Trafik kazalarında tazminat

05 Haziran 2018, Salı 10:23
AA

Bugünkü yazımız, Av. Necip Şenel ile birlikte trafik kazaları ve neticesindeki tazminat hakkı üzerine…

Malum, ülkemizde en çok can alan mecradır trafik.

Normalleştirdiğimiz cinayetlerin mecrasıdır.

Bu alanın mağdurları da çoktur, mağdur edenleri de…

Özellikle tazminat hakkı konusunda.

Leş yiyicilerin, kan kokusunu hissedenlerin (!) çeteleştiği garip bir alan.

Hukukçu olmayan kimselerin dernekleştiği, her nasılsa kaza olur olmaz olay yerinde bitiveren, olmaz ise akabindeki hastaneye yetişen, canıyla uğraşan kazazedeye veya yakınlarına yüksek tazminatlar vaat ederek yine yüksek komisyon oranları ile alacağı temlik almaya çalışan, bir çoğunun dolandırıcı olduğu bir garip alan.

Öyle bir alan ki, enteresan bir şekilde herkes bildiği halde ve kazazedesinden sigorta şirketine, devletinden barosuna herkesin zararlı çıktığı bir ortamda kimsenin uğraşmadığı, yargının caydırıcı kararlar alamadığı bir alan…

Özellikle Baroların neden uğraşmadığını, avukatların ve kazazedelerin hakkının çiğnenmesine neden bu kadar sessiz kaldıklarını bir türlü anlayamıyorum.

Sanırım, baro seçimine girecek ekipte yer alsam en büyük vaatlerimden biri bu çakalların “geldikleri gibi gidecekleri” taahhüdü olurdu.

Zira, %50-60 gibi komisyon oranlarıyla mağduriyetin seviyesine kat çıkan, tahsil ettiği bedelin sahibine verilmemesinin basit bir alacak meselesi olarak kaldığı, ayrıca olmayan hukuki bilgi ile 5 kuruş tazminat alınabileceği yerde “3 kuruş da olsa ne kurtarırsam kardır” zihniyetinde bulunulan bir zeminde insanların kaç kat mağdur olduğunu hayal edebiliyor musunuz?

Neyse, bu konudaki kızgınlığım satırlara sığmayacağı için, biz yine vazifemizi yapıp, kazazedelerin haklarından bahsedelim biraz.

Bu hafta bu önemli konu için, konu ile ilgili çalışmaları olduğunu bildiğim Av. Necip Şenel ile sohbet ettim. Sorularıma verdiği cevaplar aşağıdadır.

Keyifli okumalar…

Trafik sigortası nedir?

Zorunlu trafik sigortası, karayollarına çıkan her araç sahibi tarafından yasal olarak araç için yaptırılması gereken ve oluşabilecek kazalarda 3. kişilere verilecek maddi ve bedeni zararları poliçe limitleri kapsamında güvence altına almak amacıyla tasarlanan sigorta türüdür.

Kanuni dayanak nedir? 

Türk Borçlar Kanunu; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası Poliçe Genel Şartları’dır.

2918 sayılı Kanun’un 90-92-97-99.maddelerinde, 6704 sayılı Yasa’nın 3-6 maddeleriyle bazı değişiklikler yapılmış olup, torba yasa ile getirilen hükümler ile poliçe genel şartlarına atıflar yapılmıştır.

Trafik Sigortası Limitleri Nelerdir?

Bu limitler sigorta şirketlerinin mesul olduğu üst limitlerdir. Zarar görenlerin tahsil edebileceği tutarlar vefatta, ölenin yaşı, geliri, geride kalan hak sahiplerinin yaşları vs. değişkenlikler gösterebilir. Yine İş göremezlik tazminatlarında da malul kalanın geliri maluliyet oranı, yaşı vs. etkenler önemlidir. Zararın boyutuna göre çok düşük tazminatlar çıkabileceği gibi bu limitlerin üzerinde tazminatlar da çıkabilir. Ancak sigorta şirketleri bu limitler üzerinde ortaya çıkacak zararlardan sorumlu olmayacaklardır, limit üzeri kısımlar için zarar verenlerden talep hakları saklıdır.

Zarar veren aracın trafik sigortası yoksa ne yapılabilir?

Bedeni ve Cismani zarar görenler Güvence Hesabı’na başvurabilirler. Maddi hasarlar için zarar verene gitmeleri gerekecektir. Güvence hesabı trafik sigortası olmaması nedeniyle yaptığı ödemeleri sürücü, ruhsat sahibi ve sorumlu kimselere rücu edebilir.

Sigorta başvurularını vatandaş kendisi yapabilir mi?

Zarar Ödemesi için sigorta şirketine başvuru zorunlu olup, sigorta başvurularını her vatandaş kendisi yapma hakkına sahiptir, ancak teknik detaylar olması tecrübe ve deneyim gerektiren bir alan olması nedeniyle bir avukattan yardım almak gereklidir. Sigorta şirketlerinin tacir olduğu unutulmamalıdır. Başvuru sürecinde özellikle hasar şirketi adı ve unvanıyla hareket eden kimseler çoğu zaman hukuki yeterliliğe ve gereken sorumluluk bilincine sahip olmayan kimseler olabilmektedir. Bu nedenle yeterli eğitime ve donanıma sahip olan ve sorumlulukları bulunan avukatlardan yardım alınması sonradan oluşabilecek zararların önüne geçilmesinde yarar sağlayabilir.

Zararlar ne kadar süre içinde talep edilebilir?

Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir.

Son yasal düzenlemeler ile sigorta şirketleri lehine hükümler getirildiği ve birçok zararın teminat dışı bırakıldığı söyleniyor, bu söylentiler doğru mu?

Doğrudur. Son düzenlemeler kapsam ve içerik olarak sigorta şirketleri menfaatine düzenlemeler getirdi. Vatandaşların bireysel gücü olmadığından ve zarar görenler dağınık bir kitle olduğundan mevzuat düzenlemelerine tesir etme şansları bulunmamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki zorunlu trafik sigortası primleri her araçtan alınmaktadır. Toplumsal ve kamusal yönleri bulunmaktadır.

Bu kapsamda yasa koyucunun hatadan dönerek Sigorta şirketlerinin de zarar etmeyeceği vatandaşın da mağdur olmayacağı yeni düzenlemeler yapması umudumuzdur. Ancak toplumsal anlamda büyük şirketlere karşı yasalar kapsamında dinamik ve etkin bir mücadele için temel görev avukatlara ve barolara düşmektedir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.