'Bedel' ve 'Tutar' Kavramlarının Hukuktaki Yeri:

08 Mart 2018, Perşembe 09:00
AA

Gördüğümüz kadarı ile bir çok davada, hem dava açan tüketiciler hem mahkemeler nezdinde, fiyat, bedel ve tutar kavramları üzerinde pek düşünülmemektedir.

 
Hemen belirtmek gerekir ki, bir çok ihtilafın tam ortasında bulunan bu kavramları anlamak ve bu anlamları ile ihtilafları değerlendirmek, çözüm için oldukça önemlidir.
 
Fiyat (ing. price): Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. (BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü)
 
Bedel (ing. cost, price): Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, denklik. (BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü)
 
Tutar (ing. amount): meblağ, miktar. (BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü)
 
 
Ekonomik kavramların İngiltere merkezli olması ve İngilizce kavramlar üzerinde gelişmesi sebebiyle yukarıda açıklanan kavramların İngilizce karşılıkları, kavramları birbirinden ayrıştırmak ve farklılaştırmak için ayrıca önem arz etmektedir.

Yine Türk Tüketici Hukukunun, İngilizce yazılan Avrupa Birliği Direktifleri’nin tercümesi yoluyla oluşturulması da tüketici hukuku kavramlarının İngilizce karşılıklarını önemli kılan bir diğer husustur.
 
 
Şu halde, yukarıdaki tanımlardan yola çıkarak denilebilir ki; bir önceki yazımda “tüketici fiyatı” olarak açıkladığım kavram olan tüm vergiler dâhil fiyat, aynı zamanda bedel demektir.

Satılan malın bedeli hem kavram olarak hem hukuki olarak tüm vergiler dâhil fiyattır. Tüketicinin malı satın almak için ödediği toplam karşılık, bedeldir. Bedel “price” dır; “cost” tur. Taraf iradeleri bedel üzerinde buluşur.
 
Keza, TBK m. 207’ye göre, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.”O halde, satış sözleşmesinin objektif esaslı unsurlarını “mal” ve “bedel” olarak tanımlayabiliriz.

Taraflar bu ikisi üzerinde irade açıklamasında bulunduğu takdirde sözleşme kurulmuş olacaktır. Sözleşme taraf iradelerine aykırı kurulamaz veya yorumlanamaz.
 
Tutar ise “amount” tur, meblağdır, miktardır. Yani üzerinden bir şey hesaplanan bir değer ölçüsüdür. “Ölçü” dür. Vergi hukukunda aynı kavram “matrah” olarak da karşımıza çıkar. Tutar aynı zamanda “matrah” tır. Yani, üzerinden harç veya vergi hesaplanan ölçü değere “matrah” veya “tutar” denir.

Zira hukukta da, bu ölçü birimi “harca esas tutar” olarak karşımıza çıkmaktadır. Üzerinden harç oranlarının hesaplanacağı miktara bedel veya fiyat değil; tutar denir.
 
Bedel ve tutar kavramlarının 6502 Sayılı TKHK’da kullanılması da yukarıda izah edilen anlamlar doğrultusundadır. Kanun koyucunun bu kavramlara yüklediği anlam da açıklamalarımızı desteklemektedir. Zira 6502 Sayılı TKHK’da “ön ödemeli konut satışları” hükümlerine bakıldığında, 40,41,42,43 ve 45. maddelerinde de özellikle bedel kavramının kullanıldığı göze çarpacaktır.

Yine 45. maddesinin 3. fıkrasında da bu iki kavrama yüklediği anlam farkını özellikle vurgularcasına, sözleşmeden dönüldüğü takdirde bedelden “vergi, harç ve benzeri yükümlülükler ile dönme tazminatı kesildikten sonra” elde edilecek “tutar” ın, yani üzerinden vergi ve sair yükümlülüklerin hesaplandığı ölçü değerinin iade edilmesini öngörür.

Cayma hakkında ise, herhangi bir masraf veya vergi kesintisi olmayacağı “bedelin” iadesinden bahseder.
 
 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.