Başkan yapmak ya da yaptırmamak

19 Mart 2015, Perşembe 05:00
AA

HDP lideri Selahattin Demirtaş’ın “Sayın Recep Tayyip Erdoğan seni başkan yaptırmayacağız” açıklaması başta HDP tabanı olmak üzere muhalefeti adeta mest etti.
* * *
Belli ki Demirtaş bu çıkışı partisinin yetkili organları ve kişileriyle temas ettikten sonra yaptı. Dolayısıyla bu açıklama Demirtaş’ın şahsi görüşü değil partinin ortak tavrı...
Buraya kadar her şey iyi hoş da bundan sonrası biraz sıkıntılı...
Şöyle ki, Namık Durukan imzalı ‘İmralı Zabıtları’ haberinde Öcalan başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini şöyle anlatmıştı:
“Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz.

[[HAFTAYA]]


Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz. Yalnız Başkanlık ABD’deki gibi olmalı, devlet meclisi gibi bir senato. İkincisi, bir de halklar meclisi.
Bunun adı demokratik meclis de olabilir.
Bu da ABD’deki gibi temsilciler meclisi gibi olabilir, Rusya’daki alt Duma gibi olabilir. İngiltere’deki avam kamarasının Türkiye versiyonu gibi. Esas olarak HDK’yi parlamentoya uyarlamak gibi düşünebiliriz.”
* * *
Peki nasıl oluyor da Öcalan açıkça “Erdoğan’ın başkanlığını destekleriz” derken, HDP yönetimi “Erdoğan seni başkan yaptırmayacağız” diyebiliyor?
Üç ihtimal var: Ya Öcalan başkanlık konusunda fikrini değiştirdi ve bizim henüz bundan haberimiz yok ya HDP yönetimi bu konuda Öcalan’a rağmen bir tavır aldı ya da HDP müzakere masasında elini güçlendirmek için stratejik bir “rest” diyor.
* * *
Önümüzdeki günlerde resim daha da netleştikçe işin aslını anlayacağız. Unutmadan, şunu da hatırlatayım:
Demirtaş “Seni başkan yaptırmayacağız” diyor ama farkında olmadan bizzat HDP Erdoğan’ın başkan olmasını sağlayabilir!
Nasıl mı?
Hani HDP seçime parti olarak girme kararı aldı ya... Hani bu ülkede yüzde 10 barajı diye bir garabet var ya...
Allah muhafaza HDP o barajın altında kalırsa bu en çok kime yarar?
AK Parti’ye...
Tahmin edin AK Parti sağlayacağı o çoğunlukla ilk iş ne yapar?