Tüketici fiyatı nedir?

27 Şubat 2018, Salı 05:00
AA
Tüketici fiyatı nedir sorusunun cevabı, birçok ihtilafın çözümü için önem arz etmektedir. Tüketici hukuku mevzuatında buna ilişkin bazı hükümler bulunmaktadır.
 
Bunlar;
 
Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin “Fiyat bilgisi içeren reklamlar” başlıklı 13/2 maddesinde:

“Reklamlarda tüketicilerin bilgisine sunulan fiyat, malın veya hizmetin tüm vergiler dâhil satış fiyatı olmalıdır. “
 
 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Fiyat Etiketi” başlıklı 54/a maddesinde:
“Perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde tüketicinin ödeyeceği tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve birim fiyatını gösteren, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması; etiket konulması mümkün olmayan hâllerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur. Hizmetlerin tarife ve fiyatlarını gösteren listeler de bu madde hükmüne göre düzenlenerek asılır.”
 
Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nin “Etiket bulundurma zorunluluğu” başlıklı 5/2 Maddesinde:
 
“Etiket ve listelerde aşağıda yer alan hususların bulunması zorunludur:
a) Malın üretim yeri,
b) Malın ayırıcı özelliği,
c) Malın tüm vergiler dâhil satış fiyatı,

ç) Malın birim fiyatı.”
 
 
Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik’in “Sözleşmenin zorunlu içeriği” başlıklı 7/d maddesinde:
 
“d)  Konutun tüm vergiler dâhil Türk Lirası olarak satış fiyatı, varsa teslim ve diğer masraflara ilişkin bilgi,”
 
 
hükümleridir.
 
Görüldüğü üzere, hem kanun lafzında hem kanunla ilgili üç farklı yönetmelikte:
tüketici fiyatı: “Tüm vergiler dahil satış fiyatı” olarak belirlenmiştir.
 
Yani satıcı veya sağlayıcı istese de, net tutar hesabı yapamaz ve dahi net tutar üzerinden satış veya reklam yapamaz. Aksinin olması halinde tüketici hukukuna aykırılık söz konusu olacak ve ilgili satıcı/sağlayıcı çeşitli idari ve hukuki yaptırımlara maruz kalacaktır.
 
Tüketici fiyatı bakımından hukukun “emredici hükümleri” karşısında, satıcı/sağlayıcı tarafından bir mal veya hizmetin fiyatlaması yapılırken “tüm vergiler dâhil hesaplanmak” zorundadır. Yani tüketici hukukuna göre mal veya hizmete isabet eden vergiler, mal veya hizmetin maliyet unsuru olarak karşımıza çıkar.
 
Bu hükümlerin bu kadar sert düzenlenmesinin amacı ise, ortalama tüketicinin fiyat konusunda kandırılması ile sürpriz vergilerle karşılaşmasını engellemek ve vergi oranlarının değişme riskine karşı tüketiciyi korumak; “basiretli tacir” sayılan satıcı/sağlayıcıyı sorumlu tutmaktır.

Ancak bazı tüketici ihtilaflarında, mahkemelerin ısrarla fiyat denetimi ve fiyat ayrıştırmasına gittiğini gözlemlemekteyiz.
 
Hukuki düzenlemelerle, satıcı/sağlayıcıya hitaben “mal veya hizmetin fiyatını tüm vergiler dâhil hale getir” diye emredip, sonrasında fiyat ayrıştırması yapmaya kalkışmak, yukarıdaki hukuki düzenlemelerin amacına aykırılık teşkil edecektir.
 
 Zira tüketici lehine yorum ilkesi, hukukta boşluk olduğu zamanlarda veya olayın ispatında boşluk bulunan hallerde uygulanmalıdır. Açık hukuki düzenlemeler karşısında, tüketici lehine yorum ilkesinin amacını aşmak hukuki belirlilik ve hukuki güven ilkelerine aykırı düşecektir. Muhakkak tüketiciler korunmalıdır ve korunmaya muhtaçtırlar. Ancak tüketici hukukunu “tüketici her konuda haklıdır” aşamasına götürmek hukuka olan inancı sarsacaktır.
 
Bilinmelidir ki, ekonomi ile hukuk birbirine son derece bağlı kavramlardır. Bir toplumun ekonomik gücü, o ülkede faaliyet gösteren sektörlerin gücüne ve kuvvetine bağlıdır. Ekonomik faaliyetler de hukuki belirlilik ve hukuki güvene ihtiyaç duyarlar. O halde, hukuktaki basit gibi görünen bir yanlışlık dahi, ekonomik faaliyetleri etkileyeceği gibi, bu yanlış uygulanan hukuktan toplumsal menfaatin zarar göreceği apaçık ortadadır.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.