O son vapura binmeyecektik!

09 Temmuz 2017, Pazar 05:00
AA
Ramazan Bayramı’nda İlber Ortaylı’yla Ayvalık Cunda’daydık. Birkaç yıldır bayram tatillerini o bölgede geçiriyorum. Gel gör ki bu yıl bayram tatili olmasına rağmen hem yerli hem de yabancı turist anlamındaki tenhalık dikkat çekiciydi.



İlber Hoca Cunda’nın eski sakinlerinden. Bayramın ilk günü de öyle aman aman bir kalabalık göremeyince Hoca’ya bu durumun sebebini sordum. “İnsanlar karışı kıyıdaki Yunan adalarına kaçıyor, haksız da sayılmazlar” dedi.



İlber Hoca’nın ne demek istediğini bizzat tecrübe ederek anladık!



İlk gece Cunda’da 5-6 kişilik bir ekip akşam yemeği için Son Vapur isimli bir lokantaya geçtik. Hiç kimsenin alkol ve balık almadığı, mezelerden ibaret yemeğin sonunda hesap geldi: 900 TL!

Bu kazığın etkisiyle ertesi gün ne yapalım, ne edelim derken Cunda’ya vapurla 45 dakika mesafedeki Yunan Adası Midilli’ye gitmek geldi aklımıza.

Bindik geçtik. Aynı ekip bu sefer alkollü ve balıklı bir akşam yemeği yedik. Hesap geldi: 105 Euro! Midilli’den Ayvalık’a dönerken yolda Cunda’nın neden boş olduğunu bizzat tecrübe ederek anlamıştık.



Daha da acı olan ise bu durumun sadece Cunda’ya özgü olmamasıydı. Sahillerimizdeki birçok turistik merkez sinek avlarken tam karşılarındaki Yunan tatil merkezlerinde iğne atsanız yere düşmüyor. Bodrum’da lahmacun 50 liraya satılırken, Bodrum’a yarım saat mesafedeki Yunan adalarında 4 kişilik pizza 5 Euro’ya satılıyor!



Deniz aynı deniz. Tesis kalitesi ve hizmet kalitesi desen bizden fazlası var azı yok. Bunun üstüne bir de kazıklanmama garantisi eklenince sonuç maalesef kaçınılmaz oluyor.



Türkiye ve Yunanistan turizmde geçmişten beri rekabet halinde olan iki ülke...

Ama bugün geldiğimiz noktada tablo çok acı: Sadece yabancı turisti değil, yerli turisti de kendi ellerimizle Yunanistan’a teslim etmiş durumdayız.