Dünyanın en tanınmış Türk'ü kim?

04 Kasım 2012, Pazar 05:00
AA

1 ay öncesine kadar dünyanın en tanınmış Güney Korelisi kim diye sorsanız hiç düşünmeden BM Genel Sekreteri Ban ki Moon derdim. Ama şimdi öyle söylemem. Bu unvan artık ‘Gangnam Style’ ile tüm dünyayı kasıp kavuran Güney Koreli rap şarkıcısı Parc Jae-Sang’a ait...

Bu ikili geçenlerde BM Genel Merkezi’nde bir araya gelince ortaya çok renkli görüntüler çıktı. Ajanstan gelen fotoğraflara bakınca aklıma “Acaba dünyanın en tanınmış Türk’ü kim?” sorusu geldi. İlk anda düşündüğüm isimler: Tayyip Erdoğan, Orhan Pamuk, Mehmet Öz, Fatih Terim, Naim Süleymanoğlu, Hakan Şükür, Fatih Akın... Peki, siz bir liste yapsanız kimleri yazarsınız?

Bu değil, bu değil... İşte bu!

İş adamı Ali Ağaoğlu bugüne kadar yaptığı en hayırlı işlerden birine geçen hafta imza attı. Trabzonlu Ali Ağaoğlu Diyarbakır’da 9 tane ilk ve orta dereceli okulu onardı. ‘Onardı’ derken biraz açalım... Okulların bazılarının kapıları, bazılarının pencereleri yok, damı akan mı istersiniz, tuvaletleri çalışmayan mı...

1 ay gibi kısa bir sürede bu işi yapan Ali Ağaoğlu sayesinde yaklaşan kış öncesi Diyarbakırlı çocuklar daha düzgün şartlarda eğitim alabilecek. Hatta bununla da kalmayıp yine Diyarbakır’a 3 fakülte binası yapıyor... Ali Ağaoğlu’nun en büyük ağalığı bence bu oldu: Sadece kendi doğduğu yeri değil bu ülkenin her karış toprağını kendi memleketi kabul etmek!

Baydemir’e yakışmadı

Ali Ağaoğlu demişken kulağıma gelen tatsız bir durumu da yazayım. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir 10 numara adamdır. Başkan Baydemir, siyasi vizyonu, insani değerlere olan bağlılığı ve Diyarbakır’a kazandırdıkları ile her zaman beğendiğim biri olmuştur. Baydemir belediye başkanlığı yaptığı şehre ziyarete gelen ve yatırım yapan iş adamı Ali Ağaoğlu’na karşı tavır almış.

Ne bir hoşgeldin ne de davet... Daha da üzücü olan Başkan Baydemir havaalanında Ali Ağaoğlu ile yan yana salonlarda beklemelerine rağmen 2 metre yürüyüp ‘Hoşgeldiniz’ bile dememiş. Oysa Baydemir Diyarbakır’ı gözü gibi sever. Diyarbakır’da taş üstüne taş koyanı başının üzerinde taşır. Ali Ağaoğlu’ndan kişisel olarak hoşlanmayabilir ama Diyarbakır’a 2 ayda 2 kez ziyarete gelen ve yatırım yapan birine karşı bu tavır hiç şık değil.

BANA AiT

- Güzel sözün sermayesi yoktur... Ama yaşamak zordur!

- Demirel kayığı sallar, sizi denizde dalga olduğuna inandırırdı.

- Güce sırtını dönen adamdan daha asil biri yoktur.

- Hayatta iddian arttıkça, itirazlarının sayısı azalır.

- İnsanlar umutlarını kaybettikçe radikalleşir.

- Kravatlılara esir olmak ne acı!

‘ALDIRMA GÖNÜL’ÜN HİKAYESİ

“Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma”

Sabahattin Ali’nin bu müthiş şiiri Kerem Güney tarafından bestelenmiş, 1977’de Edip Akbayram seslendirmişti. O günden beri de hiç tartışmasız tüm zamanların en iyi şarkıları arasında yerini aldı. Şiirin herkes tarafından bilinmeyen ilginç bir hikayesi var. Sabahattin Ali, 1932’de Konya’da Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ü yeren “Memleketten Haber” adlı bir şiiri okuduğu iddiasıyla tutuklanır.

Sabahattin Ali’yi “Atatürk’e küfür ediyor” diye ihbar eden isim tarihçi ve yazar Cemal Kutay’dır. Atatürk’ü yerdiği için Sinop Cezaevi’ne koyulan Sabahattin Ali orada daha çok “Aldırma Gönül” olarak bilinen “Hapishane Şarkısı V” adlı bu şiiri kaleme alır.

(04.11.2012 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)