedavi yöntemleri ile ilgili doğru bilgileri vermeyi amaçlıyor. Kanser tedavisi sürecinde doktor ve ilaç desteğinin yanı sıra psikolojik desteğin önemine vurgu yapmak isteyen Novartis Onkoloji, Kanser Haftası’nda hayata geçirdiği “Kansere Karşı 1’iz” farkındalık kampanyası ile milyonlarca kişide farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nin, Anadolu Efes Spor Kulübü işbirliği ile gerçekleştirdiği ‘Pembe Top Sahada’ projesi meme kanseri konusunda toplumda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Takeda İlaç, LLMBİR Derneği’nin “Lenfomaya Karşı Yürü Bizimle” etkinliğini katılımıyla destekliyor.

SAĞLIKLI BESLENME ÖNEMLİ

Çocuklarda diyabet konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen Sanofi, 2010’dan beri sürdürdüğü “Okulda Diyabet” programı ile öğrenci, öğretmen ve velilere sağlıklı beslenme ve diyabet konusunda bilgilendirme yapıyor. “Ne yediğinizi bilin” sloganı ile sağlıklı beslenme konusunda toplumu bilinçlendirmeyi hedefleyen www.gıdadedektifi.com, tüketicileri satın aldıkları ürünlerin içerikleri ve son kullanım tarihleri konusunda dikkatli olmaya davet ediyor.

HAYDİ YAPALIM

Hastalıklar konusunda toplumu bilinçlendiren projeler olduğu gibi çevre konusunda da bireysel çabayı motive eden, toplumu çevre konusunda duyarlı olmaya ve harekete geçmeye davet eden farkındalık çalışmaları var.

15 Eylül Dünya Temizlik Günü’nde gerçekleşecek “Haydi yapalım” projesi temiz bir Türkiye için herkesi sokağa çıkmaya ve çöp toplamaya davet ediyor.

Etkinliğin amacı bir yandan bireylerin çevre konusunda harekete geçmesini sağlarken, öte yandan da çevresindeki kirlilikleri görmeyen, umursamayan insanlara farkındalık kazandırmak. Herkesi bu anlamlı etkinliğin parçası olmaya davet ediyoruz.

********

LENFOMAYA KARŞI 'YÜRÜ BİZİMLE'

✔ Lösemi, lenfoma ve miyelom hastalıklarının son yıllardaki artışının sebepleri neler?

Prof. Dr. M. Özcan: Çeşitli kimyasal maddelere maruziyet, hava kirliliği, endüstriyel gıda tüketimindeki artış, hareketsizlik, obezite, bazı bakteri ve virüs gibi mikroplar ile sigara ve alkol tüketimi başlıca sebeplerdir.

✔ Alternatif tıp bu alanda işe yarıyor mu?

Prof. Dr. M. Özcan: Kan kanserlerinin karşısındaki en büyük tehlike, ‘alternatif tıp’ adı altında bitki ve menşei bilinmeyen maddelerdir. Çünkü bunlar hastaya büyük zarar verme potansiyeline sahiplerdir. Kanser hastaları ve yakınları bilmelidir ki, kansere iyi geldiği iddia edilen ‘alternatif tedavi yöntemleri’ kemoterapinin etkisini azaltmakta ve başta karaciğer ile böbrek olmak üzere çeşitli organlarımızı iflas noktasına getirerek hayatımızı tehdit etmektedirler. Unutulmamalıdır ki, kan kanserleri bitki ve menşei bilinmeyen maddelerle tedavi edilemezler.

✔ Bu konuda en önemli tedavi kök hücre yöntemi midir? Nedir kök hücre tedavisi? Nasıl yapılır?

Doç. Dr. S. Toprak: Kemik iliği veya diğer değişiyle kök hücre nakli 60 yıldır uygulanan ve kan kanserlerinde şifa sağlayıcı önemli bir tedavi seçeneğidir. Bu işlemde alıcıda bir ameliyat söz konusu değildir. Anestezi, kesme yoktur. Verici yani donörden toplanan ilik hücreleri, kök hücreler, alıcıya damardan transfer edilir. Tıpkı kan verilir gibi. Öncesinde hasta kısa bir ilaç tedavisi ile nakle hazırlanır. Birinci gruptaki vericiler aile fertleri ve akrabalardır. Verici için bir yaş sınırı yoktur ama verici yaşı genç oldukça başarı oranı artmaktadır. tığını söylemek mümkündür. Ancak bunun yanında akraba verici adayları için 70 yaş bile uygun kabul edilebilmekte, bu yaş grubu vericilerden yapılan nakillerden de başarılı sonuçlar alınmaktadır.

✔ Kök hücre nakli kesin çözüm sağlar mı ve her kan kanseri hastası mutlaka kök hücre nakli olmak zorunda mıdır?

Prof. Dr. M. Özcan: Kök hücre naklinde yüzde 50-80 aralığında tam başarı sağlanabilmektedir. Başarısızlığı etkileyen en önemli faktörlerden birisi enfeksiyon riskidir. Tabi bir de kök hücre naklinden sonra az da olsa hastalık tekrar edebilmektedir (nüks). Her hasta mutlaka kök hücre nakli olmak zorunda değildir çünkü bazı lösemiler sadece ilaç tedavisiyle çok başarılı şekilde iyileşebilmektedir. Hastalıkla ilgili verilerin iyi olduğu bazı özel durumlarda verici olsa bile ilik nakli ertelenebilmektedir. Tersine, hastalıkla ilgili sonuçlar çok iyi iken de başlangıçtaki bazı özellikler nedeniyle ilik nakli gerekebilmektedir.

✔ Kök hücre nakli gereken bir durumda verici bulunamaz ise ne yapılıyor? Bir de verici için herhangi risk söz konusu oluyor mu?

Doç. Dr. S. Toprak: Günümüzde verici bulma olasılığı neredeyse yüzde 90’lara ulaşmıştır. Bir hastanın çocuğu, annesi, babası, kardeşi varsa artık tam uyuşum aranmadan bile nakil yapılabilmektedir. Kuzenler ve yeğenler bile verici adayı olarak değerlendirmeye alınabilmektedir. Kök hücreler kendi kendisini yenilediği için vericide organ azalması ya da kaybı gibi riskler söz konusu değildir. Hatta aynı kişi birden fazla kere bile verici olabilir.

ÖNCELİK DOĞRU TANI DOĞRU TEDAVİ

✔ LLMBİR hakkında bilgi alabilir miyiz?

Prof. Dr. M. Özcan: LLMBİR; hastalarımızı bilinçlendirmek, ilk elden en doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamak, tedaviye bağlılıklarını güçlendirmek amacıyla 2011’de kuruldu. LLMBİR, kan kanserlerinin durdurulması, doğru tanı konulması ve doğru tedavi edilmesini hedefleyerek kurulmuştur.

2012’den itibaren her yıl ülkemizin ilk ve tek ulusal hasta kongresini düzenliyor. Ayrıca, ‘15 Eylül Dünya Lenfoma Günü’ ve ‘22 Eylül Dünya Kronik Miyelositer Lösemi (KML) Günü’ münasebetiyle her yıl Eylül ayı içinde hasta bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz.

ÜCRETSİZ EĞİTİMLER

Bu yıl da Ankara Sheraton Otel'de 14 Eylül saat 13.30'da lenfoma hastalarına yönelik ve 22 Eylül saat 14.00'de KML hastalarına yönelik, katılımın tamamen ücretsiz olduğu eğitim toplantıları düzenliyoruz.

Bunlara ek olarak, toplumda lenf kanseri ve hemen diğer bütün hematolojik kanserlerin farkındalığını artırabilmek adına da lenfomaya karşı 'Yürü Bizimle' diye adlandırdığımız bir farkındalık etkinliğimiz oluyor. Bu sene 16 Eylül 2018 Pazar günü, saat 16.00’da Ankara Çankaya Belediyesi'ne ait Ahlatlıbel Spor Tesisleri’nde hep birlikte lenfomaya karşı buluşuyoruz, sorunlarımızı paylaşıyoruz, sohbetler ediyoruz ve piknik yapıyoruz. Bu etkinliğimize de tüm Ankaralıları ve herkesi davet ediyoruz

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.