Pozitif iletişim kazanır!

26 Ocak 2017, Perşembe 05:00
AA
Türkiye’de muhalefetin yıllardır yaptığı en büyük hata ne biliyor musunuz?

Her seçim dönemi seçmene neden AKP’ye oy vermemesi gerektiğini anlatırken hiçbir şekilde neden kendilerine oy verilmesi gerektiğini anlatmamak.

Ya da anlatamamak...



10 yıldır şu soru hep havada kaldı: AKP’ye oy vermeyelim, tamam da size niye verelim? AKP’yi iktidardan indirmekten öte ne vaat ediyorsunuz?

Ses yok!



Dikkat edin, referandum tarihi yaklaştıkça kampanyalar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

“Evet” cephesi ünlüler üzerinden bir sosyal medya dalgası başlattı:

“Güçlü Türkiye için ben varım sen de var mısın?”



“Evet”in karşılığında “Güçlü Türkiye” vaat etmek ve bunun iletişimini milyonlarca insanın takip ettiği siyaset dışı isimler üzerinden yapmak...

Kimin fikri bilmiyorum.

Ama etkili bir kampanya. Rahmetli Erol Olçok çok iyi yapardı bu işleri. Videoları gördüğümde aklıma ilk o geldi.



Peki, “evet”çilerin bu kampanyasına “hayır”cıların yanıtı ne?

Kampanyaya katılan isimleri “yalaka” ilan edip özellikle sosyal medya üzerinden linç etmek, ettirmek!

Türkiye’nin ne yazık ki olmayan demokrasi iklimi ayrı bir tartışma.

Hiç itiraz etmiyorum: Böyle bir iklimde ortaya “hayır” demek “evet” demekten çok daha “riskli”!

Ama bu, muhalefetin daha etkili ve yaratıcı bir “hayır” kampanyası yapmaması için bir bahane değil.



CHP bugüne kadar kendi argümanları üzerinden pozitif bir iletişim stratejisi benimsemek yerine hep AKP üzerinden negatif bir iletişim yapmayı seçti.

Sonuç ortada!

Einstein, sürekli aynı şeyler yapıp farklı sonuç almayı beklemenin adını 100 yıl önce koymuşken gelin bu sefer farklı bir şey yapın:

Seçmene neden “evet” dememesi gerektiğini değil, neden “hayır” demesi gerektiğini anlatın.