DEMEK Kİ NEYMİŞ?

02 Mayıs 2010, Pazar 05:00
AA

Taksim sadece işçilere bırakılınca…
İşçi kardeşlerim aralarına maskeli provokatörleri sokmayınca…
Devlet işçisini Taksim’e çıkarmamayı “namus meselesi” yapmayınca…
*
İki elini arkadan bağlayıp sağa sola racon kesen pos bıyıklı Emniyet Müdürü gidip polisin de bir işçi olduğunu söyleyen ve “1 Mayıs bizim de bayramımız” diyen bir Emniyet Müdürü gelince…
*
Geçmişin yaralarından yeni yaralar devşirmeyip, 32 yıl öncesine bakarak bugün için karar vermeyince…
Sadece Kürtlere, Romanlara değil ara sıra işçilere kulak vermenin de ‘Demokratik Açılım’ın bir parçası olduğu anlaşılınca…
*
Oluyormuş.
*
Bal gibi oluyormuş.
Tıpkı yılbaşı partisi verilebildiği gibi, tıpkı Beşiktaş’ın, Fenerbahçe’nin ve Galatasaray’ın şampiyonluklarını kutlayabildiği gibi, işçiler de aslan gibi bayramlarını kutlayabiliyormuş Taksim’de.
*
Demek ki neymiş?
Kıyamet, ayaklar baş olunca değil…
Taç giyen başlar akıllanmayıp, inatla diklendiğinde kopuyormuş.
*
Seneye 1 Mayıs’ta Başbakan’ı da Taksim’de görebilmek dileğiyle…