İşyeri kiralarına zam yasağı

05 Eylül 2018, Çarşamba 09:15
AA

Ekonomi bilimine çok hâkim olduğumu söyleyemem; fakat naçizane sosyoloji ve felsefe bilgim ile genel gözlemlerim önemli bir şeye işaret ediyor:

Bu ülkenin (veya her ülkenin) vatandaşlarının mutlu olabilmesi ve refah içerisinde gelecek endişesi taşımadan yaşayabilmesi için temel ihtiyaçlarının karşılanması şarttır.

Bu temel ihtiyaçların başında da muhakkak barınabilme hakkı gelmektedir.

Özellikle İstanbul’da ise barınabilme hakkı gün geçtikçe zora girmektedir. Zira hem konut hem işyeri kiraları olması gerektiğinin çok üzerindedir. Şu andaki sıkıntı ise, devam eden kira sözleşmeleri bakımından, hâlihazırda değerinin üzerinde olan kira bedellerinin (Yi-üfe ve tüfe oranları gereği) en az %20-25 oranında artırılacak olmasıdır.

Eylül ayından itibaren %10’dan fazla yaşanacak her kira artışı, hem konut kiracıları hem işyeri kiracıları için çekilmez bir hal alacaktır.

İşyeri kiraları için önerim:

İşyerleri, mevcut durumda batmamak için mücadele etmektedir. Artan maliyetler, maliyetlerin tamamının tüketiciye yansıtılmamaya çalışılması, yansıtılsa dahi daralan piyasa sonucu satışların düşecek olması sebebi ile esnaf ve tacirler açısından oldukça zor günlerin başladığı bir gerçektir. 

Piyasada var olan zincirleme fiyat artışlarının bir kısmı en azından işyerleri kirası bakımından dondurulabilir. Zira kira geliri aktif bir ticaret değil; pasif bir ticaret biçimidir. Kira gelirinin az artması veya artmaması, gayrimenkul sahiplerini batırmaz; buna mukabil aksi durum, işyerlerini batırabilir, batırmazsa dahi işyerlerinin pasif giderlerinin çekilmez derecede artması sebebi ile ürün fiyatlarının tahmin edilenden çok daha fazla zamlanması anlamına gelebilir.

Kaldı ki bence, piyasalardaki kötülüklerin anası, yatırımı kira gelirine yapmaktır. Sermaye sahiplerinin aktif ticarete sokabilecekleri parayı, pasif bir yatırım modelinde bekletmesi, acilen çözülmesi gereken bir ekonomik formüldür.

Nihayet önerime gelecek olursak, çıkarılacak bir başkanlık kararnamesi yahut başkaca bir yöntem ile işyerleri kira sözleşmelerinde her ne hüküm bulunursa bulunsun, kamu menfaati gereği sözleşme serbestisini göz ardı ederek, kira tutarlarının önümüzdeki 3 yıl boyunca artırılmaması (mevcut kira tutarlarının sabitlenmesi) sağlanmalıdır. 

Böylelikle, işyeri sahiplerine 3 yıllık bir güvence ile pasif giderlerinin kontrol altına alınması sağlanmış olunacaktır. 

***Bir sonraki yazıda, konut kiraları ele alınacak ve kira bedellerinde yaşanan bu düzensizliğin önüne geçilebilecek bir formül geliştirilmeye çalışılacaktır.


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.